Evlatlık Hayvan!

Evlatlık Hayvan!
Ankara Büyükşehir Belediyesi ile işbirliği içinde Gölbaşı’nda oluşturulan hayvan mezarlığında Fatiha okuyan kendini bilmezler, işi öyle bir noktaya getirmişler ki “evlatlık hayvan” temini bile sağlıyorlar.

Dün Habervaktim’de yer alan haberde, Meliha Yılmaz Doğal Hayatı Koruma Vakfı ile Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin işbirliğiyle kurulan Gölbaşı’ndaki hayvan mezarlığında her bir hayvan için ayrı bir mezar yeri açılıp başucuna mezar taşı dikilmesi ve burayı ziyarete gelen kendini bilmezlerin dualar etmesine gelen tepkileri aktarmıştık.

“EVLATLIK HAYVAN”

Sözkonusu vakfın internet sitesinde, grubun insan gibi “evlatlık hayvan” temini de sağladıkları görülüyor. Sitede “EVLAT EDİNME” başlığı altında, Barınağımızda melez köpeklerin yanısıra, terrierler, gr'ler, çoban köpekleri, av köpekleri, vb cins köpekler de vardır. Eğer birisini evlat edinmek isterseniz, barınağımıza gelerek M. Hanım'la iletişim kurmanız veya …@yahoo.com adresine ileti göndermeniz başlangıç olarak yeterli olacaktır” deniliyor.

VAKFIN ÇOCUĞU: “PEMBE KAZAĞIYLA O KADAR HUZURLU Kİ!”

Sitede, “evlatlık” hikayeleri de paylaşılıyor. İşte onlardan biri. Dilber adını verdikleri köpekten “çocuğumuz” diye bahsedilirken, İzmir’den gelen “evlat edinme” talebi ve sonrasındaki gelişmeler şöyle anlatılıyor: “Gölbaşı Barınağı'na 'gece çok ağladı' diye terkedilmişti... Minicik kara bir yavru. Barınak çalışanları kendsine 'Dilber' ismini takmıştı. Bir akşam gelen telefon 2009'da aldığım en güzel telefon oldu. Dilber'in ilan sitesinde resmini gören genç bir çift onu almak üzere 'izmir'den yola çıkmak istiyordu. Birisi şaka yapıyor diye düşündüm doğal olarak. Sadece ve sadece Dilber'i almak için gelip, geri dönecekler... Onlarca paranoyak soruma büyük bir sabır ve olgunlukla yanıt veren sesin sahibi Gülşah ve eşi Erkan gece boyunca direksiyon sallayıp Dilber'lerini almak üzere Ankara'ya geldiler. Pırıl pırıl genç bir çift. Gerçekten de güzel bir rüya gibiydi ve daha güzeli de her şey gerçekti. Kucaklarına aldıkları andan itibaren yeni ismiyle Hera'nın İzmir'de çok mutlu bir yaşamı olacağını anlamıştım. Gelen resimler zaten her şeyi anlatıyor. Hera oyuncakları, şeker pembesi kazağıyla o kadar huzurlu ve mutlu ki... Teşekkürler Gülşah abla. Teşekkürler Erkan abi. Umarım tüm sahipsiz çocuklarımıza böyle rüya gibi öyküler yazarız. Aşağıda yeni yuvasında 'Hera' mız.”

DİNİMİZ NE DİYOR?

İlahiyatçılar, hayvanlara mezar açarak gidip başuçlarında dua okumanın İslam hukukunda yerinin olmadığını söylüyor. Yapılan hareketlerin tamamen bidat olduğunu kaydeden ilahiyatçılar  “Belki de kalkıyorlar onlara cenaze namazı da kılıyorlardır. Yani bu kadar abesle iştigaldir. Böyle bir şey mümkün değildir. Hayvan canlıyken tabii ki sevilir, beslenebilir. Nasıl hayvanların besleneceği de İslam fıkhında bellidir. Ama bunun ötesinde kalkıp hayvana mezar yapmak, farklı noktalarda kalkıp dua etmek yanlıştır. Hayvanlar zaten masumdur. Hayvanların nesine dua ediyorsun sen? Bunu yapanlar yeniden bir şeyler icat ediyorlar” diyor. 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum