İddialar, daha önce beraat görmüş!

İddialar, daha önce beraat görmüş!
Kapatmaya gerekçe gösterilen iddialar, daha önce beraat etmiş!

Anayasa Mahkemesi'nde AK Parti'nin kapatılması ile ilgili açılan davada kapatılma yönünde oy kullanan üyelerin buna gerekçe olarak gösterdiği gerekçelerin ve suçlanan kişilerin mahkemelerce aklandığı ortaya çıktı.

Anayasa Mahkemesi'nin AK Parti'nin kapatma yerine hazine yardımından kısmen mahrum bırakılmasıyla sonuçlanan kararın gerekçesine Başkan Haşim Kılıç ile birlikte toplam 7 üye kapatma talebine muhalefet şerhi koydu. Özellikle Başkan Haşim Kılıç'ın sert ifadelerle eleştirdiği Yargıtay Cumhuriyet Başsavcı Abdurrahman Yalçınka'nın kapatmaya neden olarak sıraladığı eylemlere delil olarak gösterilen belgeler arasında resmen yalanlanmış haberler bulunuyor. bu bölgelerin ilginç örneklerinden birini 2000 yılında Denizli Endüstri Meslek Lisesi'nde şeriat propagandası diye örnek verilen oluşturuyor. Olayın özeti şöyle:

"İmdat Niyaz adlı öğrenci kendisini sınıfta küçük düşürdüğü ve dayak attığı gerekçesiyle öğretmen Yusuf Batur'u öldürür. Emniyet kayıtlarına 'adi cinayet' olarak geçen olaydan bir yıl sonra öğretmenin ismi DYP'li belediye tarafından bir caddeye verilir. Ancak bu isim 2004 yılında 'öğrencisi tarafından öldürülen öğretmen' şeklindeki kötü algının önüne geçmek için bu isim Meclis Caddesi şeklinde değiştirilir. Bunun üzerine eşi Ümmühan Batur, bazı siyasi partilerin de kışkırtmasıyla dava açar. Olay bazı gazetelere; 'Denizli Endüstri Meslek Lisesi'nde sınıf tahtasına "şeriat gelecek, zulüm bitecek" diye yazan ve namaz kıldığı için derslere geç giren öğrencisi tarafından öldürülen öğretmen Yusuf Batur'un bir caddeye verilen ismi AKP'li Belediye tarafından değiştirildi' şeklinde yansır. Olay daha sonra tekzip edilir, ancak gazetelerin verdiği haber iddianameye aynen girer. Öldürülen öğretmen Batur'un teyzesinin oğlu olan avukat Mehmet Ali Gölcüklü, iddianamede yer alan ifadelerle olay arasında hiçbir ilginin bulunmadığını söyledi. Gölcüklü, bu iddianın bazı sivil toplum kuruluşları ve CHP'lilerin gayretiyle böyle bir havaya sokulduğunu, medyanın da olayı körüklediğini kaydetti.


KAYNAĞINDAN YALANANLANAN HABER

Bazı medya kuruluşlarının öncülüğünde başlatılan ve 'Kırmızı sokak' diye nitelendirilen 'içki yasağı uygulaması' haberleri de gerekçe arasında yer buldu. Oysa Hürriyet ve Milliyet gibi gazetelerde yer alan haberler bizzat Başbakan Erdoğan tarafından yalanlanmış, uygulamanın belediyelerin değil, tamamen valilik ve kaymakamlıkların inisiyatifiyle yapıldığı, üstelik yıllardır, cami, okul ve resmi kurumlara yakın yerlerdeki müesseselere içki izni verilmediği tespit edilmişti. Yine İstanbul'da İHL öğrencilerini İETT otobüslerinin bedava taşıdığı yönünde haberler çıkmış; bunun üzerine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Kadir Topbaş hizmetin kız erkek ayrımı yapılmaksızın verildiği söylemişti: "İsteyen herkese imkân dâhilinde otobüs tahsis edilebiliyor. Askeriyeye de böyle hizmetler sunuyoruz."


YARGITAY'IN BERAAT ETTİRDİĞİ KİŞİLER DE İDDİANAMEDE

Başsavcının iddianamesinde yer alan bazı isnat ve iddialar da daha önce mahkeme kararlarıyla olmadığına hükmedilmiş. Mesela, 2004'te yapılan yerel seçimler sırasında AK Parti Niğde Ulukışla İlçe Teşkilatı genel meclisi üye adayları Ali Uğurlu, Kamil Ünal, Mustafa Burna ve belediye başkan adayı Ali Tekin'in seçim aracı üzerinde yer alan "İktidarla el ele, 84 yıllık karanlığa son" yazısıyla Cumhuriyet dönemi kastedildiği şeklinde yer aldı medyada. İddianamede 103.sayfada yer alan ve uzun süre tartışılan bu konu dönemin CHP Niğde Milletvekili Orhan Eraslan'ın şikâyeti üzerine, yargıya taşındı. Davayı görüşen Niğde Ağır Ceza Mahkemesi şahısların beraatına karar verdi. Üstelik CHP'nin temyiz için başvurduğu Yargıtay da yerel mahkemeyi haklı buldu. 

AK Parti Niğde İl Başkanı Faruk Akdoğan, bu ifade ile Cumhuriyet rejimini kast etmediklerini bununla bugüne kadar hep CHP'de olan ilçe belediyesinin artık iktidar partisine ait olmasına olan özlemlerini ifade etmek için kullanıldığını ifade etti. Akdoğan, bu şahısların cumhuriyet ve laiklikle en küçük bir sorunlarının olmadığını belirterek, bunların özel hayatlarında namaz kılmayıp içki bile içtiklerini söyledi. 

Başsavcı Yalçınkaya'nın parti kapatma iddianamesinde Yargıtay tarafından reddedilen haberler de var. Bu olayın hikayesi ise şöyle: Afyon'un Dinar ilçesinin ilahiyat kökenli Belediye Başkanı AK Partili Mustafa Tarlacı'nın, 2005 yılı Ramazan ayı boyunca 8 camide teravih namazı kıldırdığının öne sürülmesi üzerine valilik, başkanla birlikte sekiz cami imamı hakkında soruşturma açtırdı. Dinar Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Tarlacı, 8 imamla birlikte beraat etti. İtiraz üzerine davayı gören Yargıtay yerel mahkemenin kararını yerinde buldu.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.