Başbakan Meclis'te Konuştu
İşte Başbakan Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları:
- Bu salonun dışında (Meclis), bu salondaki vekillerin dışında hiç kimse, hiçbir kurum, Allah'tan başka hiçbir güç, bu ülkeye ve bu millete istikamet veremez. Hiçbir vekil, hiçbir siyasi parti, milli iradeyi hedef alan;milli iradeyi, Meclis iradesini zayıflatmaya çalışan saldırılar karşısında kayıtsız kalamaz.
- Eğer bir siyasi parti, teröre karşı net tavır sergilemiyor, terörle arasına mesafe koymuyor, terörü açık şekilde kınayamıyorsa, milli iradeyi, siyaseti, en önemlisi kendisini inkar ediyor demektir. Eğer bir siyasi parti, şiddet içeren sokak eylemlerini aleni destekliyorsa, oradan medet umuyorsa, hatta kendi vekilleri polise taş atıyor, hakaret ediyorsa, o siyasi parti, Meclis'in, milli iradenin, siyasetin saygınlığını önemsemiyor demektir.
- Türkiye, tıpkı 23 Nisan 1920'de olduğu gibi, askeri ve sivil tüm mercilerin üzerinde olan TBMM'nin iradesiyle yoluna devam edecektir. Siyaset için, milletin desteği yeterlidir; siyasetin başka hiçbir desteğe ihtiyacı olamaz.Meclis içinde de dışında da artık herkes, her kesim bunu anlamalı ve kabullenmelidir.
BDP'YE TERÖR UYARISI
- Bu bahar havasının tehdit edilmesi karşısında susanlar, ellerini ovuşturanlar, sevinenler, tarih ve millet karşısında hesap veremezler. Bugün, Hükümet kaybetsin, iktidar partisi kaybetsin diyerek, terörün yeniden can almasına göz yumanlar, sessiz kalanlar, vicdanlarıyla yüzleşemez, aynada yüzlerine bakamazlar.
- Biz tek vatan, tek millet, tek bayrak, tek devlet diyerek yola çıktık. Eski Türkiye yasakların olduğu, yolsuzluğun olduğu bir Türkiye'ydi.
- Geride bıraktığımız 11 yıl sadece bir başlangıçtır. Ahde vefasızlık yapanlar açık şekilde nankörlük içindedirler.
- Şu son 11 yıl çok önemli bir dönüm noktasıdır. İnanıyorum ki millet bu 11 yılı hiç unutmayacaktır. Geride bıraktığımız aslında sadece bir başlangıçtır.
- 3,5 yıl iktidarda kalıp, 5 yılı tamamlayamayan bir iktidar olarak ne söyleyeyim ben? Tamamlayamıyorsunuz bırakıp gidiyorsunuz. Durum ortada 11 yıl ardı arkasına milletin görevlendirdiği bir iktidar var. şu anda Meclis'te konuşuyoruz. Sizler de konuşsaydınız. Dinlemek bu parlamentonun çatısı altına yakışır. Lütfen bunu dinleyelim.
TÜRKİYE BAYRAĞI NE BAYRAĞI OLACAK
Millet bizden bu meseleyi çözmemizi istiyor. Hiçbir taviz vermeyeceğiz. Ama burada anayasaya uygun hareket edeceğine dair yemin edip, ondan sonra bu anayasayı tanımıyoruz demenin anlaşılır hiçbir yanı yok. Şehitlerimizin ruhlarını incitecek hiçbir girişimin içinde olmayacağız.
Dört tane kırmızı çizgimizi açıkladık. Tek millet dedik, tek bayrak dedik, tek vatan dedik, tek devlet dedik. biz yola böyle çıktık. Ve millet anlayışımız Türkiye'deki tüm etnik unsurları kapsar. Hepsini kucaklarız.
Tek bayrak dedik. Bayrağımızın rengi, kıskananlar varsa öğrensin şehidimizin kanıdır. Öğrenmiyorsan bil. Türk bayrağı tabi ki, ne bayrağı olacak. Biz tek bir ırka hizmet etmiyoruz. Türkiye'de kim varsa insan olarak hepsine hizmet ediyoruz.
Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak uğrunda ölen varsa vatandır. Bu anlayışla biz çalışıyoruz. Dördüncüsü de tek devlet. Türkiye Cumhuriyeti devleti. Bunun dışında başka şeyler tanımıyoruz.
YOLSUZLUK KONUSU
Eski Türkiye yasakların olduğu, yolsuzluğun, yoksulluğun çığ gibi büyüdüğü bir Türkiye'ydi. Umutlarını yitirmiş, gözlerinin adeta feri sönmüş bir Türkiye'ydi. Eski Türkiye kuruluştaki ruhtan, heyecan ve birliktelikten hızla uzaklaşan bir Türkiye'ydi. Dedelerimiz de babalarımız da bizler de gerçekten büyük acılar yaşadık. Ne bu güzel ülke, ne de bu aziz millet yaşananları hiç hak etmedi.
