Küçük Esnafa AVM Tehdidi

Küçük Esnafa AVM Tehdidi
AVM tehdidi altındaki yerli-küçük esnaf dükkan kirası, elektrik, su, telefon borçlarını dahi borçlanarak öder bir hale gelmiş durumda; borcu borçla kapatıyor.

İlçelere kadar yayılan AVM’ler ve ceplere kadar giren internet bugüne kadar var olma mücadelesi veren küçük esnafın daha da küçülerek yok olmasına neden oluyor.
Son dönemde pazarın büyüklüğünü fark ederek ortaklık veya satın alma yoluyla birçok yerli firmanın yabancı ortaklıklarla elektronik sektörünü ele geçirmesi bu alanda yıllardır faaliyet gösteren yerli-küçük esnafa zor günler yaşatıyor.

AVM’LER BAYRAM EDİYOR, KÜÇÜK ESNAF BORCU BORÇLA KAPATIYOR
Büyük sermayenin dayatması giderek piyasada güçlü sermaye sahiplerini bırakıp diğerlerini tasfiye ediyor. Kısacası, ‘para parayı kazanır‘ atasözü hükmünü sürüyor. Yaşanan ekonomik durgunluğun da etkisiyle küçük esnaf iş yapamamaktan yakınırken, AVM’ler bayram ediyor. AVM Ciro Endeksi’nin 2014 Mart ayında geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 5.8 artarak 147 puana yükseldiği bildiriliyor. Yerli-küçük esnaf ise dükkan kirası, elektrik, su, telefon borçlarını dahi borçlanarak öder bir hale gelmiş durumda. Tabir yerinde ise borcu borçla kapatıyor.

MALTEPE PAZARI ESNAFINI ZİYARET ETTİK
Artık AVM’ler ve büyük teknoloji marketler karşısında nefes almakta dahi güçlük çeken yerli-küçük esnafın durumunu Maltepe Pazarı elektronik esnafından dinledik..
Yıllardır Ankara’nın en bilinen Maltepe Pazarı’nda elektronik alanında esnaflık yapan Behlül Demir işlerinin 5 yıldır kötü olduğunu ve günden güne daha da kötüye gittiğini ifade etti.

fotograf415.jpg

-Maltepe Pazarı gibi Ankara’nın merkezinde yer alan eski, bilinen bir pazarda işleriniz nasıl?
Elektronik / Behlül Demir:

Daha önce büyük AVM’ler yoktu. Şimdi ise bırakın merkezi yerleri ilçelerde bile AVM’ler var. Yine internet üzerinden yapılan satışlar ağırlık kazandı. Böylece bizim piyasamız da etkilendi ve günden güne daha da kötüye gitti.

-Teknoloji marketler ve kampanyaları sizi nasıl etkiliyor?
Elektronik / Hakan İnanoğlu:

Evet, büyük teknoloji marketlerin yaptığı kampanyalar var. Örneğin şu ürünü adam 5 lira yapmış. Bunun bangır bangır reklamını gazetede, televizyonda yapıyor. Bunu belki gelişine veriyor belki de zararına veriyor. Fakat kampanya sonucunda müşteriyi oraya çekiyor. Oraya giden müşteri belki 5 liralığı beğenmiyor da 10 liralığı alıyor. 

BENDE 5 LİRA MAĞAZADA 20 LİRA
Aslında onların sistemi şöyle işliyor: Kampanya ürünleri diyerek liste çıkartıyorlar. Diyelim 10 tane ürün. Bunların fiyatları hakikaten uygun. Ama orada 2000 kalem mal var ve gerisi pahalı. İnsanlar kıyaslarken hep o ürünü kıyaslıyor. Diyorum ki ‘abi gel bir de şunu kıyasla bu bende 5 lira mağazada 20 lira.’ Fakat dinleyen nerede!

-Burayı biraz daha açalım. AVM’lerle rekabet etmeniz nasıl engelleniyor?
Zaman zaman aynı marka aynı model bizim satın aldığımız fiyattan daha aşağıya markette satılıyor. Tabi rekabette bitmiş oluyor. Örneğin uydu alıcısında adam kampanya yapmış 25 liraya satıyor. Ben aynı ürünü 28 liraya alıyorum. Kâr etmem için o ürünü en kötü 35 liraya satmam lazım. Arada 10 lira fark var. Müşteri ‘neden arada 10 lira fark var’ diyor. Şu durumda gel de işin içinden çık. Yani büyük AVM’lerle bizim rekabet edebilmemiz imkansız hale geliyor.

