Oğlunu Hapse Attırmak İsteyen Anne
Bir merakla uyuşturucuya yeltenen gençler bir daha geri dönüşü olmayan yola adım atıyor. Daha sonra bağımlı hale gelenler ise tedavi edilmezse sonuç kaçınılmaz olarak ölüm oluyor.
Narkotik Şube Müdürlüğü’nde uzun yıllar görev yaptıktan sonra uyuşturucu konusunda 6 kitap kaleme alan yazar Zafer Ercan, bağımlılığı, maddeyi kullanan kişinin o maddeyi insanın beynine kiracı olarak yerleştirmesi olarak tanımlıyor. Uyuşturucudan kurtulmak isteyen birçok kişinin kendisiyle iletişime geçtiğini söyleyen Ercan şimdiye kadar yüzlerce madde bağımlısı ve ailesine uyuşturucudan kurtulmak için yol gösterip yardımcı olmuş. Zaman'ın haberine göre, Ercan’ın yaşadığı ilginç hikâyelerden biri ise uyuşturucu konusunda verdiği seminerlerden birinde yaşanmış. Seminer sonrası bir anne Zafer Ercan’ın yakasına yapışarak, “Oğlumu yalvarırım hapse atın. Yoksa uyuşturucudan ölecek.” diyerek çaresizliğini dile getirmiş.
Aynı zamanda bağımlılık danışmanlığı da yapan eski narkotik polisi şu tespitlerde bulunuyor: “Gençler hayatı merak eder. Dolayısıyla uyuşturucuyu da merak ederler. Çoğu zaman da çevrelerinden gelen ‘bir kereden bir şey olmaz!’ telkiniyle bu meraklarını gidermek için kendilerini ‘kobay’ olarak kullanırlar. Gençler arasında bu dönemlerde arkadaşlık ilişkileri, ailenin yerini alır. Bir arkadaş topluluğu içerisinde genel kabul görmüş bir uyuşturucu eyleminin tarafı olmak çoğu zaman kaçınılmaz bir sondur. Bu nedenle çoğu zaman uyuşturucu kullanmamanın en etkin yolu yaklaşmamaktır. Bir de gençlerin yaratılışları gereği o dönemin heyecanı, enerjisi, her şeyle ve herkesle bir anlamda girdikleri inat yarışı, kendilerini ispat halleri de, bu maddelerle karşılaştıklarında tehlike oluşmasının nedenleri arasındadır. “ Son kitabı Pamuk Ayna’daki örneklere de değinen Ercan şu ayrıntılara dikkat çekiyor: “Çocuklarımız doğdukları gün konuşamadıkları halde dertlerini, sıkıntılarını ve keyiflerini anne-babaya net olarak anlatabilirler. Maalesef, gençlerin uyuşturucu kullanımı bilhassa ergenlik dönemlerinde anne-babalarına verdikleri en büyük mesajdır. Bu mesajın anlaşılması için etkin iletişimin olması ve birlikte geçirilen zamanın iyi değerlendirilmesi gerekir. Çocuklarımız büyüdükçe onlara daha az sarılıyor olmamız böyle bir sorun karşısında durumu daha geç öğrenmemize neden olacak en önemli etken olarak örnek verilebilir. İşine çok bağlı bir baba çocuklarına yalnızca ‘sponsor baba’ oluyorsa, anne eşiyle yaşadığı sorunları çözmek yerine bu sorunun acısını çocuklarından çıkarıyorsa, o ailenin çocuğunun uyuşturucu kullanması ve ailenin de bu sorunu görememesi sürpriz bir sonuç değildir.”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.