Sivas’ta Asıl Suçlu O Vali
21 yıl aradan sonra Sivas olaylarına ilişkin rapor hazırlayan Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu’nun (DDK), “olayın sebep ve failinin basiretsiz kamu yönetimi olduğu” yönündeki tespiti tartışılmaya devam ediyor. Raporda, gerekli tedbirlerin alınmadığının altı çizildi. Olaydan sonra ise adli ve idari soruşturmanın sağlıklı yürütülmediği kaydedildi. Raporda özellikle dönemin SHP-DYP koalisyon hükümetinin SHP’li bakanları ile Sivas Valisi Ahmet Karabilgin’e ağır suçlamalar yöneltiliyor.
AKARCALI: TESPİTLER SON DERECE DOĞRU
1402 sayfalık raporu Akit’e değerlendiren dönemin TBMM Sivas Olayları Araştırma Komisyonu Üyesi ve eski Bakan Bülent Akarcalı, “Devlet Denetleme Kurulu’nun tespitleri son derece doğru. Zamanında orada bulunmuş, yaşamış birisi olarak ben de bunu onaylarım” dedi. Akarcalı, Sivas olayının doğrudan doğruya Vali Ahmet Karabilgin’in basiretsizliğinden kaynaklandığını söyledi. Her yerde gösteri olabileceğini belirten Akarcalı, tedbir alacak olanın devlet ve devletin temsilcisi valinin olduğunu dile getirerek, “O zaman en ufak bir tedbir alınmamış. Orada 10 tane asker olsa, havaya kurşun sıksa yetecek. Sokağın önüne bir tane otobüs konsa kimse sokağa giremeyecek” diye konuştu.
“YARDIM İSTEMEDİ, KORUNDU”
Dönemin Sivas Valisi Ahmet Karabilgin’in tartışmaların gidişatına ilişkin hükümeti uyarmadığını ve doğru bilgi aktarmadığını vurgulayan Akarcalı, “Vali doğrudan doğruya Erdal İnönü’yü muhatap alıyor ve saatlerce onunla telefonda konuşuyor. Şu oluyor bu oluyor vs. diye ve oyalıyor. Burada Vali’nin kalkıp da ‘efendim burası felaket durumda. Başa çıkamıyoruz, yardım edin’ demesi falan yok” ifadelerini kullandı. Karabilgin hakkında herhangi bir işlem yapılmadığına dikkat çeken Akarcalı, “Yöneticilik bakımından yüzde yüz hatalı olan bu Vali hakkında en ufak bir işlem yapılmadı. Çünkü koruması vardı, rahmetli Erdal İnönü’nün özel kalem müdürü diyerekten” şeklinde konuştu.
“ÇIKAR ŞAHİTLİK YAPARIM”
Meclis araştırma komisyonu olarak bilgisine başvurdukları Vali Karabilgin’in kendilerine tepeden baktığını aktaran Bülent Akarcalı, şunları söyledi: Hem gittik Sivas’ta inceleme yaptık hem de Ankara’ya çağırdık. Adam Meclis’in içinde soruşturma komisyonuna ‘Siz beni soruşturamazsınız’ bilmem ne diyor. Bu tavrına ‘Sen kim oluyorsun, nerede olduğunu bil!’ şeklinde sert çıktım. Küstah, kaba, kibirli ve aciz birisi. Tamamen A’dan Z’ye onun suçu. Bugün mahkeme olsun çıkar şahitlik yaparım. O faciada ölenlerin aileleri bilsin ki; bu iş başında yüzde yüz önlenebilecekken, bunu önlemeyen doğrudan doğruya valinin yetersizliği ve beceriksizliği, valilik yapacak dirayette olmayışı.. Özel kalem müdürlüğünden oraya geliyor.”
“MAĞDUR ROLÜNÜ OYNADILAR”
SHP ve DYP koalisyonuyla oluşan hükümetin olaydan sonra gerçeklerin ortaya çıkması için gerekli soruşturmayı yapmadığına da dikkat çeken Akarcalı, şöyle konuştu: “Varsa bir tahrik, kışkırtma; o da dediğim gibi Vali’nin tedbir almamasından kaynaklanıyor. Burada ufak bir yangın başlıyor. Senin söndürme tüpün var, imkanın var ama seyirci kalıyorsun. Yangın büyüdüğü zaman da ‘yangını şu yaktı’ diyor. O orada ufacıkken sen tedbirini almak zorundaydın ama almamış. Ondan sonra da üzerine gidilmedi. Hükümet de Vali’nin beceriksizliğinin üstünü örttü. Adalet Bakanlığı SHP’nin elindeydi. Onlar da ciddi hiçbir araştırma yapmadı. Üzerine gitmediler. Mağdur rolünü oynadılar. Erdal İnönü de Başbakan Yardımcısı olduğu için kendi kendilerini suçlamak istemediler. Yani olayda ne Alevileri ne Sünnileri ne şunları ne bunları suçlamamak lazım. Olaylar o noktaya geldiyse devletin ve devletin temsilcisi valinin basiretsizliğindendir.”
Erol Metin / Akit
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.