Mübarekizm Kurulması Amaçlanıyor
Prof. Dr. Küçükcan, “Mursi’nin görevden uzaklaştırılmasının kökeninde vesayet rejiminin ve bölgesel düzenin devamı isteği vardır. Mısır’da Mübareksiz bir Mübarekizm kurulmasını amaçlayan bir darbe yapılmıştır” dedi
Arap Baharı; Tunus, Libya ve Mısır’da diktatörleri devirirken, Suriye’de bir tıkanma yaşadı. Mısır’da ise gerçekleşen darbe ile baharın bir anda kışa dönüştüğü yorumları yapıldı. Bu yüzden Arap Baharı’nın Mısır’daki etkisini, ülkede gerçekleşen darbeyi, Müslüman Kardeşler Hareketi’nin geleceğini ve Suriye’deki son durumları Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Talip Küçükcan ile konuştuk. Prof. Dr. Küçükcan’ın önemli tespitleri ile sizi baş başa bırakıyorum…
Mısır’da seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin askeri müdahale ile devrilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Mısır’da, 1952 devrimi diye de bilinen Hür Subayların darbesi ile Kral devrildi ve 1953 yılında Cumhuriyet ilan edildi. Bu aynı zamanda yönetimin askerlere geçişi anlamına geliyordu. 25 Ocak 2011 devrimine kadar, yani tam 62 yıl ülkeyi asker kökenli Cumhurbaşkanları yönetti. Nasır, Sedat ve Mübarek orduda yetişmiş subaylar olarak sırasıyla işbaşına geldi. Bu dönemde 1967 savaşı ve 1979 Camp David anlaşması gibi kritik süreçler yaşandı. Muhalefet partilerinin serbest ve adil seçimlerle Cumhurbaşkanı adayı göstermesi ve seçimlere girmesi engellendi. Mısır’da derin ve etkin bir statüko kuruldu. Otoriter bir yönetimden temsili ve demokratik bir siyasal hayata geçilmesi için çabalar sarfedilmedi. 1952’den bu yana yapılan ilk serbest seçimlerde Mursi’nin Cumhurbaşkanı seçilmesi, yeni siyasal aktörlerin yönetime girmesi, egemen ve seçkin sınıflar ile bunların iktidarda kalmasını kolaylaştıran dış güçleri rahatsız etti. Bunun kökeninde vesayet rejiminin ve bölgesel düzenin devamı isteği vardır. Mısır’da Mübareksiz bir Mübarekizm kurulmasını amaçlayan bir darbe yapılmıştır.
Müslüman Kardeşlerin darbeden sonra meydanlara inmesi ve silahsız direniş göstermesi neler kazandırır? Ülkede darbe tersine döner mi?..
Müslüman Kardeşler darbeye boyun eğmek yerine ellerindeki tek gücü, sivil direniş gücünü kullanmayı tercih etmişlerdir. Herhangi bir şekilde şiddete başvurmamış, demokratik haklarını kullanarak seçimle işbaşına gelen Mursi’nin göreve iadesini amaçlamışlardır. Darbe rejimi yasaklar getirmiş, Müslüman Kardeşler hareketini feshetme kararı almıştır. Protestolar Mısır’daki sancıları dünya gündemine taşıyabilir; ancak gelinen noktada darbeyi geri döndürmesi zor görünmektedir.
Birleşmiş Milletler (BM), Arap Birliği ve İslâm İşbirliği Teşkilatı (İİT) gibi uluslararası kuruluşların Mısır’daki ‘darbe’ye yeterli tepki göstermemesini ve bu tutumlarını devam ettirmesini nasıl buluyorsunuz?..
Uluslararası ve bölgesel örgütler, bu örgüt üyelerinin çıkarları doğrultusunda hareket eder. BM en geniş üyeli örgüt olarak demokrasinin bir darbe cinayetine kurban gitmesine seyirci kalarak artık ondan tamamen ümit kesilmesine neden olmuştur. Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) de sürece aktif olarak müdahil olmamıştır. Bazı Arap ve İslâm ülkelerinin Mısır’da darbeyi lanetleyip, kendi ülkelerindeki değişim taleplerine kulak tıkamaları zor olacaktı. Bunun yerine siyasal körlük ve sağırlık tercih edildi. 57 üyeli İslam İşbirliği Teşkilatı da (İİT) bu süreçte iyi bir sınav veremedi.
Başta Amerika olmak üzere Batılı ülkelerin Mısır’daki askeri müdahaleyi bir bakıma destekler bir pozisyon almalarına ne demeli?..
Mısır’da yapılan darbe karşısında tepki verilmemesi bir kez daha gösterdi ki; demokratik yollarla iktidara gelen ve gelme potansiyeli taşıyan yeni siyasal yapılar ve aktörler, ABD ve Batı çıkarları ile aynı paralelde hareket etmeyebilir. Bu nedenle darbe ile de olsa bu aktörlere engel olunması, iktidara gelenlerin devrilmesi onaylanmıştır.
Mısır’daki askeri müdahalenin ardından sizin Arap uyanışı diye tabir ettiğiniz süreç şu an hangi aşamada?..
Arap uyanışı uzun vadeli bir süreçtir. Uyanışın başladığı ve iktidarları devirdiği 2010/2011 yılları sadece bir başlangıçtır. Müesses nizamların yıkılması, yerine yenilerinin konulması zaman alacaktır. Mısır Devrimi, ülkenin büyüklüğü ve Arap dünyası üzerindeki potansiyel etkilerinden dolayı kritik bir dönemece girmiştir. Darbe ile Mısır’daki siyasal dönüşümün önü şimdilik kesilmiştir.
Körfez ülkelerinin Mısır’daki yeni yönetimi maddi ve manevi olarak desteklemesinin sebebi nedir?
Arap devrimlerine destek demek, bu ülkeler için kendi ülkelerine davet etmek demektir ki; bunu istemeleri beklenemez. Bu nedenle Körfez ülkeleri Mısır’daki yeni yönetimi destekleme kararı almıştır.
İsrail, Mısır’daki darbe karşısında nasıl bir pozisyon aldı. Darbeyi destekledi mi?
Enver Sedat’ın 1977 yılında İsrail’i ziyaret etmesi ve 1979 yılında Camp David anlaşmasını imzalamasından bu yana, Mısır yönetimleri İsrail’e bir güvenlik şemsiyesi sağlamıştır. İsrail bunun korunmasını tercih ettiği için Mübarek’in yerine gelecek yönetimleri kendi çıkarları açısından riskli görmüş, devrim sürecini de bu nedenle desteklememiştir.
Bundan sonra gidişat ne olur?
Mısır’da siyasal yasaklar dönemi başlayacaktır, başlamıştır da. Muhalefeti sindirmek için gazeteler, televizyonlar, dernekler, siyasal partiler vb. kapanması süreci başlamıştır. Uluslararası toplum da buna sessiz kalarak destek olmuştur. Özellikle en güçlü muhalefet hareketi olduğu ve hâla boyun eğmeyi reddettiği için Müslüman Kardeşler hareketine yönelik baskılar artacak, yasal hakları kısıtlanacak ve meşru siyaset zemininden yasaklanacaklardır. Nitekim son gelişmeler de gösteriyor ki; darbe yönetimi Müslüman Kardeşler cemiyetinin feshi yönünde karar vermiştir; ancak Müslüman Kardeşlerin sindirilmesi ve siyasal hayattan silinmesi kolay değildir.
YENİAKİT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.