'Mogan SOS Veriyor'
Habervaktim gazetesi Yayın Yönetmeni İlhan Coşkun’a konuşan Gölbaşı Belediye Başkanı Fatih Duruay, ilçenin en önemli varlığı olan Mogan’ın yıllardır gerekli çalışmalar yapılmadığı için bugün sos verir halde olduğunu, ulusal bir proje ile Göl’ü yeniden hayata döndüreceklerini söyledi.
NASIL BİR BELEDİYE İLE KARŞILAŞTI?
-Başkanım, bu sizinle ilk röportajımız olacak. Habervaktim gazetesi olarak öncelikle görevinizin hayırlı olmasını, başarılı geçmesini diliyoruz. Size ilk olarak şunu sormak isteriz; makama geldiğinizde nasıl bir belediye buldunuz?
Tabi genelde yeni gelen belediye başkanları, hep devraldıkları belediyeler için kötü bir imaj çizerler. Biz şikayetçi değiliz, bundan sonrada da şikayetçi olmayacağız. Sonuçta yapılan hizmetler Gölbaşı için yapıldı. Bundan önce Nasır Bey de devrederken Nasır Bey'in de yaptıkları Gölbaşı içindi. Bütçesi doğrultusunda hizmet etti.
-Borç durumu nasıl?
Belli bir borç muhakkak olacaktır. Tabi ki bu borçlar ödenebilir yani belediyenin imkanlarıyla gelirleriyle ödenebilir bir seviyede olması lazım. Bizler de şikayetçi değiliz. Giden arkadaşımız Gölbaşı'na borç bıraktıysa da, hizmet ederek bıraktı. Yani bunu hiç kimse devletine, milletine zarar vermek için yapmaz. Bu konuda ben böyle düşünüyorum.
KONYA YOLU’NUN İKİ YAKASINI BİRARAYA GETİRECEĞİZ
-Başkanım, Gölbaşı için neler düşünüyorsunuz, hedefleriniz neler?
Tabi, bizim hedeflerimizden en büyüğü Konya yolumuzun iki yakasını bir araya getirmek. Bizim Gölbaşı'ndaki en büyük dertlerimizden bir tanesi Konya Yolu'nun Gölbaşı'nı ikiye bölmesi. Şu anda en büyük hedefimiz bu. İnşallah Büyükşehir Belediye Başkanımızla da bu konuyu görüştük. Büyükşehir Belediye Başkanımızın da bu konuda çözüm için ısrarcı olduğunu gördük. İnşallah bu sorunu çözebileceğimize inanıyoruz.
GÖL ELDEN GİDİYOR, ÇÖZÜM ARIYORUZ
-Gölbaşı'nın her belediyeye nasip olmayan eşsiz güzellikte bir gölü var. Göl ile ilgili sıkıntılar ne durumda ve çözümü için neler yapacaksınız?
Gölbaşı'nın en büyük özelliği gölü. Ama gölümüzde yaşanan bazı sıkıntılar var. Gölümüz çok kirleniyor. Daha önce de belirtmiştik, Süleyman Demirel Bey'in cumhurbaşkanlığı dönemi, İmran Aykut Nanımefendi’nin Çevre Bakanlığı döneminden bu güne burada gölün kurtarılması için 2 tane çalıştay düzenlenmiş. Aradan 25 sene geçmiş ama maalesef bir tane bile birşey yapılmamış. Biz bununla ilgili olarak bir kamuoyu oluşturulmasını istiyoruz. Gölbaşı gölümüz gidiyor. Kendi mezrasını bırakıldığı zaman bu gölümüz elden gidecek. Şu anda gölün bakın kenarındayız, üstüne bakın hep ot. Bu şimdi böyle, ağustos ayında belki de komple ot olacak. Bununla ilgili bir dosya hazırladık. Başbakanımıza sunulmak üzere Gölbaşı'nın genel olarak sıkıntılarını içerin bir dosya hazırlandı inşallah sıkıntılarımızı çözeceğiz.
-Anlattıklarınıza bakılırsa gölde gözle görülmeyen ama acilen çözülmesi gereken sıkıntılar var sanırım. Biraz açar mısınız konuyu?
Evet, birçok sıkıntı var. Dip mırığı denilen sıkıntı en büyük sıkıntı. Dipteki torf denilen doğal gübre zamanla gölün dibine doldu. Değişik yerlerden akıntı ile gelenler var. Yeraltı suları ile gelenler var, oradaki kimyasallar tarlalara atılan ilaçlarla göle gelen şeyler var. Mesela burada üç beş sene önceydi sanırım, metan gazı patlaması olmuştu. Kamyonlarla balık ölüsü atıldı. Düşünün kamyonlarla. Belki beş kamyon balık ölüsü çöpe atılmıştı. Bizler burada balıkların nefes almak için yüzeye çıktığını gördük. Ufacık bir su akışına karşılık, balıkların nefes almaya çalıştıklarını gördük ve çok üzüldük. O yüzden çevreci arkadaşlarımıza özellikle rica ediyoruz. Herşeyi doğalına bıraksaydık, bu göl kirlenmezdi, insan olarak biz kirlettik.
