Ümmet-İ Muhammed’e Hitabe

Ümmet-İ Muhammed’e Hitabe
Ey Muhammed ümmeti! İlk ve öncelikli vazifen; İslam’ın eseri Kur’an’ı ve Kur’an’a bağlı olan sünnetler ışığında İlahi Emirleri emrolunduğu şekliyle yaşayıp muhafaza ve müdafaa etmendir.

Yaradılışının ve ölmen gerçeği sonrasının, yegane temeli budur. Bu temel senin “tek” hazinendir. Geçmişte nasıl olduysa, bugün de hala varsa, gelecekte de seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahili yahut harici şeytanlar olacaktır.

Ve bu şeytanların en büyüklerinden olan, dahili olup da senden görünen, harici olanlarla zahirde kavga eder izlenimi veren lakin hakikatte onlarla içten pazarlıklı olan güruha gelince… Sen bu güruhla tek başına mücadele etmek zorunda kaldığında, bu tehlikeli güruhun gelecekte doğurabileceği fenalığı fark ettiğinde, harekete geçmek için arkanda duran var mı diye bakmaksızın; geleceğimi kaybederim korkusuna kapılmaksızın, var olan Tek İlahi Kitabından edindiğin en gerçek doğrular ışığında bu kahpelikler, sahtekarlıklar arenasına korkusuzca atılıp çetin mücadeleye girme alt yapısını kendinde bulmak mecburiyetindesin.

Bu mecburi durumda, devletin pek çok kurumu esir ve dahi tüm camiler yalan ideolojilere tutsak edilmiş; imamlar, yazarlar, hakimler, bakanlar, milletvekilleri kendi şahsi menfaat yahut geçmişteki zaaflarının açık edilmesini engellemek için; içlerine sinmiş, sessizliğe bürünmüş, korkakça saf değiştirmiş, namertçe Hakk’a ve Hakikate aykırı ifadeler dahi kullanmak gafletine düşmüş olabilirler.

Yurt dışında; emperyalist, kapitalist, materyalist kan emici sömürgeciler tek yumruk olmuş, senin ve senin yolun olan Kur’an yolundan giden Mü’min kardeşlerinin kökünü kazımak için adanmış ve ne pahasına olursa olsun yeryüzünde çıkarlarına ters düşen “İslam Dinini” bitirmeye and içmiş olabilirler.

Bu azmış sapık zihniyet, vatandaşına ve dindaşına kendini çok güzel reklam edip, içeriden çok çeşitli bilgi ve iletişim cihazlarıyla zehrini içten içe, sinsice zerk etmiş de olabilir. Tüm yakınındaki ülkeleri ateşe vermiş, iç karışıklıklarına sebep olmuş oradaki katliamlara sessiz kalmış ve zevkten dört köşe olduğu zamanlarda; senin zamanının “sözde”(!) insan haklarından ötesini değer olarak görmeyen kendine “bir-(LEŞMİŞ!) milletler” adını veren örgüt gibileri de ölenlerin insan olduğunu unutmuşçasına namert edaya bürünmüş olabilir.

Mü’min kardeşlerin yüzer yüzer asıldığı ya da katledildiği zamanlarda kendini “Dindar Maskesine” gizleyen gazete ve kanallarda hala kendilerine yol yapar manşetler, kendilerini “Özgürlük Maskesine” gizleyen gazete, kanal ve yazarlarda da bu olayları görmezden ve duymazdan gelme şeref, haysiyet yoksunluğu tezahür etmiş de olabilir.

Mü’min kardeşim!

Dünya arenasında bugün de olduğu gibi gelecekte de “İslam karşıtı” olan her ülke, her bölge, her kurum, her cemaat, her birey kılıçlarını çekerek seni ve yoldaşlarını doğramaya, kökünü kazımaya doğru geldiğinde; geleceğini düşünmeksizin –çünkü geleceğinden emin olduğun tek şey ölümün geleceğidir, ahiret hesabını vereceğindir!-, geçmişte düştüğün zaafların esaretine girmeksizin –çünkü mü’min gibi yaşadığın için zaafa köle olmamışsındır!- dünyayı etkisi altına almış zehri paramparça etmek için bu meydana kuşandığın dini ve fenni ilimlerle, Kutsal Dinin altındaki tüm ayrılmış, güçsüz, minicik mezheplere, tarikatlere, cemaatlere bölünmüş topluluklara İslam’ın tek çatısını ve tek cemaatini hatırlatıp; paylaşılan Allah, Peygamber, Kur’an esasları paydasında birleşip  atılmak senin üzerinde her mü’minin hakkıdır.

Bu “manevi” savaşta, her ne pahasına olursa olsun, dini ya da fenni bilgin ölçüsünde; gerekirse karınca misali dahi olsa, elinden gelen imkanı en büyük ölçüde kullanarak savaşmak en büyük vazifendir, vebaldir.

İşte, dahili ve harici böyle kuşatılmışlık ve üretilen korku imparatorlukları karşısında dahi muhtaç olunan kudret, İlahi Kitap olan “Kur’an-ı Kerim”den beslenen ve akleden her evrensel kalpte mevcuttur!

Artık zaman senindir!

Ayağa kalkmak ve koşmak, emaneti devralmak vaktindir!”

Habervaktim Okuru Ömer Muhtar Yılmaz

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum