Bu Nasıl Adalet?
Osmaniye’de 14 yaşında lise öğrencisi iken sevdiği gence kaçan Tuba Filiz, aileler şikayetçi olmadığı halde, eşi Veli Filiz’e açılan kamu davası sonucu 10 yıl 10 ay hapis cezası verildiğini ve bu cezanın 7 yaşındaki kızı ile kendisini mağdur ettiğini belirterek AYM’ye başvurdu.
Düziçi ilçesinde 14 yaşındayken kaçarak dini nikahla evlendiği kocası “kız kaçırma” suçlamasıyla açılan kamu davasından 11 yıl hapse mahkum edilen kadın, Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) bireysel başvuru yaptı.
Küçük yaşta kız kaçırma suçlamasıyla hakkında açılan dava sonucu 10 yıl 10 ay hapis cezası verilen ve 2 yıldır cezaevinde olan Veli Filiz’in (30) eşi Tuba Filiz (22), eşi cezaevinde olduğu için mağdur oldukları gerekçesiyle avukatı aracılığıyla AYM’ye başvurdu.
7 YAŞINDAKİ KIZIYLA KAYINVALİDESİNİN EVİNDE YAŞIYOR
Düziçi ilçesinde kayınvalidesinin evinde 7 yaşındaki kızı Hürü Neşe ile yaşayan Tuba Filiz, 2006 yılında 14 yaşındayken eşi Veli Filiz ile kaçarak dini nikahla evlendi. Tuba Filiz’in babası Ali Kızal’ın, o zaman lise 1. sınıf öğrencisi olan kızının okuldan eve dönmemesi üzerine polise müracaatta bulunmasıyla adli süreç başladı. Kısa süre sonra kızının kaçtığını ve evlendiğini öğrenen Kızal, damadı ve kızıyla barışarak şikayetçi olmadığını belirtti.
“Küçük yaşta kız kaçırma ve cinsel istismar” suçlamasıyla Veli Filiz hakkında kamu davası açıldı. Çift, 2007 yılında kızları Hürü Neşe dünyaya geldikten sonra 2008 yılında resmi nikah yaptı.
Hakkındaki kamu davası 2012 yılında sonuçlanan Veli Filiz, aldığı 10 yıl 10 ay hapis cezası nedeniyle cezaevine girdi. Cezası gereği 5 yıl daha cezaevinde kalacak Veli Filiz’in eşi ve kızı, kayınvalidesi Elif Filiz’in (60) yanında kalmaya başladı. Dul ve yetim aylığıyla geçinen kayınvalide, hiçbir geliri olmayan gelini ile torununa bakıyor.
Tuba Filiz, yaptığı açıklamada, kendisi ve kızının iki yıldır büyük mağduriyetler yaşadığını, son çare olarak AYM’ye bireysel başvuru hakkını kullandığını söyledi. Benzer olaylar nedeniyle açılan kamu davalarının Yargıtay tarafından bozulduğuna dair gazete kupürlerini gösteren Filiz, mahkeme kararının kocasıyla kendisini ve küçük kızını da cezalandırdığını ifade etti. Kocası hakkında bir şikayet dilekçesi olmadığını ve ailelerin barıştığını anlatan Filiz, şöyle konuştu:
“Kocam kasten bir suç işlemedi, kendi rızamla ona kaçtım ve evlendik. Kocamın tutuklanması ailemizi dağıttı, kızım babasız büyüyor. Kayınvalidemin evine sığındık, zor şartlar altında yaşıyoruz. Benzer olaylarda Yargıtay tarafından cezanın bozulduğunu öğrendim. Denetimli serbestlik, ev hapsi veya açık cezaevi gibi uygulamalar olabiliyormuş. Eşim cezaevinde olduğu için hem maddi hem manevi sıkıntılar çekiyoruz. Mağduriyetimizin giderilmesi için durumumuza çözüm bulunmasını istiyorum.”
MAHKEME KARARI, ANAYASANIN 20 VE 41. MADDELERİNİ İHLAL EDİYOR
Tuba Filiz’in avukatı Mustafa Darçın ise tüm iç hukuk yollarının tükenmesiyle son çare olarak AYM’ye başvuruda bulunduklarını belirtti.
Mahkeme kararının müvekkilinin aile bütünlüğüne zarar verdiğini savunan Darçın, “Anayasamızın 20 ve 41. maddeleri ailenin bütünlüğü ve korunmasıyla ilgili hükümleri içeriyor. Anayasanın, ailenin birliği ve korunmasına ilişkin maddeleri ihlal ettiği düşüncesiyle AYM’ye başvuruda bulunduk. Umarım, bireysel başvurumuz kabul edilir ve müvekkilim eşine kızı da babasına kavuşur” diye konuştu.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.