-Başkanım, peki gölün kirlenmesine artı etki olarak kanalizasyonları da sayabilir miyiz?
Kanalizasyon bağlantısı diye bir şey olduğunu tahmin etmiyorum. İnsanımızın artık bu konularda duyarlı olduğuna inanıyorum. Çevre konusunda hem buradaki işletmeler hem de vatandaşlarımız çok duyarlı. Bunun en güzel örneği, yaban ördeklerimiz var, göl kenarında görürsünüz. İnsanlar daha önceleri avlarlardı. Bu ördekleri burada görmek mümkün değildi. Karabataklar 1 metre yakınınıza gelebiliyor. Bu gelişmeler olumlu. Hayvanlar da artık insanlara alışmış durumda. Ben duyarlılığın gerçekten arttığına inanıyorum.
PİKNİKÇİLERİN ESNAFA KATKISI YOK
-Göl bu bölgeye çok büyük avantaj sağlıyor. Hafta sonları gölü gezmeye gelen insanların Gölbaşı esnafımıza katkısı oluyordur?..
Şu anda hafta sonları yaşanan aşırı kalabalığın aslında Gölbaşı esnafına hiçbir katkısı yok. Evet yanlış duymadınız buradaki esnafa hiçbir katkısı olmuyor. Buraya piknik için gelen vatandaş bütün malzemelerini Gölbaşı dışından alıp geliyor, belki göl kenarındaki birkaç esnaftan ufak tefek alışverişler yapılabiliyor ama bunun dışında hiçbir katkı sağlamıyor.
KESİKKÖPRÜ SUYU İLE MOGAN SUYU UYUŞMADI
-Başkanım, göle katkı sağlayacak bir su bağlantısı yapılmıştı, bu su gölün ihtiyaçları için yetersiz mi kaldı?
Kesikköprü'den gelen su ile gölün suyu uyuşmadı. Oranın demir oranı biraz yüksek geldi sanırım. Suyun buraya biraz süzülerek gelmesi lazım denildi ve bu konuda bir çalışma yürütülüyor.
-Gölbaşı giderek büyümekte. Peki Gölbaşı şu anda hangi yöne doğru büyümeye devam ediyor?
Gölbaşı'mızın bizim isteğimiz çevre korumanın dışına doğru büyümesi. En büyük sıkıntımız imar sıkıntısı. Şehrimizi büyütebilmemiz için Çevre Bakanlığı'nın, çevre korumanın dışına çıkmamız lazım. Bizim Gölbaşı'nın eski yerleşim alanı biraz daha kısıtlı bir alan, bunun dışına çıkmalıyız. Bu bayağı bir mesafe ama şu anda Gölbaşımız İncek Bölgesi'nde hızla büyüyen bir bölge. Yeni imar çalışmalarında Güneykent dediğimiz bölgemiz var, oralar da hızla büyüyen yerler. Buralarda elit tabakanın ısrarla Gölbaşı'nda ikamet etme talepleri var. Türkiye'nin Başkent'i Ankara'dır. Ankara'nın Başkenti de Gölbaşı'dır. Burada Gölbaşı, Cumhurbaşkanlarımızın, Meclis Başkanlarımızın, Bakanlarımızın en fazla oturduğu ilçelerden birisi. O şekilde görüyorum, bilmediğimiz birçok milletvekilimiz de burada oturuyor.
BEKLENTİLER ÇOK FARKLI
-Gölbaşı alan olarak değişik kesimlerden oluşuyor. Sanıyorum, her kesimden farklı istekler geliyordur. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
Her bölgenin de kendisine göre hassasiyetleri var. Şimdi siz İncek bölgesindeki insana ne derseniz deyin, Konya Yolu'nun ikiye bölünmüşlüğünü yapmamız lazım deyin oradaki insanın umurunda değil. Oradaki insanların beklentisi çok çok daha farklı. TOKİ bölgemiz denilen bir yerimiz var, onların beklentileri çok ayrı. Buralardaki gölün etrafında oturan vatandaşlarımız var, onların da bizden beklentileri farklı. Bir de taşrada oturan çok eskiden beri yerleşmiş, eski köy olup yeni mahalle olan yerlerin beklentileri var.
ÖZGÜN PROJELER OLACAK MI?
-Ankara'da ilçe belediyelerimizin geliştirdiği yeni projeler var, mesela kapalı Pazar yerleri gibi.. Altındağ'da mahallelerde yapılan küçük mahalle camileri var, doğal köy ortamları oluşturulmuş. Gölbaşı'nda da bu tür özgün projeler düşünüyor musunuz?
