AGD’den Hayırlı Eylem

AGD’den Hayırlı Eylem
Anadolu Gençlik Derneği İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü Öğrencileri bugün son derece hayırlı bir eyleme imza attı.

Beyazıt Meydanında düzenlenen “Yılbaşı Toplumsal bir İsyandır” konulu basın açıklamasında, yılbaşı kutlamalarının ahlaksızlık ve maneviyatsızlığa yol açtığı, bir kültür emperyalizmi olduğu, Müslümanların bu şekilde kutlamalarda bulunmaması gerektiği vurgulandı.

Anadolu Gençlik Derneği İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü Noel Ve Yılbaşı Kutlamaları Basın Açıklaması Tam Metni şöyle:

“Bugün burada Anadolu Gençlik Derneği İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü öğrencileri olarak yılbaşı kutlamaları adı altındaki ifsad projesini protesto etmek için toplandık.

Miladi takvimde 31 Aralık gününü, 1 Ocak gününe bağlayan gece yılbaşı gecesidir. Yılbaşı kutlamaları denilince de eski yılın sona erip yeni yıla geçildiği 31 Aralık/1 Ocak gecesi yapılan eğlence ve faaliyetler anlaşılır. Ancak yılbaşı eğlenceleri, ilk bakışta yeni yıla girişin kutlamaları gibi gözükmekle birlikte bunun Hıristiyan batının Noel bayramıyla da yakın ilgisi bulunmaktadır.

a1-003.jpg

25 Aralık'ta başlayan ve yaklaşık bir hafta süreyle kutlanan Noel ve yılbaşı, başta Avrupa ve Amerika kıtası ülkeleri olmak üzere dünyanın birçok yöresindeki Hıristiyan topluluklarca kutlanmaktır. 1 Ocak tarihindeki yılbaşı kutlamalarının ülkemizde de özellikle son dönemlerde gittikçe artan bir ilgiyle kutlanmakta olduğu dikkat çekmektedir.  Toplumumuzda ve diğer Müslüman toplumlarda "yılbaşı kutlaması" adı altında düzenlenen eğlence toplantıları, hiçbir dini, kültürel ve geleneksel temele sahip değildir. Bu bakımdan Hıristiyan olmayan ülkelerde yılbaşı kutlamaları, Batı'nın körü körüne taklit edilmesinin veya Hıristiyan Batı'nın kültür ihracının bir sonucu olarak değerlendirilebilir.

Muharrem ayının birinci gecesi Müslümanları Yılbaşı gecesidir. İslâm'da yeni yıl, Muharrem ayının birinci günü ile başlar. Dinimizde; Noel ve yılbaşı kutlamalarının hiçbir yeri bulunmamaktadır. Bu yılbaşının biz Müslümanlar için, resmî ve milletlerarası bir takvim başlangıcı olmasından başka hiçbir kıymet ve değeri asla yoktur.

a2-003.jpg

Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin Müslümanlara; diğer dinî topluluklara göre farklı bir kimlik bilinci ve kültür değerleri manzumesi kazandırmak için gayret ettiği, bu uğurda saç-sakal, kılık-kıyafet, yeme-içme âdabı da dahil pek çok konuda tavsiyede bulunduğu düşünülürse, yılbaşı kutlamalarının, sıradan bir kutlama olarak kabul edilmesi ve tabiî karşılanması mümkün olamaz. Aksine, yılbaşı kutlaması, noel ağacı süslemesi, noel babanın hediye bırakması gibi âdetler toplumumuzda kültürel tahribata ve kimlik bunalımına yol açmakta, yeni yetişen kuşakları kendi öz değerlerinden koparıp, batının hayat tarzına alıştırmakta, sonra da onların değer ve inanç esaslarına sıcak bakmaya ve giderek onları benimsemeye götürebilmektedir.
 
İslâm dininin inanç, ahlâk, ibadet ve muamelât alanında getirdiği hükümler, öngördüğü kural ve tavsiyeler Müslümanlarca öteden beri bir bütün olarak kabul edilmekte, günlük ve sosyal hayatla ilgili şekil ve muhteva bile çoğu defa bu bütünün bir parçası olarak mütalaa edilmektedir.

a3-001.jpg

Öte yandan Kur'an-ı Kerim âyet-i kerimelerinin ve risâleti boyunca Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin sıkça üzerinde durduğu konulardan birisi de, Müslümanların fert ve toplum olarak belli bir kimlik kazanmaları, kendi şahsiyetlerini korumaları ve kendilerine güven duymaları olmuştur. Çünkü bu, Müslümanların bütünleşmesi, belli bir siyasal organizasyona gidip devlet kurması ve millet olması kadar, kendi inanç ve ibadetlerini, değer ve özelliklerini korumaları açısından da önemlidir. Bu itibarla Kur'an-ı Kerim, Müslümanlara ısrarla birlik ve bütünlük içinde olmalarını, müşrik ve gayri müslimleri dost edinmemelerini, onlarla gayriislâmi bir kültürün etkisi altında kalmayı kaçınılmaz kılacak şekilde sıkı bir ilişkiye girmemelerini emretmektedir.

Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor:
 
"Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları dost ve idareci edinmeyin. Zira onlar birbirlerinin dostudurlar, birbirinin tarafını tutarlar. Sizden kim onları dost ve idareci edinirse, o da onlardandır. Şüphesiz ALLAH, zalimler topluluğuna yol göstermez, onları hidayete erdirmez." (Mâide Sûresi:51)

Müslüman toplumları ifsada ve isyana sürükleyen yılbaşı kutlamalarına karşı gösterilen haklı tepkileri; Hristiyanfobi, gayri Müslim düşmanlığı, nefret suçu vb. söylemlerle nitelendirenlere buradan sesleniyoruz:

İslam toplumunda gayri Müslim azınlıklara karşı ne bir kin beslenir, ne bir düşmanlık güdülür ne de onlara karşı bir adaletsizlik yapılır. Aksine Gayri Müslim azınlıkların bütün hakları İslam devletinin ve Müslümanların teminatı altındadır. Rasulullah(sav) Efendimiz de şöyle buyurmuştur:  "Kim bir zımmiye zulmeder veya gücünün üstünde bir iş yükler ya da zorla ondan bir şey alırsa kıyamet günü ben onun hasmıyım."

Şimdi bizler buradan soruyoruz. İslam’ın, Rasullullah(sav) Efendimizin ve Müslümanların gayri Müslimlere karşı adilane tavrı ortadayken, tarih buna şahitken; sizler hangi tarihin, hangi milletin, hangi medeniyetin evlatlarısınız ki Müslümanları Hıristiyan düşmanı olmakla itham ediyorsunuz.

Bizim asıl derdimiz kendi değerlerini, tarihini ve medeniyetini unutmuş, modernist zihniyetlerin esiri olmuş, tasavvurlarına ve hayat tarzına virüs bulaşmış Müslümanları şuurlandırmaktır. Gayret bizden tevfik Allah’tandır.

Tohum saç, bitmezse toprak utansın!
Hedefe varmayan mızrak utansın!

Hey gidi küheylan, koşmana bak sen!
Çatlarsan, doğuran kısrak utansın!

Eski çınar şimdi noel ağacı;
Dallarda iğreti yaprak utansın!  (Necip Fazıl Kısakürek)”

Habervaktim.com

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
6 Yorum