Tezkere'nin süresi bir yıl daha uzatıldı

Tezkere'nin süresi bir yıl daha uzatıldı
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) unsurlarını, Irak'ın kuzeyinden Türkiye'ye yönelik terör tehdidi ve saldırılarının bertaraf edilmesi amacıyla sınır ötesi harekat ve müdahalede bulunmak üzere bu bölgeye göndermek için Hükümete verilen yetki süresinin, 17

TEZKERE'DEN NOTLAR

TBMM Genel Kurulunda, Hükümete, Irak'ın kuzeyine sınır ötesi operasyon için yetki veren Başbakanlık Tezkeresinin görüşmeleri  gerçekleştirildi.
 
TSK'yı, Irak'ın kuzeyinden Türkiye'ye yönelik terör tehdidi ve saldırılarının bertaraf edilmesi amacıyla sınır ötesi harekat ve müdahalede bulunmak üzere bu bölgeye göndermek için Hükümete verilen yetki süresinin, 17 Ekim 2008'den itibaren 1 yıl daha uzatılmasını öngören tezkere üzerinde ilk sözü CHP İstanbul Milletvekili Şükrü Elekdağ aldı. İşte Elekdağ'ın açıklamaları:

Geçen yılki tezkereden bu yana terör eylemleri devam etti. Ülkemizde yüzlerce ocak söndü. Aktütün olayı düşündürücüdür, araştırılması gerekmektedir. Bir karakolun savunulabilir, askerimizi koruyabilen bir yapı haline getirilmesi gerekirdi. Karakoldaki eksiklikleri, inşaat ve mali zorluklara bağlamak doğru değildir.

Hükümetin terör konusunda 3 temel zafiyeti var. Birincisi hükümetin caydırıcı bir strateji uygulayamaması. Barzani'nin PKK'ya yataklık yapmasının ve destek vermesinin nedeni biliniyor. Barzani, PKK'yı bir pazarlık aracı olarak kullanmak istiyor. Bu durumda Barzani'nin Türkiye'nin düşmanı olduğunu ve terörün baş destekçiliğini yapmadığını düşünen var mıdır?

Barzani'yi PKK'ya destek vermekten caydırmak zorunludur. Bu bakımdan Türkiye politikasıyla, Barzani'ye PKK'mı Türkiye'mi seçimini yaptırmak zorundadır. Geçen sene bu kürsüden bunları söylemiştim.

Bu caydırıcı politikalara en iyi örnek Türkiye ile Yunanistan arasındaki karasu konusunda yapılmıştır.

Türkiye Ege'deki hakları korumak hususunda sarsılmaz bir irade ortaya koydu. Yunanistan'ın Ege'de karasularının 6 mil'in üzerine çıkarmasının, savaş nedeni olacağını ilan etti.

Türk Genelkurmay'ı buna mukabele edecek uygun bir stratejiyi uygulamaya koydu.

Bu planı uygulayacak askeri güç Ege'de konuşlandırıldı.
Öcalan'ın ve PKK'nın Suriye'den çıkarılmasında da aynı yol izlendi. 

Caydırıcı politika uygulandığında kuvvet kullanmaya gerek kalmayabilir. Kurşun atılmadan sonuç alma imkanı doğar.

Hükümet Kuzey Irak konusunda böyle bir politika uygulayacaksa önce Barzani Türkiye'nin düşmanı demelidir. Ama eğer Türkiye bundan korkarsa, ozaman Barzani'de sergilenen teslimiyetten yararlanır. 

Tabi bir de ABD faktörü var. Genel kanaat, Barzani'nin tutumunun ABD'den aldığı cesaretle yaptığıdır.

5 Kasım 2007'de Erdoğan ve Bush arasında yapılan mutabakattan geliyor. Zannedilenin aksine bu mutabakat PKK'nın Kuzey Irak'tan tamamen 

ABD, PKK konusunda işbirliği sağlamayı kabul ediyor ama Türkiye'ye de bir yasak getiriyor. Bu yasak TSK'nın ABD'nin izni olmadan hiçbir operasyon yapamaz. 

