Sarıgül Morgül Olacak!
Abdurrahman Köksaloğlu, cinayete kurban gittiği 15 Temmuz 1980 Salı günü Ankara’da olması gerekirken İstanbul’da kalıyor. Bayram Özata’nın 1973 tarihinden beri yönettiği Şişli Abidei Hürriyet Caddesi’ndeki Oto Sivaslı adlı lastik bayisine gelip oturuyor. Sarıgül’le birlikte cinayet suçlamasının odağında yer alan Bayram Özata, saat 17.35 sıralarında işyerinden ayrılıyor. Özata’nın bulunmadığı esnada Köksaloğlu. İşyerinde otururken silahlı saldırıya uğruyor. Saat 18.00 sıralarında dönen Özata, kurşunlanan patronu Köksaloğlu’nun ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldığı bilgisini alıyor.
BAYRAM ÖZATA’NIN İLGİNÇ İFADESİ
Habervaktim, damadı Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül ile yardımcısı Bayram Özata’nın parmağı olduğu iddiaları eşliğinde tartışılan CHP eski İstanbul Milletvekili ve işadamı Abdurrahman Köksaloğlu cinayetiyle ilgili dikkat çekici ayrıntıları kamuoyuna aktarmayı sürdürüyor. Köksaloğlu’nun öldürülmesinden sonra Sarıgül’ün ‘vazgeçilmezi’ haline gelen Özata’nın beyanları da 33 yıllık cinayet dosyasında yer alıyor. ‘Tanık’ sıfatıyla polise ifade veren Bayram Özata, 1973’ten beri yanında çalıştığı ve aynı soyadını taşımadığı Abdurrahman Köksaloğlu’nun amcası olduğunu belirtiyor. Özata, “saat 17.35 sıralarında lastik değiştirmek üzere mağazadan ayrıldığını, döndüğünde mağazada bulunanların amcasının dışarıdan gelen bir kişi tarafından kurşunlandığını, yaralı amcasının hastaneye götürüldüğünü söylediklerini, bu itibarla olay anında mağazada bulunmadığını” ifade ediyor. Köksaloğlu’nun kimseyle şahsi hiçbir sorununun olmadığını kaydeden Özata’nın, “Abdurrahman beyin ideolojik bir cinayete kurban gittiği kesindir” şeklindeki sözleri dikkat çekiyor.


‘İDEOLOJİK CİNAYET’ ISRARININ SEBEBİ NE?
Özata’nın, Köksaloğlu’nun ‘ideolojik bir cinayete kurban gittiği’ tezini sıkıyönetim mahkemesi duruşmalarında da ısrarla dillendirdiği görülüyor. Özata duruşmada, Hergün gazetesinin 26. Haziran 1980 tarihli nüshasında “Komünist rejimi öven CHP’liler var” başlığıyla yayınlanan yazı metninde, Köksaloğlu’nun 1974 yılındaki CHP’nin sola açılmış olması ile ilgili demecinden bahsedilmesi üzerine, maktulün kendisine “sağcı kesimin husumetini celp etmekten endişelendiğini söylediğini” savunuyor. Ancak mahkeme heyetince “Maktulün bu endişesinin objektif olmadığı” değerlendirilmesi yapılıyor.
CHP’Lİ ÜKÜŞ, ÖZATA’NIN ‘İDEOLOJİK CİNAYET’ TEZİNİ ÇÖKERTTİ
“Abdurrahman Köksaloğlu’nun yeğeniyim” diyen Bayram Özata’nın, Köksaloğlu’nun ideolojik bir cinayete kurban gittiği konusundaki ısrarı anlamlı bulunuyor. Oysa Köksaloğlu’nun cinayete kurban gitmesinde, mirasçısı Sarıgül ve Özata ile Zeynel Abidin Erdem’in parmağı olduğunu ima eden ‘radikal’ CHP’li yazar’ İmambakır Üküş, “Abdurrahman Köksaloğlu'nun MHP'li veya Ülkücülerin hedefinde olmasını gerektiren ‘özel’ bir neden yoktu. Köksaloğlu, CHP içinde de ‘Sol’da yer alan bir isim değildi. O dönemin anti-faşist mücadelesi içinde, Sol çevre ve örgütlerle de bir dayanışması veya bağı mevcut değildi. Bayram Özata, o günler Abdurrahman Köksaloğlu'nun yanında, onun ‘işler’ini takip eden birisiydi. Nasıl olduysa oldu, Abdurrahman Köksaloğlu öldürüldükten sonra Allah ona ‘yürü ya kulum’ dedi. Mustafa Sarıgül'ün vazgeçilmezi ve kara kutusu oldu. Nasıl olduysa oldu, Özata Şirketler Topluluğunu kurdu. Allah, hala Bayram Özata'ya ‘yürü ya kulum’ diyor. Adam dur-durak bilmiyor. Bizde de birisi çıksa, bazı ‘küçük’ ve ‘ayrıntı’ noktaları izlese, Abdurrahman Köksaloğlu'nu kim ve niye öldürdü diye yeniden incelese. Sizce ne olur?” demişti.
KARANLIK CİNAYETİN ÜLKÜCÜ KURBANI!
O dönem İstanbul Ülkü Ocakları yönetiminde olan BBP YİK Üyesi Osman Tüfekçi, Abdurrahman Köksaloğlu’nun katil zanlısı olduğu iddiasıyla önce idam cezasına çarptırılmış, daha sonra bu cezası 29 yıl hapis cezasına çevrilmişti. 10 yıl cezaevinde tutulan Tüfekçi, aklanmak amacıyla ailesiyle birlikte yıllardır hukuk mücadelesi veriyor. Ailenin yargılamanın yenilenmesi talebi yerinde görülmüştü.
Erol Metin / Habervaktim.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.