Ölümler gözyaşları diz boyu yoksulluk, umutsuzluk hiç de hak ettiğimiz, layık olduğumuz hayat tarzı değildi. Yine de milletçe hayata tutunduk.
Şu son 11 yıl çok önemli bir dönüm noktasıdır. İnanıyorum ki millet bu 11 yılı hiç unutmayacaktır. Geride bıraktığımız aslında sadece bir başlangıçtır.
3,5 yıl iktidarda kalıp, 5 yılı tamamlayamayan bir iktidar olarak ne söyleyeyim ben? Tamamlayamıyorsunuz bırakıp gidiyorsunuz. Durum ortada 11 yıl ardı arkasına milletin görevlendirdiği bir iktidar var. şu anda Meclis'te konuşuyoruz. Sizler de konuşsaydınız. Dinlemek bu parlamentonun çatısı altına yakışır. Lütfen bunu dinleyelim.
2023 hiç kuşkusuz bugünden farklı olacaktır. Kökleriyle barışmış yeni Türkiye 21. Yüzyılı inşa etmeye devam edecektir.
Türkiye 11 yılda demokratikleşme nokrasında çok önemli mesafeler kaydetti. Onlar 11 yıl önce çocuktular, Türkiye'nin nereden nereye geldiğini değerlendiremeyebilirler. Belli bir yaş üzerindeki pek çok kişinin eski Türkiye ile yeni Türkiye arasında kıyas yapmasını, açıkça eski Türkiye'yi unuttuklarını görüyoruz.
Hiç kuşkusuz ideal noktada değiliz. Ama dün ile kıyaslanmayacak bir noktadayız. Bugün bizi özgürce eleştirenler, daha birkaç yıl önce belli çevrelere tek söz söyleyemiyordu.
Dün yazamadıklarınızı bugün yazıyor, dün atamadığınız manşetlerinizi dün atıyorsunuz. Polisimize hakaret ederek özgürlük taşkınlığı yaşayanların, özgürlük yok söylemleri samimiyetsizlikten başka bir şey değildir. Milletimiz sandığa gidecek oy kullanacak. 2014 yılında cumhurbaşkanlığı için, 2015 yılında milletvekilliği için sandık önümüze gelecek. Söylediklerine inanan varsa gitsin sandıkta teyit etsin. Hiç bağırmaya gerek yok.
11 yıl önce bir kadının baş örtüsüyle bırakın çalışmayı, okula bile gidemezdi. 1999 yılında bir kadın milletvekili işte bu salonda linçe uğradı. 14 yıl sonra bugün kızlarımız üniversitelerde baş örtüleriyle okuyabiliyor, çalışabiliyor. Kadın vekiller bu salon içinde özgürce başlarını örtebiliyorlar.
Allah'a hamd olsun Türkiye normalleşiyor, adalet güç kazanıyor. Linç girişimleri karşısında dik duramayanların, özgürlük ikliminde geçmişi hoyratça eleştirmelerini de milletin vicdanına havale ediyorum.
TÜRKİYE'Yİ YASAKLARDAN KURTARDIK
Demokrasiden korkmadığımız için Türkiye'yi yasaklarından kurtardık, bugünlere taşıdık. Milletiyle tarihiyle ecdadıyla çok büyük bir devlettir. Özgürlüklerden korkacak kadar küçük bir devlet değildir.
Türkiye kendi öz vatandaşında korkacak, tehdit olarak görecek olan küçük bir devlet hiç değildir. Her reform Türkiye'yi daha da büyütecek.
Türkiye'nin dış ticaret hacmi 4,5 kat artış kaydetti. Bugün burada bazı rakamlar telaffuz ediliyor. Biz 230 milyar dolardan devraldık, 2012'yi söylüyorum 782 milyar dolara ulaştık. Fark bu. Ben milli geliri konuşmuyorum, borca da geleceğim. 2002 yılında 87 milyar dolar olan dış ticaretimiz 389 milyar dolara ulaştı. Kasım ayında aylık bazda tarihimizin en büyük ihracat rakamına ulaştık. Avrupa'daki daralmaya rağmen Türkiye'nin ihracat rekorlarını tazelemeye devam ettiler.
En önemlisi doğalgazdır. Donmanızı istemiyorum. Onun için devam edeceğiz.
Bizim dönemimizde 2003 yılında üstlenilen proje miktarı ise 220 milyar dolar oldu. sadece 2012 yılında üstlenilen miktar 27 milyar dolar. 30 yılda elde edilen miktar, 13 ayda bunu elde ediyoruz. 2002 yılına kadar Türkiye'nin toplam 15 milyar dolar uluslararası yatırım çekmişken, şimdi 150 milyar dolar yatırım çekti ve firma sayımız 35 bini aştı.
45 milyon dolar göreve geldiğimizde, dünyaya vermiş olduğumuz destek 2,5 milyar dolara ulaştı. Büyükelçiliklerimizin yanı sıra, TİKA temsiliklerimiz, AA, TRT, THY, gibi kurumlarımızla dünyanın her yerine ulaşmanın gayreti içinde olduk.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.