Hava operasyonlarıyla terörün kökü kazınamaz. ABD kara harekatı yapabilme izni vermiyor. 

Hükümet ABD'nin istihbarat vermesi karşılığında, Kuzey Irak'a müdahale hakkından vazgeçmiştir. 

Böylece ABD Barzani'ye, “Türkiye'nin elinden operasyon aldık” demiştir.

Böyle olmasa Barzani, Türkiye'ye “Kerkük sorununu karışırsanız, Diyarbakır'da halkı sokağa dökerim” diyebilir mi?

Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin meşru müdafaa hakkından vazgeçerek, Barzani karşısında ülkesini savunmasız bıraktı.
Terörle mücadele için topyekun bir mücadele anlayışı gerekir. 

Hükümet 6 yıldır bu tür kapsamlı bir mücadele yapamamıştır. 
CHP olarak tezkereyi desteklediğimizi açıklar hepinize saygılarımı sunarım.

CHP Milletvekili Onur Öymen

Bu son saldırı PKK terörüne karşı daha etkili ve sonuç alıcı bir politika izlememizin kaçınılmaz olduğunu göstermektedir. Türkiye'nin doğusunda ve güneydoğusunda çok ciddi ekonomik ve sosyal sorunlar vardır. İşsizlik kabul edilemez düzeydedir. Irak ve İran sınırına yakın illerimizdeki sağlık ve eğitim olanakları, bırakın Türkiye'yi Diyarbakır'ın 4'te 1'i oranındadır. Devletin bütün alanlarda öncü rol oynaması gerekmektedir. Eğitim ve sağlıkta gerekli adımları atması gerekmektedir.

Hakkari Çukurca'ya gittiğimde bir tane doktor yoktu. 15 yıl daha az yaşıyor Güneydoğu'daki vatandaşımız. Ne için? Güneydoğu'daki vatandaşlarımızın durumu tek kelimeyle perişandır. Hakkari'de 1 tane tavuk çiftliğimiz vardı. Teröristler orayı tahrip ettiler şimdi orası da yok.

Bütün bunlar Türkiye'nin gerçeğidir ve bunları ne kadar söylesek azdır. Hiç kimse bölgede sorunlar olduğu için silahlanmaları haklıdır demesin. Terör fakirliğin ürünü olsa İspanya'da çıkmazdı. Terör bir siyasi projedir. Teröristler Türkiye2nin bazı bölgelerini adım adım Türkiye'den kopartmak fırsat bulurlarsa başka bölge ülkelerinden koparacakları parçalarla kendilerine devlet kurmak istiyor. 

Oradaki yetersizliklere bakarak terörü haklı mı çıkaracağız. Terör örgütünün projesini göremezsek, terörle sağlıklı bir mücadele yapamayız. Silahı parayı nereden karşılıyorlar. Yerel yönetimlerin desteği olmasa PKK bunlara ulaşabilir miydi? Türkiye'nin konumunda bir ülkenin güçlenmesi bölgesel bir güç olması dünyada herkesin en tatlı rüyası değildir. Türkiye gibi ülkelerin başından böyle büyük olayların geçmesi herkesi rahatsız etmez.

Dünyada Kuzey Irak'a benzer başka bir yer var mıdır yok mudur? Kuzey Irak'ta PKK ile mücadele etmekle görevli güvenlik güçleri hangileridir? Kuzey Irak'taki yerel yönetimler? Güçleri mi yok. Bundan 10 sene önce PKK ile mücadele ediyorlardı. ABD'nin orada güvenliği sağlaması gerekir. “Düşmanımızdır” dedi, istihbarat verdi. Teşekkür ediyoruz. Ancak tek bir operasyon yaptı mı?

Cenevre sözleşmesinde asker bulundurduğu bölgenin tamamından sorumludur deniyor. Sadece çiçek atarak bu meseleyi halledemezsiniz. Tavır koyacaksınız. Biz Suriye ile ilişkilerimizin en zor döneminde Suriye'ye çiçek mi attık. Bütün siyasi ilişkileri kestik. Sonra bir komutanımızın kuvvetli bir demeç verdi Suriye çözüldü.

