Ermeni Sorunu Nedir, Ne Değildir?
Milliyet yazarı Hasan Pulur bugünkü yazısında Ermeni meselesine dikkat çekti. O dönem neler yaşandığını belgeleri ile birlikte ele aldı. Vahşeti sergileyenlerin Ermeniler olduğunu Ermeni gazetesi Goçnak'ın 24 Mayıs 1915 tarihli sayısında, “Van’da yalnızca 1.500 Türk’ün kaldığını” iftiharla yazdığını ve Rus Çarı'nın tebrik mesajı yayınladığını söyledi.
Ermeni sorunu nedir, ne değildir?
1982’de şöyle demişiz; “Ermeni sorunu nedir, ne değildir?”
Rus kuvvetlerinin 1915 Mart ayında bu kez Van yönünde harekete geçmeleri üzerine 11 Nisan’da Van’da geniş çapta bir Ermeni isyanı başlamış, bu isyan sonucu Van, Rusların eline düşmüştür. Rus Çarı I. Nikola Van’daki Ermeni komitesine 21 Nisan 1915‘te bir telgraf göndererek, “Rusya’ya yaptığı hizmetler nedeniyle teşekkür etmiştir.” Amerika’da yayımlanan Ermeni gazetesi Goçnak 24 Mayıs 1915 tarihli sayısında, “Van’da yalnızca 1.500 Türk’ün kaldığını” iftiharla bildirmiştir.
Doğu Anadolu’da bütün bunlar olup biterken, Türk askeri nasıl bir savaşın içindedir bilir misiniz?..
İngiliz Fransız donanmaları Çanakkale Boğazı’na dayanmıştır. Batıda Galiçya cephesinde savaş sürmektedir. Güneyde, Irak’ta İngilizler taarruza geçmiştir.
İki ateş arasında kalmışızdır...
***
Osmanlı hükümeti, savaş halinde olmasına rağmen, İstanbul’da Ermeni patriğini ve cemaat ileri gelenlerini, hatta Ermeni milletvekillerini çağırarak, onları son defa uyarır:
“Ya bunlardan vazgeçin, Müslüman katliamını durdurun, yoksa gerekli tedbiri alacağız!..”
Bu uyarı da fayda etmeyince, Osmanlı hükümeti 24 Nisan 1915’te bütün Ermeni komitelerini kapatır ve yöneticilerinden 235 kişiyi devlet aleyhinde faaliyette bulundukları için tutuklar.
***
İşte yurtdışındaki Ermenilerin her yıl, “katliamın başlangıcı, soykırım başlangıcı” diye andıkları , “24 Nisan” budur.
Bunun arkasından da “Tehcir Kanunu” gelmiştir.
Ermeniler, Ruslarla savaşılan Doğu Anadolu’dan çıkarılarak, güneye, Suriye’ye göç ettirilmiştir.
Başbakan Erdoğan’ın anlatmaya çalıştığı olaylar olmuştur...
Neymiş olanlar?
***
“Tehcir” başlamıştır, “İçişleri Bakanı Talat Bey”in emriyle tehcire başlanmıştır; sürgün de diyebilirsiniz, elbette durup dururken değil!
Başbakan Erdoğan, bugün bu olayların “özrünü” diliyor, sanki tek suçlu Osmanlı devletiymiş gibi...
Bari oldu olacak, “Berlin’de öldürdükleri Talat Paşa”nın Şişli’deki kabrinin önüne bir de taziye çadırı kursunlar...
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.