ABD’den haşhaş oyunu

ABD’den haşhaş oyunu
İnsan gücü dahil tüm zenginlikleri emperyalist güçler tarafından vahşice yağmalanan Afrika kıtasının mazlum halkları açlık, salgın hastalık ve ölüm ile savaşıyor olmaları yetmezmiş gibi, şimdilerde de “haşhaş oyunu” ile karşı karşıyalar. CI

“HEDEF İSLÂM VE KAYNAKLARIMIZ”
20 aydır Somali’de işgalin sürdüğünü belirten M.A., “Somali, nüfusunun yüzde 99’u Müslüman olan nadir ülkelerden biridir. Bu nüfusun İslâmî duyarlılığı arttıkça ve direnç gücü çoğaldıkça hastalıklı bir ruha sahip olan ABD ve işbirlikçilerinin hedefine girmiştir. İşgali derinleştirmek için her metodu deneyen emperyalistler, son süreçte bir yandan İslâm ile uğraşırken, diğer taraftan ise ne kadar zenginliklerimiz varsa yok etmek ya da ele geçirmek için var güçleri ile savaşıyorlar” dedi.

ABD’NİN HAŞHAŞ OYUNU
Amerika’nın, Somali kıyılarında bulunan Cubba ve Shabbele nehirlerinin etrafında yetiştirdikleri pirinç ve mısırdan elde ettikleri gelirle ayakta durmaya çalışan köylüleri işgalci güçlerin sömürü politikalarına alet edebilmek için mantık dışı çalışmalar yürüttüğünü vurgulayan M.A., şunları anlattı: “Köylü, ürettiklerini şehir merkezinde yaşayan topluluklara satmaya çalışıyor. Yıllardır genelde takas sistemi ile ürettikleri sayesinde geçimlerini sağlayan köylü halka bugünlerde ABD tarafından bir darbe indirildi. Köylü ne üretip şehirde satmak istiyorsa, BM aracılığıyla ABD ticaretin döndüğü yere yardımda bulunuyor. Hem de köylü ne üretiyorsa onu vererek. Ama özellikle pirinç veriyor. Çünkü halkın geçim kaynağı pirinç… Buna daha fazla dayanamayan köylü açlık ile çırpınırken ABD bu sefer çiftçilere ‘haşhaş’ ekmelerini öneriyor. Açıkça, ABD’liler, ‘Bırakın pirinci, mısırı. Haşhaş ekin biz de sizden alalım’ teklifinde bulunuyorlar. Çaresiz kalan bazı çiftçiler haşhaş üretmeye başlayınca ABD’liler gelip onları alıyor. Aldıkları haşhaşları üretip uyuşturucu maddesine dönüştüren ABD, bunları başka ülkelere Somali üzerinden pazarlıyor.”

“NE KADAR İŞLETMEMİZ VARSA, ELE GEÇİRDİLER”
ABD ve işbirlikçileri tarafından bölgede ne kadar fabrika ve maden işletmesi varsa ele geçirildiğini, ele geçirilemeyenlerin ise kapatıldığını anlatan M.A., sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Bölgemizde uranyum, demir, kalay, alçıtaşı, boksit, bakır ve hatta tuz işletmelerinin büyük kısmı emperyalistlerin eline geçmiş durumda. Kömürümüze kadar el koyuyorlar. Bunları gemiler ile başka ülkelere taşıyorlar. Ele geçirdikleri tesislerimizde ise Somali halkını zorla çalıştırıyorlar. Ne kadar mazlum halk varsa tutuklayıp ‘Siz El Kaide militanısınız. Ya bize hizmet edersiniz, ya da Guantanamo’ya gidersiniz. İkisini de reddederseniz ölürsünüz ve ailenizi riske atarsınız’ şeklinde tehdit ederek kendilerine ait olan işletmelerde aylık 50 ila 100 dolar karşılığında çalıştırılıyorlar. Zaten içimizde ne kadar hayra hizmet eden, direnen, savaşan ve İslâm adına mücadele veren öncüler varsa, Guantanamo kampına gönderildi. İlk gönderilenler ise Medrese hocalarımız oldu. Allah korkusu olmayan işgalciler, konserve fabrikalarımızı bile kapattı. Deniz ürünlerimizi bile elimizden aldı.”

“NESLİ ZEHİRLİYORLAR”
Emperyalistlerin genç nesli uyuşturucunun kölesi haline getirerek kirli emellerinde kullanmaya çalıştıklarını belirten M.A., “Nesli çürütüyorlar. Onları uyuşturucuya alıştırma gayreti içindeler. Önce vurdular, yok ettiler; sonra BM eliyle kurdukları Şifahanelerde (Hastane) halkımızı din değiştirmeye yönlendirmeye çalıştılar. Şifahanelerde başarılı olamayınca yardımlar ile bunu yapmayı denediler. Yardımlar da olmayınca şimdi gençliğimizi uyuşturucu ile yok etmeye çalışıyorlar. Uyuşturucu tuzağına düşen gençlerimizin eline silah verip uyuşturucu karşılığında kendi halklarını öldürmeye yönlendiriyorlar. Yani uyuşturucu karşılığında katil yetiştiriyorlar. Din değiştirmeye zorluyorlar” dedi.

“ÇOCUKLARIMIZI ORGAN MAFYASINA PAZARLIYORLAR”
Emperyalist güçlerin eliyle insan ticaretinin yapıldığını belirten M.A., çok sayıda çocuğun ve mücahidin organ mafyasına teslim edildiğini söyledi. Somali kıyılarını ise ABD’nin nükleer atık çöplüğü olarak kullanmaya çalıştığını vurgulayan M.A., şöyle devam etti: “Maalesef insan ticareti de son işgalden sonra çok arttı. Zor durumda olan ailelerin çocuklarını ikna edebilirlerse alıp yardım bahanesi ile organ mafyasına teslim ediyorlar. Sadece çocuklarımızı değil, işgale direnen mücahitlerimizi de rehin alıp insan tacirlerine sunuyorlar. Bir de BM yetkililerinin gözü önünde gerçekleşen bir başka vahim olay var. Somali kıyıları artık ABD’nin nükleer atık çöplüğüne dönüşmüş durumda. Ne kadar atıkları varsa gemiler ile buraya atıp gidiyorlar. Sızmalar sonucunda ise çoğu yerde deniz ürünlerimiz yok oluyor. Açlık ile savaşan Somali halkı çaresiz, hâlâ o deniz ürünlerini tüketiyor. Ve çok sayıda rahatsızlıklar görülüyor.”

ASLAN DEĞİRMENCİ / ANKARA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.