Şehit anası Golfçü Paşa'ya sordu:
Aktütün şehidi Piyade Uzman Çavuş Selçuk Can’ın annesi Ayşe Can, "Ben mi gitseydim?" diyen ve golf oynamaya devam eden Paşa'ya isyan etti.
HASAN TOSUN / VAKİT
Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aydoğan Babaoğlu, 17 Mehmetçiğin şehit düşmesiyle sonuçlanan Hakkari Aktütün Karakolu’na yönelik terörist saldırıdan Cumartesi günü haberdar olmasına rağmen o gün akşama kadar Antalya Belek’te golf oynamaya devam etmesiyle ilgili skandallarla dolu bir açıklama yaptı. Özellikle şehit ailelerinin tüylerini diken diken eden bu sorumsuzluğu büyük bir pişkinlikle kabul eden Babaoğlu, “Ne yapsaydım acaba, bu eleştiride bulunanları mutlu etmek için o gün Aktütün'e mi gitseydim?” deme cüretinde bulundu.
BU NE SORUMSUZLUK?
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Hava Kuvvetleri Komutanı olan Babaoğlu ayrıca, skandal itiraflarda bulundu. Böylesi büyük bir saldırı olayının o gün kendisine ulaşmadığını söyleyen Babaoğlu, Cumartesi günü gelen bilgi üzerine teröristlere yönelik karşı harekatı golf oynarken koordine ettiğini şöyle ifade etti: “Şehitlerimizin haberi bana o gün doğal olarak anında ulaşmadı ama sonrasında başlatılan her harekatın emrini Ankara ile koordine ederek bizzat ben verdim.”
Şehit yakınları, Babaoğlu’nun bir gazetede yer alan bu açıklamalarına “Tabiî ki gideceksin. Sen komutanı değil misin onların? Biz çocuklarımızı size emanet ediyoruz. Senin evladın şehit düşse, golf oynamaya devam eder miydin?” diyerek sert tepki gösterdiler.
“SENİN EVLADIN ŞEHİT DÜŞSE,
GOLF OYNAMAYA DEVAM EDER MİYDİN?”
Aktütün şehidi Piyade Uzman Çavuş Selçuk Can’ın annesi Ayşe Can, “Tabiî ki gideceksin. Sen komutanı değil misin onların? Biz çocuklarımızı size emanet ettik. Senin çocuğun yok mu? Sen baba değil misin? Senin yüreğin yok mu? Elim ayağım titriyor. Kuzum gitti. Onların çocuğu şehit düşse, golf oynamaya devam ederler mi acaba? Bir helikopter kaldırıp bölgeye gidemez miydin? Gitsen ne olurdu? Benim kuzum tabutlara sığmazdı. Acımız çok büyük, çok. Ancak anne baba olan bilir benim acımı. Benim biricik oğlumu yaktılar. Gelinimi dul, torunlarımı öksüz bıraktılar. Ben ne yaparım şimdi onsuz” diyerek ağladı.
“SORUMLULUKLARINI
ALMAYACAKLARSA
İSTİFA ETSİNLER”
Şehit Aileleri Derneği Genel Başkanı Mehmet Güner ise “Biz evlatlarımızı komutanlara teslim ediyoruz. Çocuklarımızın sorumluluğunu almayacaklarsa görevi bıraksınlar da biz evlatlarımızı ellerine silah verip sınıra gönderelim. Bu tür sözler komutana hiç yakışmıyor. Hatalarını örtmek için anlamsız açıklamalar yapıyorlar. Asıl ordu böyle yıpratılıyor. Orduyu yıpratmayı bırakın. Bir komutanın ağzından çıkanı kulağı duyması gerekir. Orduyu yıpratmak istemiyorsa, böyle bir açıklama yerine, şehit ailelerini ziyaret etse daha iyi olurdu” dedi.
“NASIL HABERİ OLMAZ, HABER YOLLARINI TIKADI MI?”
Emekli Havacı Binbaşı Mustafa Hacımustafaoğulları da, Hava Kuvvetleri Komutanı Babaoğlu’nun “Şehitlerimizin haberi bana o gün doğal olarak anında ulaşmadı” şeklindeki sözlerinin “skandal bir itiraf” olduğunu söyledi. Hacımustafaoğulları, şöyle konuştu: “Üniforması sırtında olan bir askerin izni, bayramı, tatili olmaz. Komutanlar, hem yaptığından hem de yapmadığından sorumludur. ‘Haberim yok’ demek, kendisine haber verilme yollarını tıkadığını gösterir. ‘Ben mi gitseydim’ demek de ihmalin göstergesidir. Görevini yapmayan, ihmal eden, suiistimal eden her kim olursa olsun ya idari yönetim tarafından el çektirilir, ya da kendisi erdem sahibi bir insansa uyduruk bahanelerin arkasına saklanmak yerine en anlamlı tepkiyi gösterip istifa eder. Gerçi bunlar hatayı kabul etmek yerine hatasını ortaya koyanı susturmaya çalışırlar.”
SALDIRI EMRİNİ GOLF BAŞINDA VERMİŞ!
Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Babaoğlu, kartel gazetesine yaptığı açıklamada kendini şu sözlerle savundu: "Evet, ben Cuma ve Cumartesi günü Antalya'da idim. Komutanlarımdan izin alıp Ankara'dan Antalya'ya giderek Karpuzkaldıran Askeri Kampı'nda kaldım. TSK'da kuvvet komutanı da olsanız daima her adımınızı komutanlarınızın izni dahilinde gerçekleştirirsiniz. Doğrudur. Antalya'da turnuvada golf oynadım. Yıllardır bir spor olarak yapıyorum. Cumartesi akşam da Ankara'ya döndüm. Pazar günü de, Sayın Cumhurbaşkanı'nın da katıldığı Eskişehir'deki şehidimizin cenazesindeydim. Tabii ki her tür eleştiriye hakaret ve iftira olmadığı sürece açığız. Ama bu mu olmalı eleştiri? Burada, şunu sormamışlar. Hava Kuvvetleri harekat refleksi ve operasyonlar bazında bir zaafiyet yarattı mı? Herhangi bir eksiklik olmuş mu?"
AKTÜTÜN'E Mİ GİTSEYMİŞ!
"Hata yapılmış mı? Hayır. Ne yapsaydım acaba, bu eleştiride bulunanları mutlu etmek için o gün Aktütün'e mi gitseydim? Bütün bunlar bilerek TSK'yı yıpratmak amacı ile yazılıyor. Kimse TSK'ya, Hava Kuvvetleri'ne haksızlık yapmasın."
"Hava Kuvvetleri'nin 24 saat alarmda olan harekat merkezleri vardır. Kuvvet sadece benden oluşmuyor. İlgili nöbetçi kurmay ve harekat personelimiz sürekli her tür gelişmeye anında yanıt verecek şekilde organize olmuşlardır. Şehitlerimizin haberi bana o gün doğal olarak anında ulaşmadı ama sonrasında başlatılan her harekatın emrini Ankara ile koordine ederek bizzat ben verdim. Her aşamada her harekat detayını ilgili arkadaşlarımla koordine ettik. Son 4 günde gerçekleştirilen sınır ötesi ve içi harekatlarda da tam isabet kaydedildi."
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.