'Yasağın sebebi yetki gaspı'

'Yasağın sebebi yetki gaspı'
habervaktim'in 'Yasak bugün de kalkabilir' başlıklı haberi Türkiye gündemine oturdu. Ortak fikir: 'Yasak tamamen keyfi. Hiçbir yönetmelik kanunlara aykırı olamaz.'

Haberin yayınlanmasının ardından siteye yüzlerce mesaj yağdı. Büyük heyecan yaratan haberimiz ile ilgili büyük bir telefon trafiği yaşandı. Türkiye’nin dört bir yanından gelen tepkiler, yasağın kalkmasının ne kadar olumlu sonuçlar doğacağının da göstergesi oldu. Akademisyenlerden STK temsilcilerine, siyasetten ekonomi dünyasına pek çok önemli isim, 28 Aralık 1989’da üniversitelerde uygulanan başörtüsü yasağının kaldırılması hadisesinin bugün de yapılmaması için hiç bir neden olmadığı görüşünde birleşti.

“ANAYASA MAHKEMESİ TBMM’NİN YETKİLERİNİ GASP EDİYOR”
Gazi üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Veysi Erken, habervaktim’e yaptığı açıklamada, Ferman Demirkol’un ‘Türkiye'de Yasama Fonksiyonunun Gaspı’ isimli kitabında dikkat çektiği tespitlerin gündeme taşınması gerektiğini söyledi. Erken şunları kaydetti: “Kitapta Anayasa Mahkemesi’nin TBMM’nin yetkisini gasp ettiği belirtiliyor. İlk önce ona vurgu yapmak lazım. Kanun devletlerinde suç ve cezalar kanunla belirlenir. Eğer bir şey suçsa, kanunda rahatlıkla yazılır. Yönetmelikle, tüzükle de ancak genişletilir, daha açıklayıcı hale getirilir. Tüzükle, genelge ile bir suç oluşturulamaz. Bu uygulama açıkça Meclisin yetkilerinin gaspıdır.”

“KESİNLİKLE KEYFİ UYGULAMA VAR”
“İşin o boyutuna özgürlükler açısından topyekün bakmak gerekir. Şimdi anayasanın 153. maddesini okuduğumuz zaman, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı ile yeni bir uygulamanın yok sayılması mümkün değil, eğer hukuk varsa böyle olur. Burada kesinlikle keyfi uygulama var. Katsayı zulmü ile ilgili söylemleri de samimiyetsiz buluyorum. çünkü 2547 sayılı kanunun 44. maddesinde ‘meslek lisesi mezunu olanlar kendi alanlarını tercih ettikleri zaman ek puan verilir. Puan azaltılacağı gibi bir durum yok. Bu yasaklarla ilgili olarak özellikle meclisin yetkisinin gasp edildiği gündeme getirilmeli.”

“UYGULADIM DİYECEK MESELE BİTECEK”
“Şu anda YöK başkanı arkadaş bu uygulama yanlış, çünkü biz meclisin yetkisini Anayasa Mahkemesi’nin yaptığı gibi gasp edemeyiz, diyebilmeli. öğretim üyeleri olarak kanunun emrettiği şekilde uygulamalar yapabilirler. Kemal Gürüz döneminden beri uygulanan yasak hukuksuzdur. Başörtüsünü yasaklayan yönetmelik maddesi ortadan kaldırıldı. Uygulamanın bugün de normal olarak devam etmesi gerekir. Ama bunun yönetmelik olarak ele alınmaması gerekir, Mecliste Ek 17. maddesi şu anda yürürlükte. Gerekçeye sığınılarak yeni bir uygulamaya yol açıyor. Hiçbir düzenlemeye gerek yoktur. YöK Başkanı ya da rektörler sadece ‘uyguladım’ diyecek ve mesele bitecek.

