Arınç, 'Gerekçeli Karar'a ne dedi?
Cojep International'ın dünya barışı ve kültürler arası diyalog kapsamında gerçekleştirdiği "Doğu-Batı Buluşmaları" toplantısına katılmak üzere Mardin'e gelen Arınç, mahkemenin gerekçeli kararını değerlendirdi.
TBMM'de 411 milletvekilinin oyu ile geçen değişikliği iptal eden kararın 4 ay sonra gerekçesini açıkladığını kaydeden Arınç, "Anayasa Mahkemesi'nin bu açıklamasını doyurucu bulmadığım gibi, hukuka da uygun bulmadım. Zaten o günden bu yana, Türkiye'de siyasetçiler, hukukçular, bilim adamları ve gazeteciler kararın hukuk dışı olduğunu ortaya koydu. Anayasa Mahkemesi anayasayı çiğnemiştir. Anayasada kendisine tanınan yetki ve görevleri suiistimal etmiştir. Anayasanın 148-149-153 maddesini dikkate alındığında böyle bir gerekçenin olmaması gerekir." dedi
Mahkemenin, anayasa değişiklik teklifini sadece şekil bakımından denetlemesi gerekirken, kendi yaptığı bir yorumla esasa girdiğini ve bu esası kendi anlayışı çerçevesinde de iptale kadar götürdüğünü vurgulayan Arınç, "Anayasa Mahkemesi bugüne kadar yaptığı anayasa değişikliği konusunda tamamen şekil ile ilgili karar vermiştir. Ama bu kararda sadece esasa girerek laikle ilgili konu olduğunu ifade etmiştir. Laikliğe aykırı anayasa değişikliği yapıldığı düşüncesiyle harekete etmiştir." şeklinde konuştu.
Meclis'in, halktan aldığı egemenlik yetkisini yasama yaparak yerine getirtiğini ifade eden Arınç, şunları söyledi: "Anayasanın 7. maddesinde bu yasama yetkisinin münhasıran Meclis'indir. Anayasa Mahkemesi'nin Meclis'in iradesini hiçe sayması, yasama yetkisine müdahale etmesi, 'bundan sonra ben isteğim kanunu ve kanun teklifini esastan inceleyebilirim şekle gerek yok' diyerek reddetmesi, bundan sonra Meclis'in adeta yasama yapamaz hale geldiğini göstermektedir."
Bu kararın pek çok açıdan eleştirilebilir olduğuna değinen Arınç, şöyle konuştu: "Türkiye'de yargıçlar iktidarı yoktur. Türkiye'de yargı bağımsızdır. Ve elindeki kanunları uygulamakla yükümlüdür. O kanunları yasama yapar. Dolayısıyla yasamanın bu yetkisini hiçe sayan bir anlayış, güçler ayrılığı prensibini çiğneyen bir anlayıştır. TBMM, siyasetin merkezidir. Milli iradenin temsi edildiği en yüce makamdır. Başta meclis başkanı olmak üzere bütün milletvekilleri iktidar muhalefet tüm siyasi partiler varlık sebeplerini parlamentoya borçludurlar. Başta meclis başkanı olmak üzere bütün siyasi partiler bir araya gelip Anayasa Mahkemesi'nin parlamentoya olan bu müdahalesini süratle değerlendirip ve parlamentoya yasama yetkisine yapılacak müdahalelere mutlaka anayasada değişiklik yaparak karşı çıkmalıdır."
Anayasanın açıkladığı gerekçeli kararı memnuniyetle karşılayan CHP'yi de eleştiren Arınç, "Bu yetki hiç kimseyle paylaşılmaz ve bu yetkiyi hiç kimse yok sayamaz. Dolayısıyla, başta Meclis Başkanı olmak üzere tüm siyesi partilerin temsilcileri bir araya gelip bu karara ortak tepki vermeli. CHP, bu karara ne kadar memnun olursa olsun bilsin ki, varlık sebebi Anayasa Mahkemesi değil TBMM'dir. TBMM iradesine sahip çıkmayan bir siyasetçiyi halkımız hiçbir zaman gerçek siyasetçi olarak kabul etmez." biçiminde konuştu.
Süratle bir anayasa değişikliği, eksik görülen maddelerin takibi ve yasama yetkisi gücünün güçlenmesinin temel amaç olması gerektiğine dikkat çeken Arınç, "Meclis görevini yapacaktır. Bugün yapmasa yarın yapacaktır. Bu yapmasa bir başkası yapacaktır. Türk milletinin iradesine sahip çıkmak her milletvekili için vazgeçilmez görevdir. Bu görevin sorumluğuna parlamenterlerimizin sahip olduğuna inanıyorum." ifadelerini kullandı.
(CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.