"Ergenekon, canavarın bir parçası"
Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Başkanı Doç. Dr. Sedat Laçiner, Silivri'de davası görülmeye başlanan ve 'asrın davası' olarak nitelenen Ergenekon terör örgütü ile ilgili ilginç benzetmelerde bulundu. Davayı, 'ülkenin kalbini ve beynini esir alan virüsten arınma sürecinin başlangıcı' olarak nitelendiren Laçiner, bu yapıyı da canavara benzetti ve şu uyarıda bulundu: "Türkiye, ilk kez bu korkunç canavarı kuyruğundan yakaladı. Ama güçlü durmazsa canavara mağlup olabilir."
CİHAN'a konuşan Laçiner, Ergenekon davasının sadece bir çete davası olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Ergenekon'u, somut olarak Türkiye'yi esir almaya çalışan yarım asırlık bir zihniyet meselesi olarak gören Laçiner, "Bu olay hukuk davasının ötesinde bir şey. Bu zihniyet, kalbe, beyne ve ciğerler başta olmak üzere vücuttaki bütün organlara nüfuz etmiş bir virüs gibidir. Bu, virüs öylesine yayılmış ki beyin ve kalpte bulunuyor. Bu nedenle bunu sadece bir dava olarak görmek mümkün değil." dedi.
"ERGENEKON DAVASI ARINMANIN BAŞLANGICI"
Laçiner, Türkiye'nin ilk kez bedenini saran bu hastalıklı zihniyetle yüzleşme cesareti ve imkânı bulduğunu söyledi. Tüm kurumların, artık kendi içlerine bakıp, bu zehirli virüsten aranmanın yolunu araması gerektiğinin altını çizen Laçiner, bu fırsatın kaçırılması halinde bir daha bu yapıyla baş etmenin imkânsız olacağı uyarısında bulundu. Ergenekon davasının bu zihniyetten arınma için iyi bir fırsat olduğunu kaydeden Laçiner şöyle konuştu: "Ergenekon aslında bu ülkenin arınma sürecinin bir parçasıdır. Bu davada güçlü durulabilirse sonuç alınabilir. Bu zihniyetin ortadan kaldırılması için iyi bir başlangıç ve güçlü bir darbe olur. Mesele savsaklanırsa, hukuk dışına çıkan insanlardan korkup kaçarsak o zaman bu arınmayı gerçekleştirmek imkânsız olur. Çünkü devlet ilk defa bununla yüzleşmeye cesaret etti."
Laçiner, Ergenekon'u dev bir canavarın kuyruğuna benzetti. Dikkatli ve cesaretli olunmaması halinde bu canavarın kendisini yakalayanlarI alt edebileceğini ifade ederek, "Çünkü benim gördüğüm kadarıyla bu canavar kuyruğunu güçlü bir şekilde sallarsa kendisini yakalayanları vurup kurtulabilir. Onun için canavarı yakalayanların güçlü ve sağlam durması lazım." uyarısında bulundu.
Türk toplumunun kaderini belirleyecek olan bu davada savcı ve hakimlerin yanı sıra özellikle hükümet, güvenlik kurumları, medya, sivil toplum kuruluşlarının yanı sıra muhalefetin dik durması gerektiğini söyledi.
"NÜFUSZLARINI KAYBEDENLER, HAKİMLERE BASKI YAPACAK"
Laçiner, ülkede birçok yapı ve örgütün yıllardır yasa dışı işlerden beslendiğini hatırlattı. Özellikle demokrasinin kesintiye uğradığı dönemlerde bu yapılarda artış görüldüğünü söyledi. Laçiner, bu yapıların ortak özelliğinin ise 'denetimden kaçma ve memleketi en çok ben severim benim dışımdakiler vatan haini' gibi hastalıklar olduğunu kaydetti. Laçiner, gücünü bu denetimsiz ortamdan ve bu söylemlerden alan insanların ellerinden bunun alınmasından rahatsızlık duyduklarını söyledi. Bu nedenle bunların Ergenekon soruşturması ve iddianamesine karşı tavır koyduğunu hatırlatan Laçiner, bu tavrın yargılama sürecinde daha da artarak devam edeceğini söyledi. Laçiner, özelikle mahkeme yapıldığı yerde gösteri yapıp ve kargaşa çıkararak mahkemenin seyrini etkilemeye çalışacaklarını söyledi. Laçiner, "Toplum bunların kim ve kimler olduklarını çok iyi biliyor. Türkiye'yi daha çok sevdiğini iddia ederek ülkenin idaresini yasaları aşarak ele geçirmeye kalkışanlar, toplumda, medyada ve devletin içinde siyasi güç elde edip ekonomik yapıdan beslenenlerin sesi çok çıkacak. Ama yarım asırlık bir hesaplaşma ilk defa bu yapıları temizlemeye karar verdi. Eğer siyasi irade arkasında durursa, adil yargılama zemini sağlanırsa ilk etapta bu işte belli bir noktaya kadar gedeceğini düşünüyorum." şeklinde konuştu.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.