-Peki, devletin bu haksız rekabette size desteği nedir?
BENİM HİÇBİR ÜRÜNDE % 18 KÂRIM YOK

Bunun dışında devletin bizden aldığı vergiler belimizi büküyor. Benim hiçbir üründe % 18 kârım yok. Her kalemde bu bedel ödeniyor. Gerçekleştirildiği söylenen iyileştirmelerin bize bir faydası yok. İnternette ise çoğu ithalatçı firma sektörü elinde tutuyor ve durum aynı teknoloji marketlerdeki gibi oluyor.

BÜYÜK ESNAFLARIN YANINDA İŞÇİ OLARAK ÇALIŞIN DENİYOR
-Elektronik / Behlül Demir:

Adeta bize şu söyleniyor: ‘Siz küçük esnaf olmayın, büyük esnafların yanında işçi olarak çalışın.’ Başbakan Erdoğan “Küçük esnaflar birleşsin büyük esnaf olsun” demişti. Fakat biz 10 esnaf birleşsek onlara karşı ne kadar güçlü olabiliriz.

-Kampanyalarla rekabet etmek için siz de kampanyalar yaptınız mı?
Elektronik / Hakan İnanoğlu:

Bazı büyük marketler açılış kampanyası olarak 100 liralık ürünü 50 liraya satıyor. Sınırlı sayıdaki ürün hemen bitiyor. Fakat vatandaş o broşürle gelip o ürünü aynı fiyata benden almak istiyor. Bunda benim suçum ne peki? Sanki o fiyat ilelebet geçerli. 

BENİM KAMPANYALI ÜRÜNÜMDE BİLE PAZARLIK YAPMAK İSTİYOR
Marketler arasında bile fiyat dengesi yok. Belli kalem mallarda. Mesela en hızlı giden 8 gb flash belleği marketler aşağı yukarı 10 liraya veriyor. Fakat aynı ürün LCD televizyon bir markette 800 lira diğerinde 900 lira. Kimse gidip marketin fiyatını sorgulamıyor. Etiket rakamı var işine geliyorsa alıyorsun işine gelmiyorsa almıyorsun. Biz de pazarlık payı olduğu halde çok ucuz söylesen bile adam daha aşağı almak istiyor.
Örneğin bizde kampanya ürünü yapıyoruz. Şuraya yazmışım ‘scart kablo 5 lira.’ Müşteri gelip benim kampanyalı ürünümde bile pazarlık yapmak istiyor.

-Elektronik / Behlül Demir:
Şu diyalogu yaşadığımız müşteri bile oldu:
-Flash bellek kaç lira?
-10 lira abla
-1 lira daha veririm Media Markt’tan alırım.
Mesela şuradaki tıraş makinesinin üzerinde pazarlıklı fiyat olarak 40 lira yazıyor. Vatandaşın biri geliyor. ‘Ben o ürünü 25 liraya aldım’ diyor. Yahu sen benle pazarlık yapmadın ki… Belki bende sana onu 25 liraya vereceğim. Ama ben o ürüne direkt 25 yazsam. İnanmayacaksın ve daha ucuza almak isteyeceksin. Çünkü burada pazarlık var. Burada 25 kuruş için bile pazarlık yapan ve pahalı diyen var. 
-Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

Elektronik / Hakan İnanoğlu:

ESNAFI DA FAZLA KÜÇÜMSEMEMEK LAZIM
Müşterinin bir ürünü ucuza alma isteği gayet doğal. Fakat burada esnafı da fazla küçümsememek lazım. Esnafın ayakta durması lazım. Bir ürünü esnaf kâr etmeden nasıl satabilir? Ben de ev geçindiriyorum, eleman çalıştırıyorum, kira veriyorum, vergi ödüyorum… Bu anlaşılamıyor.

ARTIK GÜVEN ESASINA DAYALI ESNAFLIK KALMADI
Elektronik / Behlül Demir:

Bir de artık güven esasına dayalı esnaflık kalmadı. Halbuki daha çok önemsenmeliydi. Müşteri ile alışverişin ötesinde bir çay ikramı, sohbet, dostluk… Küçük esnafı ayakta tutan bu aslında. AVM’lerde bunu bulamazsınız.
Devletin de vatandaşın da küçük esnafın halinden anlaması gerekiyor. Anlayacağınız derdimiz çok fakat anlayanımız yok, derman olanımız yok.

Bahaeddin Carda / Habervaktim

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
25 Yorum