Konya İnanç Özgürlüğü Platformu’ndan Çarpıcı Açıklama
Açıklamanın tam metni şöyle:
“Rahman, Rahim, Allah’ın adıyla,
‘De ki: "Allah'a itâ'at edin, Elçiye itâ'at edin." Eğer dönerseniz, ona gereken, kendisine yükletilen (duyurma görevini yapmak), size gereken de size yükletilen (itâ'at görevini yapmak)dır. Eğer ona itâ'at ederseniz, doğru yolu bulursunuz. Elçiye düşen, sadece açık bir şekilde duyurmaktır.’(Nur Suresi 54.. Ayet)
Sevgili dostlar, değerli basın mensupları;
Kur’an Allah’tan inen son mesajdır. Allah, Din’ini kemale erdirmiştir. Bize olan nimetini tamamlayıp din olarak İslam’ı seçip, ondan razı olduğunu bildirmiştir. Şu halde Allah, Din olarak sadece İslam’dan razıdır; Allah katında tek makbul Din İslam’dır. İslam’dan başka Din (yaşam tarzı) arayanların bu çabaları Allah katında kesinlikle merduttur ve kabul edilmeyecektir.
Allah mülkün yegâne sahibidir. Mülkünde ortak kabul etmediği gibi, hükmünde de ortak kabul etmez. Gökte ilah O olduğu gibi, yeryüzünde, yani insan hayatında da sadece ilah O’dur. Allah insanı yaratmış ama onu kendi arzuları, heva ve hevesi ile baş başa bırakmamıştır. İnsanın hayat düzenini, başka insanların hayat anlayışlarına da terk etmemiştir. İnsanı, kendisine kul olması için yaratan Allah, onun, kendi cinsinden başka kullara kulluk etmesinden de asla ve asla hoşnut değildir ve olmayacaktır.
Tarih boyunca, İslam'ın gerçek anlamda toplumların Dini olmaması için, kitleleri yanıltmak maksadıyla, onların önüne İslam görünümlü batıl projelerin sürüldüğü bilinen bir gerçektir. Devamlı olarak İslam dışı düşünce ve pratiklerin İslam sanılması için birtakım tuzaklar ve hileler hazırlanmıştır. Bu şeytani tuzaklar daima var ola gelmiştir. Bu şeytanî oyunları bozmak ve Din’i Allah’a has kılmak ise pekâlâ mümkündür. Bu iş için sahip olduğumuz hazinemiz, Kitabımız Kur'an ve risaletine her gün onlarca kez şehadet ettiğimiz, Rasulümüz Muhammed (sav)’in kendisi ve onun pak sünnetidir.
İslam hiçbir şekilde, kâfir ideolojilerin gölgesinde bir sığıntı/besleme muamelesine tabi tutulamaz. Bir toplumun Dini (hayat tarzı) ya İslam’dır, ya da başka bir şeydir. İçinde yaşadığımız ülkede camiye, Kur'an kursuna ve tekkeye hapsedilmiş olan İslam, toplum hayatının tek hakimi değildir. Yasalarca da böyle kabul edilmesi suç sayılmıştır.
Yeryüzünün neredeyse hemen her köşesinde batıdan ithal edilen hayat tarzı, artık geri dönülemez, bu çağın tek geçerli yaşam biçimi gibi kabul görmektedir. Kitleler müthiş bir bilgi kirliliği (dezenfomasyon) fitnesine maruz kalmaktadırlar.
Ey insanlar! Bu ülkede yaptığınız ve yapacağınız seçimler/oylamalar size ait bir seçim/oylama değildir. Ama sizin sandık başına gitmeniz istenmektedir, sizin oylarınıza bu sistemin ihtiyacı vardır. Fakat bu sistemin, sizin Dininiz olduğunu beyan ettiğiniz İslam'a ihtiyacı yoktur! Sistem sizin oylarınızla kendisini sahil-i selamete erdirmektedir.
Sizler belirli kişiler üzerinden hareket ediyorsunuz ve kişilere oy vermekle, büyük bir inkılâp olacağını zannediyorsunuz! Oysa evet, büyük bir inkılâp yaşanmaktadır ama bu inkılâbın, Haktan batıla doğru yada bir batıldan başka bir batıla doğru olduğunu görüyor olmalısınız. Sizler belki çok büyük umutlar bağladığınız liderlere değil, gerçekte bir siyasal düzene, bir yaşam biçimine, bir toplumun bütüncül bir halde modern cahiliyeye sürüklenmesine oy vermektesiniz. Vereceğiniz oylarla, kendisini İslam’a nispet etmeyen hatta İslam’ı bir referans olarak bile kabul etmediğini açıkça ilan eden, daha da ilerisi bütün dinlere eşit mesafede olduğunu söyleyerek haktan uzaklaşmış batıla yakınlaşmış olan bir düzene ‘evet’ demektesiniz. Hiçbir sistem, yöneticisinin boyu, endamı, karakaşı ve kara gözü ile anlam kazanmaz. Sistemlere anlam katan, onların ideolojileri ve akidevî yapılarıdır.
Biz diyoruz ki, bir Müslüman, kendisini İslam dışı ilan eden ve diğer dinlere mesafesi ile İslam’a mesafesini eşit sayan bir sistemin destekçisi olamaz. Bir Müslüman şirke, fahşa ve münkere, münkerin emredilip, marufun nehy edilmesine, faize, işrete ve benzerlerine onay veremez. Müslüman sadece ve sadece İslam’a razı olmalı, İslam'dan razı olmalıdır.
Bütün bu gerekçelerle Müslümanlara şu hatırlatmada bulunmak istiyoruz: Ey kardeşler! Sizler neyin seçimini yaptığınızın, bu seçimle neyi kazanacağınızın farkında olmalısınız! Kendisini hakka nispet etmeyen bir sistem içerisinde vereceğiniz oylarla hakkı elde etme imkanınız olamayacaktır! İslam’ın dışında her hangi bir şeyle karışık ve katışık olan hiçbir şey İslam’ın kendisi değildir ve olamazda. İçerisinde İslam var diye bu karışık olan şeyi desteklemek İslam ile birlikte başka bir şeyi de desteklemek olur. Sakın aldatıcı sizi, Allah ile aldatıyor olmasın?
Tarihin bir ibret levhası olduğu, sonu kan ve zulümle bitecek heyecanların bulunmadığı, tevhit ve adalet üzere kurulu bir dünyada yaşama umudu ile hepinizi 362. Haftada aynı yer ve saatte buluşmak üzere Allah’a emanet ederiz.”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.