"YASAMA YETKİSİNİN GASPI"
Ferman Demirkol’un 2004 yılında yayınlanan ‘Türkiye'de Yasama Fonksiyonunun Gaspı’ isimli kitabında Anayasa Mahkemesi’nin yetki gaspı şu sözlerle ifade edilmişti: “Bugün Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı makamında oturan o günkü Anayasa Mahkemesi hakimi Necdet Sezer'in de içinde olduğu azınlık grubunun görüşü, iyice analiz edildiğinde Ek 17. madde iptal edilmesi gerektiği halde iptal edilmemesini eleştiriyor ve buna muhalefet şerhi yazıyorlar. O halde Ek 17. madde yürürlüktedir. Bunun yürürlükte olmadığını ifade etmek mevcut bir hükmü yok farz etmek ve tamamen yasamanın yerine geçmektir. Yani yasama yetkisini gasp etmektir.”

“KILIK KIYAFETİ DüZENLEYEN TEK HüKüM EK 17. MADDE”
Yrd. Doç. Dr. Adnan Küçük de, 25 Aralık tarihli bir açıklamasında, yüksek öğretimde kılık kıyafet serbestisini düzenleyen Ek 17. madde ile ilgili şu ifadeleri görüşlere yer vermişti: “Türkiye'de 25 yıldır üniversite öğrencilerine yönelik olarak, kanuni dayanağı olmayan bir başörtüsü yasağı uygulanmaktadır. AYM, yüksek öğretim öğrencilerinin dini inançları gereği başörtüsü takarak okumalarını serbest hale getiren 2547 Sayılı Kanun'un Ek 16. maddesini iptal etmiştir. Daha sonra yüksek öğretimde kılık kıyafet serbestîsini düzenleyen 2547 Sayılı Kanun'un Ek 17. maddesi yürürlüğe sokulmuştur. Hâlihazırda yüksek öğretimde kılık ve kıyafeti düzenleyen tek hüküm, Ek 17. maddedir. Buna göre ‘Yürürlükteki kanunlara aykırı olmamak kaydı ile; yükseköğretim kurumlarında kılık kıyafet serbesttir.’ Anayasa Mahkemesi, Ek 17. madde hakkında açılan iptal davası üzerine, ‘yorumlu ret’ kararı vererek Ek 17. maddenin ‘başörtüsü serbestîsini içermediği’ yönünde karar vermiştir. Danıştay da başörtüsünü yasaklayan disiplin hükümlerini kanuna aykırı bulmamıştır.”

BAŞöRTüSü KANUNEN YASAK DEĞİL
“Ancak, bu hükme rağmen, başörtüsü yasağının varlığından söz edebilmek, hukuk mantığının alt üst olması anlamına geldiği gibi, yasağı öngören ve ona dayanak teşkil eden argümanların da Anayasa ve Anayasa Mahkemesi içtihatları ile hiçbir şekilde bağdaşırlığı bulunmamaktadır. Kılık-kıyafeti düzenleyen Ek 17. madde hükmü başörtüsünü yasaklama bir yana bilakis serbest kılmaktadır. çünkü başörtüsünü yasaklayan hiçbir kanuni düzenleme bulunmamaktadır. Her bir üniversitede ayrı ayrı yayımlanan yasaklama "genelge"lerinin dayanağını Anayasa Mahkemesi, Danıştay ve AİHM kararları oluşturmaktadır. Başörtüsü yasağının kaynağını yargı kararları ve onlara dayanan "genelge-karar" şeklindeki idari işlemler oluşturmaktadır. Bu yöntem hem Anayasa'nın 13. ve 38. maddeleri ile hem de AYM'nin müstakar içtihatları ile açıkça çelişmektedir.”

“TüRBAN İçİN 153/2’Yİ NETLEŞTİRMENİZ YETERLİ”
Vakit gazetesi yazarı Ali İhsan Karahasanoğlu da, ‘Türban için, 153/2’yi netleştirmeniz’ yeterli başlıklı bugünkü yazısında, anayasanın 153. maddesinin ikinci fıkrası hayata geçirilerek bir düzenleme yapılabileceğini belirtti. “Anayasa Mahkemesi’nin kanun koyucu gibi hareket edemeyeceğine” vurgu yapan Karahasanoğlu, Anayasa değişikliklerini türban yasağına dayandıran kartel medyasına da iyi bir ders vermiş oldu.

(Ali Karahasanoğlu'nun yazısına ulaşmak için tıklayın)

(Dünkü haberimiz için tıklayın)

(Engin Kaşdaş - habervaktim)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.