Evet haklısınız, şu köy olayını söyleyeyim, bizim yeterince doğal köyümüz var. Pazar yerleri konusunda Mamak Belediyemizin yaptığı projeleri beğeniyoruz. Tabi bahsettiğiniz bu projeler gerçekten çok güzel. Daha biz yeniyiz burada. Şu anda 3 ay oldu ve vatandaşlarımızın büyük beklentileri var. Bunlarda normal tabi ki. İktidar partisinden seçilmiş bir belediye var ve insanların beklentileri de çok çok fazla. Yapacağımız hizmetler gerçekten sürece yayılması gereken hizmetler. Bir günde olacak işler değil bunlar, tabi bu konuda da çalışmalarımız sürüyor. Projelerimizi bir bir hayata geçireceğiz. Ama şimdi bize biraz süre lazım. Sihirli bir değnek yok elimizde. Ama örnek aldığımız belediyelerin çalışmaları bize de örnek olacak. AK Partili belediyelerin yapmış olduğu projeleri örnek alacağız, iyi belediyecilik yapan başka partilerden de olabilir onlardan da örnek alacağız, ama bizler AK Partili belediyeleri daha başarılı gördüğümüz için onlar bize daha çok yol gösterecek.
-Gölbaşı halkının öncelikli beklentileri neler?
Her bölgenin kendisine has yapısı var. Gölbaşımızı 5 bölgeye ayırdığınızda herkesin beklentisi çok farklı. Her bölgedeki insan diğer bölgelerdeki çalışmalar onları ilgilendirmiyor. Villalarda oturan insanlar mesela ne Konya Yolu ile ilgilenir, ne de İncek'teki yüksek katlardan alakalıdır. Onları ilgilendiren konular daha da farklı. Böyle bir hassasiyetimiz var. Beklentileri çok çok farklı olan bir bölgedeyiz. Yeni mahalle olan yerlerdeki insanlarımız daha farklı şeyler bekliyor. Mesela onlar da istiyorki bir Kültür Merkezimiz olsun. Ama mahallede kim yaşıyor 50-60 kişi, kışın 10 hane olan yerler ama işte beklenti. Bu da iktidardaki AK Parti'nin vatandaşlara yaşam standardını yükseltmesi ve belediyelerin hizmet kalitesini yükseltmelesi insanlardaki beklentileri de yükseltti.
YAŞLILAR EVİ, ENGELLİLER EVİ YAPILACAK
-Başkanım bir de Gölbaşı Huzurevi konusunda kısa bir bilgi alabilir miyiz?
Huzurevimizden ziyade yaşlılar evi gibi, engelsizler evi gibi projelerimiz var. İkisi de birbirini tamamlasın istiyoruz. Hem yaşlılarımız, amcalarımız, teyzelerimiz hemde engelli kardeşlerimizle birlikte olsunlar istiyoruz öyle bir projemiz var. Aşağı yukarı yerini de tespit ettik gibi. Gölbaşımız gerçekten hızlı gelişen bir bölge. Belki de Türkiye'nin en hızlı büyüyen bir bölgesi. Bu her bakımdan. Mesela İncek Bölgemizdeki yapılar belki de Türkiye'de başka hiçbir yerinde yok. Sonra çevredeki yerleşim alanları villalar falan buraya yerleşenler çok fazla.
-Ramazan ayındayız, belediyenizin bu konuda çalışmalarından bahseder misiniz biraz da?
Ramazan ayında çok arkadaşımız geldi, ramazan şenlikleri etkinlikleri isminde bazı çalışmalar getirdiler. Bizler Ramazan'da hiçbir program yapmayacağız. Bunun tek bir sebebi var. Teravihe gitmek isteyenleri camiye gitmekten alıkoyacak hiçbir şeyi istemiyoruz, bu tasavvuf musikisi de olsa aynı. Onların camiye gitmesine engel olarak, vebalini almamak adına hiçbir şekilde hiçbir program yapmayacağız, yapmıyoruz. Ha belki teravihten çıkan insanlara ikramlarımız tabiki olacak. Bizim böyle bir radikal kararımız var. Ama maalesef böyle bir beklenti olmuş. Biz bu beklentiyi yapmayacağız. İnsanları teravih namazından alıkoymayacağız. Sahil parkımızda daha önce olduğu gibi çadırlar ve standlar kuruldu. Teravihten çıkan vatandaşlar ya da oraya giden vatandaşlar oradan yemek yerler, çay içebilirler ne yaparlar bilemeyiz ama biz belediye olarak bir şey yapmayacağız.
HERKES TERAVİHE
-İftar çadırları konusunda bir çalışmanız var mı?
Şu anda iki tane kültür merkezimizde halkımızı misafir ediyoruz. Buralarda tahmini 600-700 kişiyi iftarda ağırlıyoruz. İftar yemeğimiz yapmamız gereken bir etkinlik. Ama diğer etkinlikleri yapmayacağız, mesela lunapark bile kurulmasına müsaade etmeyeceğiz. Ramazan ayı ibadet ayı. Ramazan insanın kendisini hesaba çekmesi gereken bir ay. Biz de bu ayı gerçek anlamda geçirmek istiyoruz, kendimizi hesaba çekmek istiyoruz.
Habervaktim gazetesi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.