Darbeci Paşa'dan Komik Savunma

Darbeci Paşa'dan Komik Savunma
28 Şubat sürecinin Kara Kuvvetleri Komutanı emekli Org. Hikmet Köksal, Sincan'da tankların yürütülmesini komik bir gerekçeyle savundu.

Köksal, "Ana yola zarar vermeyelim, trafiği aksatmayalım diye Sincan'dan yürüttük" dedi.'Post-modern darbe 28 Şubat' davasının 35'inci duruşması Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. 

103 sanıklı davanın duruşmasında, Refah-Yol Hükümeti'ne muhtıra gibi talimatların verildiği 28 Şubat 1997 tarihli Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında Kara Kuvvetleri Komutanı sıfatıyla yer almış emekli Orgeneral Hikmet Köksal savunma verdi. Tarihi MGK'da 'iyi niyetli kararlar alınarak hükümete iletildiğini' belirten Köksal, süreçle ilgili yalnızca askerlerin suçlandığını savundu.

TSK içinde yasadışı kurulan Batı Çalışma Grubu'nu (BÇG) emekli olduktan sonra duyduğunu söyleyen Köksal, 'Ama çalışmalarından haberim vardı' dedi. BÇG'nin 'illegal bir yapı' olarak gösterilmesinden duyduğu rahatsızlığı ileten Köksal, 'Bu beni çok üzdü. TSK illegal bir iş yapmaz, şartlar gerektiğinde gereken şeyleri yapar. İllegal iş yapacak bir ihtiyaç da yoktu. Niyetimiz kötü olsaydı bizi kolay kolay kimse durduramazdı. Bunu da bilmek lazım' diye konuştu.

YİNE TAMİRAT BAHANESİ

'Batı Çalışma Grubu Eylem Planı' diye bir çalışma olmadığını da savunan Hikmet Köksal, sivil hükümete gözdağı vermek için Ankara'nın Sincan ilçesi caddelerinde yürütülen tanklara ilişkin de ilginç ifadeler kullandı.

4 Şubat 1997'de tankların 'üstgeçit tamiratta olduğundan ötürü' standart güzergah yerine ilçe merkezinden geçirildiğini kaydeden Köksal, bu eylemin tehdit unsuru gibi gösterildiğini ileri sürdü. Köksal şu ifadeleri kullandı:

KİMSEYE SORMAM YÜRÜTÜRÜM

'Sincan'dan tankların yürütülmesi istismar edildi. Olayın tehditle, korkutmayla ilgisi yoktur. Tanklar, yıllık eğitim planının gereği olarak Sincan'dan geçti. Neden Sincan? Sincan şehir merkezi değil. Ankara, İstanbul gibi yerlerde ana yola zarar vermeyelim, trafiği aksatmayalım diye... Üstelik her zaman kullandığımız yolda bir köprü tamiratı vardı, oradan geçemedik. 4 Şubat'ta gözümden katarakt ameliyatı olmuştum. Sincan'daki olaylar ise 5 gün önce olmuştu. Dolayısıyla oradan geçmenin suç olacağını hiç düşünmemiştim. Yıllık eğitim planı için müsaade almaya kalkarsak, o zaman biz hiçbir eğitim yapamayız. Hiç kimseden müsade almadım. Tanklar neden Sincan'dan geçmiş? Meclis'in önünden mi geçmiş? Veyahut da Çankaya'daki Reisicumhur Köşkü'nü mü sarmışız. Kimseye ateş mi etmişiz? Ben emir verdikten sonra bütün Kara Kuvvetleri çıkar araziye, gece eğitimi yapar. Bu benim görevim. Bunu yaparsam, planlara girmişse, kimseye sormam. Art niyetli olsaydım eğer, bu şekilde hareket etmezdim. Daha büyük kuvvetleri her tarafa çıkarırdım.'

AYNI İMZAYI YİNE ATARIM

28 Şubat davasında sanıkları bir bir serbest bırakmasıyla dikkat çeken mahkeme başkanı Tayyar Köksal, eski Kara Kuvvetleri Komutanı Hikmet Köksal'a çapraz sorguda, '54. Hükümet (Refah-Yol) kurulduktan sonra, üst düzey komutanların hükümetten rahatsızlığı olduğuna dair beyanı, hükümetin düşürülmesi yönünde çalışması oldu mu?' diye sordu. Köksal da, 'Asla böyle bir görüş olmadı, böyle bir şey sorulmadı. Hatta MGK'da bile ne bir darbe ne hükümetin düşürülmesi, böyle bir şey asla konuşulmadı. Sadece istihbari bilgiler konuşuldu' karşılığını verdi. MGK kararlarının daha önce askerlerce mi hazırlandığı, yoksa kararların toplantıda mı alındığı ve kararların alınmasında askerin hükümete baskısı olup olmadığı sorusu üzerine de Köksal, 'Hayır. Sadece bilgiler verildi. Bu bilgiler üzerine tartışmalar yapıldı. Cumhurbaşkanının emriyle tutanak halinde yazıldı. Herkes imzaladığı gibi ben de imzaladım. Bugün de olsa imzalarım' diye konuştu.

30 Ocak 1997'de Refah Parti'li Sincan Belediyesi'nin, İsrail'in Filistin'deki katliamlarını protesto amaçlı düzenlediği 'Kudüs Gecesi'ni bahane eden TSK içindeki cuntacı grup, hükümete gözdağı vermek için 4 Şubat'ta Sincan caddelerinden 20 tank ve 15 zırhlı araçla geçiş yapma emri vermişti.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.