"Gerekçeli karar, çer-çöp gerekçe"

"Gerekçeli karar, çer-çöp gerekçe"
Bem-Bir-Sen Genel Başkanı Mürsel Turbay, Anayasa Mahkemesi'nin başörtüsü hakkındaki düzenlemenin iptal kararının gerekçesini değerlendirdi

Başörtüsünün üniversitelerde serbest bırakılmasına imkan tanıyacak olan Anayasa değişiğikliğini iptal eden Anayasa Mahkemesi’nin açıkladığı gerekçeli kararı değerlendiren Bem-Bir-Sen Genel Başkanı Mürsel Turbay, yasağa gerekçe gösterilen nedenlerin inandırıcılıktan uzak ve bugüne kadar yasağın sürmesi için ortaya sürülen gerekçelerin tamamından oluşan “toplama-çer/çöp” ifadeler olduğunu söyledi.

Mahkeme’nin anayasa değişikliklerini esas yönünden incelemesinin Anayasa ihlali olduğunu hatırlatan ve gerekçeli karardan da açıkça anlaşılacağı üzere Anayasa Mahkemesi’nin kendisini “kurucu meclis” yerine koyduğunu belirten Turbay, “ Anayasa Mahkemesi kurucu meclis değil, sadece bir denetim organıdır. Mahkeme yeni yetkiler türeterek başörtülü öğrencilerin geleceği hakkında toplumu ve beklentileri hiçe sayan bir karara imza atmıştır. Gerekçede yer alan başörtülü öğrencilerin başı açık öğrencileri rahatsız edeceği yönündeki ifade son derece gerçekten uzaktır.

Üniversitelerimizde başı açık ve başı örtülü öğrenciler birarada eğitim görmekte, aynı kampüste, aynı ortak alanları paylaşmaktadır. Bugüne kadar başörtülü ya da başı açık öğrencilerin birbirlerinden rahatsızlık duymalarından kaynaklı herhangi bir hadise yaşanmamıştır. Aksine, artık başı açık olan öğrenciler bu eşitsizlik karşısında daha çok isyan etmekte, arkadaşlarının eğitim haklarının teslim edilmesi için birlikte mücadele etmektedirler. Bunun en güzel örneği Boğaziçi Üniversitesi’nde bu eğitim öğretim yılı başında yaşanan dayanışmadır” dedi.

Gerekçeli kararda yer alan bazı ifadelerin doğrudan topluma “nifak tohumları” serpiştireceğine dikkat çeken Mürsel Turbay, Mahkeme’nin ayrıca TBMM’nin yetkisini doğrudan gasp ettiğinin de altını çizdi. 

Mürsel Turbay, TBMM’nin yasa değişikliği yaparken “yetkisini aştığı” şeklindeki ifadelerin gerekçeli karara yerleştirildiğini, bunun da millet iradesine “yargı ipoteği” koyduğunu söyledi. Meclis’te herhangi bir anayasa değişikliğinin gündeme gelmesinin bundan sonra ancak bir kurucu meclis marifetiyle olacağına işaret eden Turbay, bu ve bundan sonraki iktidarların anayasa değiştirebilecek çoğunluğa sahip olsalar dahi yetkisizleştirildiğini, demokrasinin ciddi bir yara aldığını kaydetti. 

Mahkeme kararına şerh koyan iki üyeden Başkan Haşim Kılıç ve Sacit Adalı’nın şerh gerekçelerini de değerlendiren Mürsel Turbay, Kılıç ve Adalı’yı konuya toplumsal barış, eğitimde fırsat eşitliği, Anayasa’nın eşitlik ilkesi ve Mahkeme’nin görev ve yetkileri konusundaki bakış açılarından dolayı kutladı. Turbay, “Gerçek hukuk adamları kuvvetler ayrılığına inanan ve TBMM’nin yasama yetkisini hiçbir vesayet altına sokmayanlardır” dedi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.