Siz çiçek atarak bunu çözemezsiniz.

Cumhurbaşkanımız Kuzey Irak'ta otorite eksikliği var diyor. Kuzey Irak'ta otorite desteği değil fazlalığı var. Dünyada 3 ordusu olan başka bir ülke yok. Eksik olan siyasi irade. Onu da biz sağlayacağız.

Tezkereyi destekliyoruz ama bir şartla. Bu tezkerenin gereğini yerine getireceksiniz.

Yetkiyi alan makamın sorumluluğu da vardır. TSK'ya vereceğiniz talimat sizin sorumluluğunuzdadır. Tamamen tasfiye için bir emir verdiniz de TSK mı gerçekleştirmedi?

Biz Kürt kökenli vatandaşlarımızı teröristlerle asla bir tutmuyoruz. Kürt kökenli vatandaşlarımızın haklarına sonuna kadar destek veriyoruz.

Ama hiç kimsenin PKK'nın arkasına durmasına müsaade etmiyoruz. Teröre arka çıkan terörün sorumluluğunu almaktadır.

Genelkurmay'da yapılan açıklamada bir mali kaynak eksikliğinden bahsedildi. Eğer bu gerçekte bu bizimde hükümetimizin de ayıbıdır. 

Bu memlekete olan sevgimiz her türlü iç politikanın üzerindedir.

Terör şehitlerine sahip çıkmamız lazım. Rakam vermekten utanıyorum. Biz bugün şehit ailelerine ayda kaç para yardım yapıyoruz. Bu utanılacak bir durum. Bize verilen o paranın yarısını da karakol inşaatı için vermeye hazırız diyor. Rica ediyorum şehit ailelerine sahip çıkınız.

Terörle mücadele de artık geri atacak durumumuz kalmamıştır. 

Hükümetin PKK'nın Kuzey Irak'tan tasfiye edeceği bütün adımları en başka biz alkışlayacağız."

AK Parti Milletvekili Nihat Ergün: 

"Sınırlarımızın ötesinde ülkemizin bütünlüğünde kasteden silahlı bir terör örgütü bulunuyor ve sürekli olarak masum insanlarımızı öldürüyor, karakollarımıza saldırıp askerimizi polisi öldürüyorsa, sınır ötesi harekat zorunlu kılınmaktadır.

Terör örgütünün dağ kadrolarının kaldırılması finans kaynaklarının kesilmesi, örgüte yurt dışından katılımın önlenmesi sağlanmalıdır.

Türkiye yaz kış demeden her türlü operasyonu yapmaya imkanının bulunduğu görülmüştür. Terörle mücadelemizde ABD ile ilk defa PKK'yı ortak düşman eden, sınır ötesi operasyonlarda işbirliğine yönelen bir tutum olmuştur.

Bu tutumun daha ileri bir düzeyde işbirliğine dönüşmesi gerekiyor. 

Sınır ötesi askeri müdahalemiz konusunda, AB'nin tutumu da son derece olumludur. Bu olumlu yaklaşımların önümüzdeki süreçte terörün finans kaynaklarının kurutulması sağlanmalıdır.

Haklılığımızın bütün dünya tarafından kabul edilmesinde, hükümetimizin kararlılığının yönü büyüktür.

Terör örgütünün 25 yıllık tarihi, profesyonel bir taşeron olarak, her işverenin istediği gibi kullanabildiği yapıdadır.

Ulus ve üniter devlet anlayışı, milletimizin bölünmezliği, vazgeçilmez bir ilke olmuştur.

Silah ve terör yöntemleri ancak, ülkenin bölünmez, federasyon yada özer devletin kurulması için yapılan yöntemlerdir.

Terör örgütünün ve terörün etnik bölünmeyi başarması imkansızdır. Örgüt liderleri de bunun farkındadır.

Türkiye'yi taciz etmek isteyen güçler, terör örgütünü taşeron olarak kullanıyor.

