Danimarka'dan kötü haberler...

Danimarka'dan kötü haberler...
Okul ceza yaşının 6'ya indirilmesinin tepki gördüğü Danimarka'da yaşlıların da ayrımcılığa tabii tutulduğu belirtiliyor

Danimarka'da okullarda ceza yaşı 6'dan başlayacak  
 
Eğitim bakanlığının okullarda disiplini sağlamak için 3. sınıftan başlayan ceza yaşını, anaokulu seviyesine indirmesi velilerin tepkisini çekti. Bakanlığının hazırladığı yeni yönetmeliğe göre, okullarda disiplini sağlamak için müdürlere geniş yetkiler veriliyor. Öğrenciler ise, müdürlerin verdiği cezayı şikayet edecek bir kurumun olmasını istiyor. 

Okullardaki disiplin sorununu çözmek için harekete geçen Eğitim Bakanı Bertel Haarder'in hazırladığı yeni yönetmelik velilerin tepkisini çekti. Veliler Birliği Okul ve Toplum Başkanı Thomas Damkjaer Petersen, henüz anaokulu çağındaki çocukların disiplin suçuyla cezalandırılmak istenmesini "kötü bir fikir" olarak tanımlayarak, "Danimarka'da duyulmamış bir uygulama yapmak istiyorlar. Küçük çocukların suç işlemesinde evine veya başka bir okula gönderilmesini doğru bulmuyoruz." açıklamasını yaptı. 

Bakanlığın çalışmasına destek veren Müdürler Birliği Başkan Yardımcısı Claus Hjortdal, küçük çocukların eve veya başka okula gönderilmesinin eğitim hakkını elinden almadığı için ceza alarak algılanmasının yanlış olduğuna savunarak, disiplini bozan öğrencileri müeyyide uygulanmasının normal olduğunu söyledi. Claus Hjortdal, yeni yönetmeliğin disiplini bozan öğrenciyi başka okula gönderme yetkisini belediyeden müdürlere vermesini de doğru bir gelişme olarak değerlendirdi. Müdürlere yeni yönetmelik geniş yetki veriyor. Okuldan atma yetkisi ise belediyelerde olmaya devam edecek. Bu yetkinin müdürlere verilmesi için kanun değişikliği gerekiyor. 

Danimarka Öğrenciler Birliği ise yayınladıkları bildiride, bakanlığın müdürlere disiplini sağlamak için verdiği geniş yetkilere saygı duyduklarını ancak kendilerine de müdürün kararını şikayet edecekleri bir kurumun gösterilmesini istedi. Birlik, yeni yönetmelik sayesinde müdürlerin denetlenmediğinden dolayı keyfi kararlar vereceğinden endişe ettiklerini açıkladı.

Danimarka'da yaşlılar da ayrımcılığa tabii tutuluyor  
 
Danimarka'da adından ve kimliğinden dolayı yabancıların işverenler tarafından ayrımcılığa tabii tutulduğu gündemden düşmeyen konular arasında bulunuyor. Ayrımcılığa sadece yabancıların tutulmadığı ortaya çıktı. Yabancılarla aynı kaderi paylaşanlar ise yaşlılar. İşin ilginç yanı yaşlılara işe alma konusunda ayrımcı davranan özel sektör değil, kamu sektörü. 

HK sendikası, yaşlı olduğundan dolayı işe alınmayan 32 kişinin davasını mahkemeye taşıdı. En son örnek ise Holbaek belediyesinde yaşandı. 55 yaşındaki bir bayan uzman olmasına karşılık yaşından dolayı işe alınmadı. Yaşlılara ayrımcılık sadece belediyelerde olmuyor. Vergi Dairesi'de HK tarafından ayrımcılık yaptığı için mahkemeye verilen kamu kuruluşları arasında bulunuyor. HK Sendikası hukukçularından Jeanette Hanemand, iş görüşmesine çağrılan yaşlıların kalitesine bakılmadan "ihtiyacımız yok" diyerek geri çevrildiğini belirterek, "Bu sorun giderek tüm ülke geneline yayılmaya başladı. Bir çoğu önünde yıllar olmasına karşılık erken emekliliğe zorlanıyor" dedi.

Sınır dışılar konusundan BM'den Danimarka'ya uyarı geldi  
 
Hakaret karikatürlerinin çizerlerinden Kurt Westergaard'a suikast düzenleyeceği iddiasıyla gözaltına alınan ve mahkeme kararı olmadan sınır dışı edilmesine karar verilen Tunuslularla ilgili tartışmalar devam ediyor. Adalet Bakanı Lene Espersen, işkence göreceği endişesiyle sınırdışı kararı ertelenen Tunuslulardan birini, özel anlaşma ile göndermek istemesine BM'den tepki geldi. Kurt Westergaard'a suikast düzenleyeceği iddiasıyla 3 kişi gözaltına alınmış, bunlardan Danimarka vatandaşı olmayan Tunus vatandaşı iki kişiye ülke güvenliğini tehdit ettiği gerekçesiyle yargısız sınır dışı kararı verilmişti. 

