Ankara’nın Kapıları!

Ankara’nın Kapıları!
“Ankaralı türkücü” diye piyasa yaparak Ankara mûsıkîsini ve oyunlarını katledenlere mahsus nevzuhur bir “Ankara türküsü” değil bu!

Karabük’e kısa bir yolculuk dönüşü, önce Ankara’ya giriyoruz, sonra “Ankara kapısı”ndan geçiyoruz! Hepimizin ortak sorusu: “Biz zaten Ankara’da değil miydik?”

Karabük’ün yeni valisi, kitap dostu, daha da ötesi kitap sevdalısı... Orhan Alimoğlu’nu ta Avanos kaymakamlığından tanırız. Kitap bizde okul dönemine mahsustur. Mektep biter, kitap da rafa kalkar. Hele bürokrasi ile haşır neşir olanların kitapla, okumakla filan işi olmaz. Orhan Bey’in kitap muhabbetinde bürokratik kariyerinin gelişimi sırasında hiç bir eksilme görülmemiştir. Aksaray’da kazandığı “kitaplı vali”, unvanını Hakkari’de de sürdürmüştür… (Allah kitaplı valilerimizin sayısını artırsın!)

Valimizi tebrikten ve zihin açıcı kitap sohbetinden sonra, yeni (ve yeniden) seçilmiş belediye başkanı Rafet Vergili’ye uğruyoruz. Ve son durağımız Karabük Üniversitesi. Üniversite 7 yıllık. Fakat şöhreti sanki 70 yıllık!

YAZININ TÜMÜNÜ OKUMAK İÇİN TIKLAYIN..

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.