Terör örgütü ve yandaşlarını rahatsı

Gavur Dağı'ndan Sivas'tan da öteye gitmek orada da siyaset yapmak lazım.

Etnik ve dini alt kimliklerin kendisini göstermesiyle, bu kimliklerin siyasi temsil talebi birbirine karıştırmasın.

Biz bu meclis'te etnik olarak Türkleri ve dini olarak sunileri temsil ederek bulunmuyor. Hepimiz büyük Türk milletini temsilen bulunuyor.

Silahlar susmadıkça biz konuşamıyoruz. Önce susması gereken silah terör örgütünün silahıdır. Devlet elinde silahta bulunan bir organizasyondur. Bu nedenle her zaman uyanıktır. 

Devlet gücünü kullananlar, silahsız adama kurşun sıkıyorsa o zaman konuşalım.

Terörle mücadelede personelin hem dağda silahla çalışanı, mayını patlatmadan imha edeni, teröristi dağa çıkarmaktan vazgeçeni hepsini takdir etmeliyiz.

Terörle mücadele uzun soluklu bir mücadeledir.

Terörle mücadelede medyanın olaylara doğru yönelmesi de önemlidir. Özellikle siyasete ve siyasetçiye dönük asılsız haber yapmanın terörle mücadeleye hiçbir katkısı olamaz.

TRT'de yayına başlayacak olan Kürtçe kanal bazı konuların ortadan kaldırılmasında, toplumsal kaynaşmanın sağlanmasında önemli bir rol oynamalıdır.

Terör örgütü 25 yıllık süreçte özellikle AB ülkelerinde etkili bir bağ oluşturmuştur. 

Sınır güvenliği ve terörle mücadelede yüksek teknolojinin kullanımı önemlidir.

Terörle mücadeleden hiçbir masraftan kaçınılmadı ve kaçınılamazda.

Entegre sınır projelerinin de hızlandırılması büyük bir önem taşımaktadır.

Tezkerenin süresini 1 yıl daha uzatıyoruz. Kamuoyunun beklentisi terörü minimuma çekilmesidir.

DTP Milletvekili Fatma Kurtulan:

Düşük yoğunluklu savaş kimilerine göre çatışma olarak değerlendirilen, ülkemizdeki çatışmalı ortam yaklaşık 25 yıldır devam ediyor.

Türkiye neredeyse 25 yıldır kürt sorununu ortadan kaldırmak için askeri operasyonları aralıksız sürdürüyor.

1984'ten beri cumhurbaşkanları başbakanlar ve genelkurmay başkanları bu işi bitireceğiz dediler.

Hükümetin defalarca denenmiş bir yol olan, sınır ötesi operasyonlarına evet demesi çözüm yolunu tıkamaktır.

Demokrasi kimsenin kendine egemen ilan edemeyeceği, kendi adına elinde tutamayacağı ilkesine dayanan bir sistemdir.

Mustafa Kemal, Mısak-ı Milli'yi tarif ederken, “Misak-ı Milli kardeş milletlerin sınırları içinde olduğunu belirtmekte, bu milletler arasında Türk olduğu kadar Kürt de vardır” demiştir.

Aslında Mustafa Kemal'in bu anayasal tespitini, bir demokratik özerk devlet anlayışıydı. 

Yapılması gereken 1924 anayasası'ndaki ortak devlet düşüncesini harekete geçirmektir.

MHP Milletvekili Deniz Bölükbaşı:

Terörle mücadele milli bir beka sorunudur. Bu tehdit karşısında milli birlikle hareket edilmesi ve güvenlik güçlerimize her desteğin verilmesi hepimizin için bir görevdir. 

Bugün Türkiye bir terör tehdidiyle karşı karşıyadır. Bunun için etkili bir caydırıcılık politikasının benimsenmesi gerekir.

Terörü destekleyenlere karşı da etkili önlemler alınması gerekmektedir.