Danimarka'nın ülkede suç işleyen yabancıları sınır dışı etmesine BM'den tepki geldi. Sınır dışı edilenlerin büyük bölümünün ülkesine gönderildiğinde işkenceye uğrayacağı endişesini dile getiren BM İşkenceye Karşı Tedavi ve Araştırma Merkezi Koordinatörü Tue Magnussen, Danimarka'nın sınır dışı edilen kişinin ülkesinden alacağı diplomatik 'işkence edilmeyecek' garantisinin hiçbir anlam taşımadığını söyledi. Adalet Bakanı Lene Espersen, Tunus'ta işkence göreceği endişesiyle Mülteciler Kurulu tarafından "özel şartlardan dolayı oturma izni" verilen Tunus vatandaşını, diplomatik anlaşma yaparak ülkesine göndermeyi planlıyordu. Espersen'in yapacağı anlaşmanın pratikte hiçbir geçerliliğinin olmadığının altını çizen Tur Magnussen, "Sınır dışı edilen kişilerden mülteci olanlar ülkesine dönünce doğrudan hapse atılıyor. Bu kişilerin bundan sonraki yaşamını takip etme imkânınız olmuyor. İsveç, Danimarka gibi diplomatik garanti alarak Mısır vatandaşı birini sınır dışı etti. Ancak diplomatik sözler yerine getirilmedi ve bu kişi işkence gördü" diyerek Adalet Bakanı Espersen'i uyardı. 

Kurt Westergaard'a suikast düzenleyeceği iddiasıyla gözaltında 27 gün tutularak, sorgusu yapılan 3 kişi daha sonra mahkemeye çıkarılmadan serbest bırakılmıştı. Bu kişilerden Danimarka vatandaşı olan iki kişiye sınır dışı kararı verilmişti. Tunuslulardan biri karara uyup ülkesine dönerken, diğeri mülteci olarak Danimarka'ya geldiği için Tunus'a gittiğinde hapis cezasına çarptırıp işkence göreceğini savunup, sınır dışı kararının durdurulmasını istemişti. Mülteciler Kurulu, adı geçen kişinin özel durumunu dikkate alarak "özel şartlardan dolayı oturma izni" verilmesi kararını almıştı. Adalet Bakanı Lene Espersen, bu kişinin devlet güvenliği için tehlikeli olduğunu savunarak, Danimarka'da kalmasının doğru olmadığını söylemişti. 

Ülke güvenliğini tehdit edenlerin yargısız sınır dışı etmesinin kanunen dayanağı 1 Temmuz 2002'de kabul edilen Yabancılar Yasasının 25. maddesinde bulunuyor. Bu maddeye göre, "bir göçmen ülke güvenliği için tehlikeli ise sınır dışı edilir". Sınır dışı yargı kararı olmaksızın gerçekleştiği için Entegrasyon bakanlığının oluru ve Adalet bakanlığının onayı ile gerçekleşiyor. Madde 11 Eylül terör saldırısından sonra yabancılar yasasında yer aldı.

Danimarka'da firmalar işçi çıkarmaya devam ediyor  
 
Danimarka'da pompa ve motor üreticisi Sauer-Danfoss ile televizyon üreticisi Bang & Olufsen büyük miktarlarda çalışanın işine son verileceğini açıkladı. 

Halen Danimarka'da 2 bin 700 çalışanı olan Sauer-Danfoss'un CEO'su Henrik Krabsen yaptığı açıklamada, yaşanan ekonomik kriz sebebiyle büyük bir çoğunluğu Nordberg'teki Sauer-Danfoss fabrikasında çalışan 190 kişinin işine son verileceğini ifade etti. Krabsen, küresel mali kriz dolayısıyla iş gücünde kesintiye gitmek zorunda kaldıklarını belirtti.

Yılın ilk çeyreğinde kötü sonuçlar dolayısıyla yeni bir şirket stratejisi belirleyen Bang & Olufsen ise iş gücü kesintilerinin bu strateji dâhilinde gerçekleştirileceğini açıkladı. Bang & Olufsen grubunun 2008-2009 yılının ilk çeyreğinde cirosu 926 milyon krondan 757 milyon krona gerilemişti. Şirket, bu gerilemeden dolayı 165 kişinin işine son verileceğini açıkladı.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.