Hapis Korkusu Panikletti

Hapis Korkusu Panikletti
Üç günlük aradan sonra Ertuğrul Özkök köşesine yeniden döndü. Tutuklanma korkusuyla kabuslar geçiren Özkök kendisine tecavüz edildiğini iddia etti ve zevk almaktan başka çaresinin kalmadığını savundu.

Özkök öyle bir yazı kaleme aldı ki; hapse girme endişesiyle kabuslar gören, korku ve panikten uykuları kaçan bir adamın ruh haliyle…

“Hapse girmeden yapmak istediğim 10 şey” diye yazan Özkök’ün, her an 28 Şubat davası için çağrılacağı belirtiliyor.

Türkiye’de son derece önemli gündem konuları var iken, Özkök’ün bu kadar kendine odaklı ve sorunlarından kimyası bozulmuş biçimde yazılar yazmaya devam etmesi dikkat çekiyor.

 

İşte Özkök’ün, acınası  hezeyanları:

 

Biliyorsunuz ben “darbeciyim”…

Bazı gazeteciler, bazı gazeteler “öyle diyorlar”.

Ortada iddianame yok, ama medyanın ihtilal savcıları daha şimdiden iddianamelerini yazdılar, sonra hâkimlerin kürsüsüne oturup kararlarını da verdiler. Fransız İhtilali’nin trikotözleri gibi, giyotinlerin altına iskemlelerini çekip ihtilal marşlarını söyleyerek el örgülerini örmeye başladılar.

İştahlılar… Epey iştahlılar…

Önlerine düşecek kellelerin şehvetini daha şimdiden yaşıyorlar.

* * *

Giyotin sepetine düşmesini bekledikleri yüzlerce kelleden biri de benimki…

Eh Marie Antoinette olmasak da, neticede insanız.

Başında giyotin bıçağı ile gezen insan ne yapar?

Başbakanımızın deyişiyle, boynunu bıçağa uzatan koyun değilse, mücadele eder…

Bizde o yürek nerede…

Tabiatıyla kaçtım.

Türkiye’yi terk ettim ve kendi içine büzüşmüş şu biçare ruhum, aldı başını gitti…

Üç-beş günlüğüne bir başka ülkeye iltica etti…

* * *

Yine olmadı. İltica talebim, bizzat kendim tarafından reddedildi..

Anlayacağınız şu sıralar fena halde haymatlosum…

Bedenimde hâlâ bir vatan var, ama ruhum haymatloslarda…

Üç günlük, tek kişilik münzevi yolculukta, Korint Kanalı’nı geçtim. Açık denizde fırtına yedim, deniz yedim.

Epey vaktim oldu, oturdum ve kendi kendime düşündüm.

Madem emir yüksek yerden gelmiş, savcının yerini köşe yazarı, hâkimin yerini editör almış, madem gıyabımızda müebbetler verilmiş. Eh hazır avare zamanımız da var, oturup, meslektaş mahpushanelerine düşmeden önce yapmak istediğim 10 şeyin listesini çıkardım.

TECAVÜZDEN ZEVK ALMAYA BAKACAKMIŞ

“Sevgili trikotöz kardeşlerim, şu naçiz bedenim, şu tuhaf ve sapık kafam, şu avare tavşan kardeş ruhum, işte bu andan itibaren, ellerinize, intikam şehvetinize, rövanş hazlarınıza ve giyotininize amadedir… Tecavüz edebildiğiniz kadar edin. Bir insanın yapacağı en şerefsizce şeyi yapacağım. Madem mani olamıyorum, zevk almaya gayret edeceğim.”

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
27 Yorum