Hükümetin belirlediği hedefler ile alınan sonuçlar:

PKK'nın dağıtılması ve Türk vatandaşları olan teröristlerin silahlarıyla Türkiye getirerek adalete teslim edilmesi, PKK'nın kontrolündeki Mahmur Kampı'nın kapanmasıdır. Bu tasfye kriterleri bizzat AKP hükümetinin ABD ile yaptığı görüşmelerde masaya getirdikleridir.

TSK 16 Aralık 2007'den itibaren 17 tane hava harekatı ve kara harekatı düzenlemiştir. Bu operasyonlarda terör unsurlarına ağır zayiat vermiştir. Bu görevler ağır şartlarda başarıyla icra edilmiştir. 

PKK'nın sınırlı askeri müdahalelerle çökertilmesi beklenemez.

ABD, PKK karşısında 5 yıl boyunca sessiz kalmış, son dönemde istihbarat konusunda sınırlı bir destekte bulunmuştur. 

PKK'nın tasfiyesi için Türkiye ile askeri işbirliğine yanaşmayan, geniş kapsamlı kara harekatına karşı çıkan ABD'nin desteği, sınırlı istihbarat ile yapılan hava harekatlarıyla sınırlı kalmıştır.

Bugün gelinen hassas noktada bu konularda gerçek bir muhasebe yaparak, PKK'nın tasfiyesi için etkili bir stratejiyle kararlılıkla sürdürülmesi. 

Barzani'nin PKK'ya desteğinin kesilmesi birinci öncelik olmalıdır. Bu konuda diplomasiyle sonuç alınamayacağı açıktır. Ekonomik anlamda önlem alınmasının gerektiği görünmektedir.

Bunun da yeterli olmadığı zaman, askeri müdahale yapılmalıdır. 

Bu konuda inandırıcı olabilmek için Kuzey Irak yönetimini muhatap alınacak hareketlerden kaçınılmalıdır.

ABD ile istihbarat paylaşımıyla sınırlı işbirliği yerine, yeni bir askeri işbirliği yapılmalıdır. Bununla beraber iki ülke de kazanmaktadır.

Tampon bölgenin yeri ve derinliği gibi konular, askeri makamlar tarafından değerlendirilecektir. 

Türkiye önce bu sınavdan nasıl geçeceğini görmelidir ve kendi imkanlarıyla harekete geçmelidir."

Hükümet sözcüsü Cemil Çiçek: 

"Bizim başımız dik, alnımız ak. Komşu ülkeler teröristlerin iadesinde samimi değiller. Teröristi teslim etsinler de foyaları orataya mı çıksın? Tekölif getirenlerin hepsini soruna çözüm getirrme çabası içinde düyünerek bir çözüm getirmeyi düyünmeliyiz. Terörizmle mücadele demokrasi içinde ve hukukun içinde kalınarak yapılacaktır. Kimse bu konuyu başka mecralara çekmesin. Öbür yollarda denendi. Denenmedik metot da kalmadı. Uzun süre olağanüstü halleri yaşadık. Oturup değerlendirmemiz gerekiyor. Vatandaşlmarımıza şunu ifade etmek istiyoruz. Yeni istismar alanlarını oluşturmamamız lazım. Hukuk içinde kalacağız ve çözümü bunun içinde bulacağız. Eta'sı da, İra'sı da denedi. Bunların hepsini biliyoruz. Genelkurmay Başkanlığı'nın yaptığı çalışmayı önemsiyorum. Neden terör sıfıralanamıyor, sorusunun cevabı dile getirilmektedir. Partiler üstü mesele olarak görüyoruz. Milli mesele olarak görürsek, milletimizin gücünü arkamıza alamazsak bunu başaracak başka millet yoktur. Bunca fitne fesada rağmen birliğimizi bozacak davranışlardan kaçınmıştır. Bunlara itibar edilmemeli. Olaylara karşı elbette kızgınlığımız var ama bunu bir çerçevede tutmalıyız. İnanıyorum ki bu son tezkere olsun. Önümüzdeki dönem içinde verdiğimiz destek sayesinde en aza indirgememezi bir imkan olsun."

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.