Londra Ekonomi Okulu'nda Kıbrıs tartışıldı

Londra Ekonomi Okulu'nda Kıbrıs tartışıldı
Kıbrıs'ta yaşanan gelişmeler Londra Ekonomi Okulu'nda tartışıldı

Kıbrıs'ta, geçtiğimiz yıl Güney Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hiristofyas'ın iktidara gelmesinin ardından, KKTC ile Güney Kıbrıs Rum yönetimi arasında yeniden başlayan Kıbrıs barış görüşmelerine ilişkin son gelişmeler, Londra Ekonomi Okulu'nda tartışıldı. 

Türk ve Rum öğrencilerin katılımıyla gerçekleşen programa Güney Kıbrıs eski liderlerinden George Vassiliou, Kıbrıs Barış Görüşmeleri Projesi Direktörü Spyros Christou, Kıbrıs-AB Cemiyeti Başkanı Ali Erel ve Greenwich Üniversitesi Araştırma görevlisi Alev Adil konuşmacı olarak katıldı. 

İlk konuşmacı olarak kürsüye çıkan Alev Adil, Ada'nın yeni bir dönüşüme ihtiyacı olduğunu söyledi. Ada'nın Türk, İngiliz ve Rum askeri birliklerinden arınması gerektiğini savunan Adil, "Barış, Ada'yı, her iki toplumu birleştirerek ekonomiyi daha da canlandıracak. Bu Türk ve Rum liderlerin ellerinde olan bir fırsattır." şeklinde konuştu. Annan Planı'nın Rumlar tarafından reddedildiğini de hatırlatan Adil, "Bundan almamız gereken dersler olmalıdır." dedi. Kıbrıs'ta yaşayan Rum ve Türk halkının Ada'da meydana gelen bölünmenin kurbanı olduklarını anlatan Adil, halkın bu bölünmenin sorumlusu olmadığını ancak bu sorunun çözümü noktasında da birlik içinde gayret etmenin önemini vurguladı. 

Ada'da iki lider arasında ciddi görüşmelerin devam ettiğini ancak bu ciddi görüşmeler karşısında da oluşan beklenti karşısında da dikkatli olmak gerektiğini vurgulayan Kıbrıs - AB Cemiyeti Başkanı Ali Erel de, "Geçmişte de her iki toplum lideri arasında çok sayıda ciddi görüşmeler oldu ancak hiçbiri başarılı olamadı. Kıbrıs'ta yaşanan sorunun çözümü malesef Kıbrıs halkına bırakılmış değil. Her zaman dışardan müdahale edilmiştir barış görüşmelerinde. Buna AB, Birleşmiş Milletler gibi kuruluşları örnek verebiliriz." dedi. Son 20 yılda Kıbrıs sorununun iyileşmemesi ve kötüleşmesinin kökeninde Avrupalılaşma ve Avrupa'ya yönelme politikalarının olduğunu belirten Erel, Kıbrıs sorununun, Türkiye'nin gümrük birliği ve AB'ye üyelik süreci ile Güney Kıbrıs'ın AB üyeliğine göre yön değiştirdiğini vurguladı. Türk hükümetinin de Kıbrıs sorununda tek başına insiyatif kullanamadığını ifade eden Erel, "Türkiye içinde çok farklı dinamikler var. AB yanlısı olan var olmayan var. AB yanlısı olup da Kıbrıs'ta bir birleşmeye de karşı olanlar var." şeklinde konuştu. 

Dünyanın sorunlarla dolu olduğunu anlatan Güney Rum Kesimi eski liderlerinden George Vassiliou ise, "Türkiye'nin Kıbrıs'ı işgal ettiği 1974 yılından bu yana Ada'da barışın sağlanması için çok sayıda önemli fırsatlar yakalandı ancak hiçbiri başarılı olamadı. Hatta benim Cumhurbaşkanı olduğum dönemde görüşmeler devam ederken Türkiye Cumhurbaşkanı Turgut Özal hayatını kaybetti, ben de seçimleri kaybedince görüşmeler orda kaldı." dedi. Ada'da barışı isteyenlerin sayısının da az olmadığını belirten Vassiliou, bugüne kadar barışın sağlanamamış olmasının nedenlerinden birinin de ortaya atılan fikir ve planların ciddiye alınmaması olduğunu söyledi. Ada'da devam eden Hristofyas ile Mehmet Ali Talat arasındaki görüşmelere de değinen Vassiliou, "Önemli bir başarıdır ancak bunu nasıl başardılar, bilmiyorum. Bilmediğim bir konuda da size sır veremem zaten" dedi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.