Namazgâh göz göre göre talan edilmiş
Kızıltoprak esnafı ve semt sakinleri, talanı Vakıflar Bölge Müdürlüğü'ne onlarca şikâyet dilekçesi ile ihbar ettiklerini, Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nün ise elde olan onca veri ve şikâyete rağmen talana göz yumduğunu iddia ettiler.
Vakit gazetesi muhabiri ise ecdadımızın bin bir emekle inşaa ettirdiği Namazgâha ait kalıntıları Karacaahmet Mezarlığı'nda buldu.
ESMEN OTOMOTİV HAKKINDA DOKUZ TANE DİLEKÇE VAR
Eray Üner isimli esnaf, Hacı Ömer Efendi Namazgâhı'nın talan edilmesi olayının önüne geçebilmek için mücadele verdiğini; fakat Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nden hiçbir netice alamadıklarını belirtti. Üner “Biz birçok kez Vakıflara başvurduk. ‘Bakın burada bir talan var’ dedik. ‘Adamlar önce çiçekçi açtı, daha sonra her gün bir taşını sökerek kendilerine yer açıyor’ dedik. Vakıflar gelip hadi yaptın neyse, bari kirasını ver buranın diyerek 1.458.00 lira kira geliri için talana göz yumdu” şeklinde konuştu. Eray Üner, verdikleri 9 kadar şikâyet dilekçesi olduğunu ve bu dilekçelerin genelinde Esmen Otomotiv çalışanlarının Hacı Ömer Efendi Namazgâhı'nı sistemli bir şekilde işgal ettiklerini ve en sonunda üzerine beton dökerek namazgâhı komple yok ettiklerini belirttiklerini söyledi. Eray Üner, Vakıflara başvurup namazgâhı kendi imkânları ile ihya etmek istediklerini; fakat olumlu cevap alamadıklarını söyledi.
NAMAZGÂHIN ÜZERİNE BETON ATILMIŞ
Eray Üner başvurularının her defasında Namazgâh alanına “1.458.00 lira kira ödeyen” Esmen Otomotiv lehine sonuçlandığını ve bu durumdan cesaret alan Esmen Otomotiv çalışanlarının ise alana beton dökerek Namazgâhı ve çeşmesinden kalan son kalıntıları da yok ettiğini belirtti. Eray Üner, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Namazgâhın işgal edilerek alan üzerine beton dökmek suretiyle tarihi dokunun son kalıntılarının da ortadan kaldırıldığını belgelediğini anlatarak, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi zabıta birimi, beton dökümünü geçirdi” dedi.
HACI ANNEMİZ ÖLDÜKTEN SONRA NAMAZGÂH DA ÖLDÜ
Hacı Ömer Efendi Namazgâhı karşısında oturan Hacer Durmaz isimli vatandaş ise kendisinin namazgâhı ve burada bulunan çeşmeyi çok iyi hatırladığını belirtti. Durmaz “Burada bir çeşme, bir namazgâh ve kabristan vardı. Yanlış hatırlamıyorsam bir kuyusu da vardı hemen yanında ve Hacı Ömer Efendi Namazgâhı'nın her türlü işine bakan bir hacı annemiz vardı, o da sonraları kahvehane olarak kullanılan ahşap barakada yaşardı. O vefat ettikten sonra durum değişmeye başladı ve birileri bu alanı işgal ederek şimdiki haline getirdi” şeklinde konuştu.
NAMAZGÂH TAŞI, KARACAAHMET MEZARLIĞI’NDA BULUNDU
Hacı Ömer Efendi Namazgâhı'ndan geriye kalan son parça olan Namazgâh taşı ise muhabirimiz tarafından Karacaahmet Mezarlığı'nda bulundu. Mezarlık çalışanları ise kimliği belirsiz kişilerin gece yarısı bir kepçe ile taşı buraya getirdiklerini, kendilerinin ise saygısızlık olmasın diye mezarlığa diktiklerini söyledi. Mezarlık güvenliği “Bir gece atıp gitmişler, biz de mübarek bir zâta ait olduğunu düşündüğümüz için saygısızlık olmasın diye buradaki alana bir çukur kazarak diktik” şeklinde konuştu.
MURAT ALAN / İSTANBUL
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.