TBMM Mülteci Konusunu Araştırdı

TBMM Mülteci Konusunu Araştırdı
Bugüne kadar Türkiye’ye gelen Suriyeli mülteci sayısı 345 bini buldu…

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Araştırma Merkezi, Esed’in zulmünden kaçarak Türkiye’ye sığınan Suriyelilerle gündeme gelen mülteci konusunu araştırdı. Araştırma raporunda bugüne kadar Türkiye’ye gelen Suriyeli mülteci sayısının 345 bin olduğu belirtildi. Bu mültecilerden 144 bininin ülkelerine geri döndüğü, Türkiye’de kalan Suriyeli mülteci sayısının ise 201 bin olduğu vurgulandı. Araştırmada mülteciler arasında 397 hasta ve yaralı ile 130 refakatçinin bulunduğuna işaret edildi.

EN FAZLA MÜLTECİ CEYLANPINAR’DA

Esed rejiminin kimyasal silah kullanması üzerine uluslar arası camianın bir askeri müdahalede bulunma seçeneğini masaya getirmesi bölgedeki mülteci sorununu bir kere daha gündeme taşıdı. TBMM Araştırma Merkezi konuyu ele alan bir araştırma yaptı. Araştırmaya göre en fazla mültecinin kaldığı yer Ceylanpınar çadır kenti. 4 bin 500 çadırın bulunduğu çadır kentte 36 bin 521 mülteci ikamet ediyor. 5 bin 150 çadırlı Akçakale çadır kentinde ise 29 bin 293 mülteci bulunuyor. Araştırmaya göre Adana’da 10 bin 142, Adıyaman’da 9 bin 993, Gaziantep’te 32 bin 370, Hatay 15 bin 371, Kahramanmaraş 15 bin 160, Kilis 22 bin 839, Malatya 5 bin 704, Mardin bin 808, Osmaniye 8 bin 37, Şanlıurfa 79 bin 176 mülteci ikamet ediyor. Reyhanlı toplanma merkezinde bulunan mülteci sayısı ise günlük olarak değiştiğine dikkat çekildi.

SURİYELİLER DIŞINDA 36 BİN MÜLTECİ DAHA VAR

Araştırmada ayrıca Suriyeli mülteciler dışında Türkiye’de 36 bin mültecinin ikamet ettiğine dikkat çekildi. Bu mülteciler arasında Iraklıların 14 bin 524 kişi ile en yüksek rakamı oluşturdukları dile getirildi. 9 bin 488 Afganistanlı, 7 bin 446 İranlı, 2 bin 416 Somalili ve 2 bin 962 diğer ülkelerden gelen mülteci bulunduğu belirtildi. Bu mültecilerden 22 bin 595’inin yaş ortalamasının 18 ile 59 arasında olduğu vurgulandı.

TÜRKİYE HER ZAMAN YARDIMCI OLDU

Araştırmada 1960 yılından itibaren Türkiye’de bulunan mülteci nüfusuna da yer verildi. 1960 yılında Türkiye’de 2 bin 200 mültecinin bulunduğu belirtilirken, en fazla mülteci nüfusunun 33 bin 67 kişi ile 1989 yılında ülkemizde ikamet ettiği vurgulandı. Bu rakamın 2011 yılında 14 bin 465 olduğu ifade edildi. 1972 ve 1974 yıllarında ise Türkiye’de hiç mültecinin ikamet etmediğine dikkat çekildi.

ÇATIŞMALARDAN KAÇIYORLAR

Araştırmada mültecilerin, insan hakları ihlalleriyle çatışmalardan kaçarak Türkiye’ye sığındıklarına vurgu yapılarak, evlerinden, toplumlarından ve hayatlarını idame araçlarından mahrum bırakılan ve zulmedilen insanların güvende olmak için Türkiye’ye geldikleri bildirildi. Tarihte devletlerinin zulmüne uğrayan veya çatışmaların olduğu bölgelerde yaşayan milyonlarca insanın ülkelerini terk etmek zorunda kaldığına dikkat çekildi. Yahudi soykırımı, soğuk savaş sırasındaki taşeron savaşlar, vekalet savaşları, soğuk savaş sonrası iç savaşlar, Afganistan ve Irak işgalleri de dâhil hemen hemen her ciddi çatışmada ve baskıcı yönetimlerin olduğu her yerde mülteciler ortaya çıktığı vurgulandı. Kendi hükümetlerinin, fiziki güvenlikleri ve temel insan haklarını koruyamadığı durumlarda insanların, uluslararası toplumdan destek beklediğine işaret edildi.

İLK MÜLTECİ SÖZLEŞMESİ 1933’TE YAPILDI

Mültecilere ilişkin ilk uluslar arası sözleşmenin 1933 yılında Milletler Cemiyeti Hükümetler arası Komisyonu’nun isteği üzerine yapıldığına dikkat çekildi. Bunu 1938 yalında Almanya’dan gelen göçmenlerin statüsüne ilişkin sözleşmenin izlediği kaydedildi. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğinin kurulması ile ise 1951 Mülteci Sözleşmesinin yapıldığı vurgulandı. 1967 yılındaki Ek Protokolü ile coğrafya ve zaman sınırlamalarını kaldıran ve günümüzde de mülteciler hukukunun temel taşı olan bu Sözleşmenin, hukuken bağlayıcı şekilde mülteci haklarını düzenlediği kaydedildi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum