Başkent’te Suriyeli Dramı
Kış da kapıya dayandı. Vatandaş soruyor: Ne olacak bu insanların hali, ne olacak bu memleketin hali?
Başkent’te Suriyeli sığınmacıların yoğunlukla yaşadığı varoşların her bir köşesi ayrı bir acı hikaye barındırıyor. Türkiye’ye sığınan yüzlerce ailenin havaların soğumasıyla barınmadan ısınmaya, işten aşa birçok sorunu var.
Yurdun dört bir tarafında görülen Suriyelilerin yoğun bir şekilde bulunduğu illerin başında Başkent Ankara geliyor. Site-Yıldız’da Suriyeli sığınmacıların yoğunlukla yaşadığı varoşların her bir köşesi ayrı bir acı hikaye barındırıyor. Suriye’de yaşanan zulümden kaçarak Türkiye’ye sığınan yüzlerce ailenin havaların soğumasıyla barınmadan ısınmaya, işten aşa birçok sorunu var.
700 civarında ailenin yaşadığı bölgeyi ve yüzlerce Suriyeli çocuğun Kur’an ve İslami ilimler dersi gördüğü camiyi ziyaret eden arkadaşımız K. Bahaeddin Carda; camide ders veren Suriyeli akademisyen Ebu Bera ve civarda bulunan Suriyeli ailelere yardımcı olmak için canla başla çalışan Feridun Çelik Merkez Camii imamı Ahmet Sarıyer ile Suriyeli sığınmacıların dramını konuştu.
ALLAH BU ÜLKEYE KAZA, BELA VE DARLIK VERMESİN
Suriye’de bütün aileler ve özellikle de çocukların korku ve panik içerisinde olduğunu, oradaki durumun ölüm içinde yaşamı andırdığını belirten Ebu Bera; Türkiyeli Müslümanların kendilerine yaklaşımı hakkında; “Türkiye devletiyle, halkıyla kapılarını bize açtı. Müslüman Türkiyeli kardeşlerimiz her şeylerini bizimle paylaştılar. Örneğin; bayramda kendimizi sanki evimizdeymişiz gibi hissettik. Türkiyeli Müslümanlara bizlere Ensar gibi kapılarını açtıkları için büyüğünden küçüğüne teşekkür ederim. Allah bu ülkeye kaza, bela ve darlık vermesin” dedi.

KARDEŞLİĞİMİZİ BOZMAK İÇİN PLANLANMIŞ KASITLI OLAYLAR
Son dönemde civarda ev yakmaya kadar varan olayları, Suriyeli aileleri buradan kovmak, Türkiyeli Müslümanlarla kardeşliklerini bozmak için planlanmış kasıtlı olaylar olarak değerlendiren Ebu Bera; “Türkiye’de zalim Suriye yönetimi tarafından Türkiyeli Müslümanları korkutarak; ‘İşte Suriye halkı böyledir’ dedirtmek için gönderilmiş mülteci kılığındaki Suriyeliler de var maalesef. Bu bölgede de bazıları vardı. Biz bunu fark edip müdahil olunca kaçıp gittiler. Şu anda bu tür insanlar yok” şeklinde konuştu.
YARDIM ETMEK İSTEYENLERE ÖRNEK OLMAYA ÇALIŞIYORUZ
Hama olayları sırasında öğrenci olarak Suriye’de bulunmuş ve orada yaşananları çok iyi bilen Feridun Çelik Merkez Camii imamı Ahmet Sarıyer; öncelikle Suriyeli Ebu Bera’nın yardımıyla bölgedeki duyarlı Müslümanlardan oluşan bir ekip kurup ailelerin ihtiyaçlarını kapı kapı tespit ettiklerini, daha sonra birtakım derneklere ulaşarak yardım istediklerini ve bu şekilde yardım dağıtımı yapıldığını belirterek; “Böylece Suriyeli ailelere yardım etmek isteyenlere örnek olmaya çalışıyoruz. Önce gelen ailelerin birçok ihtiyacı giderildi. Sonradan gelen ailelerinse bir kısım ihtiyaçları giderilse de hâlâ ihtiyacı olan aileler var. Şimdi kış geldi. Yakacak sorunu var” şeklinde konuştu.
ÖĞRETİM GÖREVLİSİYDİM
-Neden Ebu Bera lakabını kullanıyorsun ve Suriye’de ne iş yapıyordun?
Suriye’de bulunan anneme zarar gelmesinden endişelenerek bu lakabı kullanıyorum. Arap Dili ve Edebiyatı ve Şeriat Fakültesi ile birlikte 3 üniversite bitirdim. Hafızım ve Buhari-Müslim hadislerini ezbere biliyorum. Suriye’de Şeriat Fakültesi’nde öğretim görevlisiydim. Ayrıca camilerde vaaz ediyordum.
ÖLÜM İÇİNDE YAŞAM
-Suriye’deki atmosfer nasıldı?
Suriye’de bütün aileler ve özellikle de çocuklar korku ve panik içerisindeydi, yine öyleler. Oradaki halimiz ölüm içinde yaşamı andırıyordu.
DEMİR ÇUBUKLARLA KEMİKLERİ KIRIYORLAR
-Suriye’de başına neler geldi?
Tutuklandım ve 17 gün cezaevinde kaldım. Orada Müslümanlara Nusayriler tarafından tarif edilemez işkenceler yapılıyordu.
Orada cezaevi ortamı bırakın insanı hayvanı dahi bağlasanız durmayacak bir yer. 3 metreye 1 metrelik yerde onlarca kişi zorla tutuluyor. İnsanların tuvalet ihtiyaçlarını gidermesine dahi izin vermiyorlar. Demir çubuklarla diz ve diz altı kemikleri kırana kadar vuruyor sonrada öylece bırakıyorlar.
TÜRK HEKİMLER YAKINDAN İLGİLENDİLER
-Sana ne tür işkenceler yaptılar?
Cezaevinde benim sakalımı yaktılar. 17 gün tutulduktan sonra ise 50.000 lira karşılığında serbest bırakıldım. Daha sonra bombardıman sonucu sol bacak ve sol kolumdan yaralandım. Ankara’da hastanede hekimler benimle yakından ilgilenip iyileşmeme vesile oldular. İyileşme sürecim devam ediyor.
Ailenden kaybettiklerin var mı?
Damadım ve amcamın üç çocuğu şehid oldu. Sonrasında ailemden sağ kalanları; dul kızım ve torunum diğer kızım ve oğlumu alarak Türkiye’ye sığındım, Ankara’ya geldim.
OĞLU 150 TL HAFTALIKLA ÇALIŞIYOR
-Oğlun çalışıyor mu?
Oğlum Siteler’de haftalık 150 TL haftalıkla çalışıyor, zımpara yapıyor.
ALLAH BU ÜLKEYE KAZA, BELA VE DARLIK VERMESİN
-Türkiyeli Müslümanların size yaklaşımını nasıl değerlendirirsin?
Diğer Arap ülkeleri kapıları kapatmışken Türkiye devletiyle, halkıyla kapılarını bize açtı. Müslüman Türkiyeli kardeşlerimiz her şeylerini bizimle paylaştılar. Örneğin; bayramda kendimizi sanki evimizdeymişiz gibi hissettik. Türkiyeli Müslümanlara bizlere Ensar gibi kapılarını açtıkları için büyüğünden küçüğüne teşekkür ederim. Allah bu ülkeye kaza, bela ve darlık vermesin.
KARDEŞLİĞİMİZİ BOZMAK İÇİN PLANLANMIŞ KASITLI OLAYLAR
-Son dönemde bu civarda ev yakmaya kadar varan olayları nasıl değerlendirirsin?
Bu olaylar bizi buradan kovmak, Türkiyeli Müslümanlarla kardeşliğimizi bozmak için planlanmış kasıtlı olaylar. Türkiye’de zalim Suriye yönetimi tarafından Türkiyeli Müslümanları korkutarak; ‘İşte Suriye halkı böyledir’ dedirtmek için gönderilmiş mülteci kılığındaki Suriyelilerde var maalesef.
Bu bölgede de bazıları vardı. Biz bunu fark edip müdahil olunca kaçıp gittiler. Şu anda bu tür insanlar yok. Böylelerini fark ettiğimizde yetkili makamlara haber verip gerekenin yapılmasını sağlıyoruz.
CAMİİ İMAMI AHMET SARIYER
Civarda bulunan Suriyeli ailelere yardımcı olmak için canla başla çalışan Feridun Çelik Merkez Camii imamı Ahmet Sarıyer:
BÖLGEDE 700 CİVARINDA SURİYELİ AİLE VAR
-Hocam bu civarda yaklaşık olarak ne kadar Suriyeli aile var? Suriyeli mülteciler neden bu semti seçiyor?
Bu civarda şu anda yaklaşık olarak 700 aile var. Bu bölge Feridun Çelik Mah. İle Bağlarbaşı Mah. kesişim noktasında yer alan gecekonduların çoğunlukta olduğu bir mahalle. Birincisi; bölgenin varoş bir yapısının olması, ikincisi; bu bölgeye TOKİ girdiği için evlerin bir kısmının boşaltılmış bir kısmının da boşaltılacak olması ve kiralarında bu yüzden cazip olması dolayısıyla Suriyeli mülteciler bu bölgeyi mesken tuttu.

ÇOĞU PERİŞAN DURUMDALAR
Bu Suriye’deki olayların başlangıcından itibaren gelenler oldu. Önce 5-10 aileydi. Önceden gelenler zor durumdaki akraba ve yakınlarını da buraya getirdiler. Sonra 50-100 derken sayıları arttı. Tabi göçtüklerinde hiçbir şeyleri olmayan kadınlı-çocuklu bu aileler yardım için kendilerini yakın hissettikleri camiye geliyorlar ve çoğu perişan durumdalar. Bu nedenle biz de cemaat olarak elimizden geldiğince duyarlı Müslümanlarla yardımcı olmaya çalışıyoruz.
-Hocam Arapça biliyorsunuz ve Suriye’de eğitim görmüşsünüz. Biraz bundan bahseder misiniz?
Ben Suriye’de Şeriat Fakültesi’nde okumak için bulundum. Hama olayları olduğunda oradaydım.
YERALTINDAKİ HAPİSHANELER
-Hama olaylarında nelere şahit oldunuz? Bizimle paylaşabileceğiniz bir olay var mı?
Orada bir grup Türk öğrenci birlikte kalıyorduk. Bir gün yakın arkadaşım eve gelmedi. Aradık, sorduk hiçbir yerde bulamadık. Dediler ki; ‘onu cezaevine atmışlardır, filanca yerde bulursun.’ Bunun üzerine tarif edilen yere gittim. Soruyorum kimse bilmiyor ya da cevap vermek istemiyor. Sonra biri, bir bahçeyi işaret etti ve ‘git oradaki demir kapıyı çal sana söylerler’ dedi. Bahçeye girdim fakat ortada ne kapı var ne cezaevi. Daha dikkatli baktığımda yeraltına açılan demir bir kapı gördüm. Kapıya vurduğumda içeriden biri geldi. Ona konuyu izah edip arkadaşımın orada olup olmadığını sordum.
SADECE DUAYA ‘AMİN’ DEDİM
Önce orada olduğunu söylemedi ve bana; ‘sen onu tanımazsın’ dedi. Nedenini sorduğumda arkadaşımın devlete karşı geldiğini, aleyhte çalıştığını söyledi. Şaşırdım ve arkadaşımla görüşmekte ısrarcı oldum. Sonunda arkadaşımı getirdiklerinde nasıl buraya getirildiğini sordum. Arkadaşım yolda gördüğü yaşlı, fakir, üstü başı yırtık ve yardım isteyen muhtaç bir adama yardım ettiğini sonra o adamın; ‘Allah’ım sen Esad’ın iktidarını yok et’ diyerek dua ettiğini, kendisinin de bu duaya ‘amin’ dediğini ve aradan dakikalar geçmeden tutuklanarak buraya getirildiğini anlattı.
Oradaki gardiyan arkadaşımı unutmamı, eşyalarını toplayıp getirmemi, arkadaşımı yurt dışı edeceklerini söyledi. Ben de öyle yaptım ve bir daha o arkadaşımdan haber alamadım. Ta ki 30 sene sonra Türkiye’de karşılaşıncaya kadar. Anlayacağınız Suriye böyle bir yer.
BURAYI BU AKŞAM BOMBALARLAR
-Peki, size dokunan oldu mu?
Eve tekrar döndüğümde sağ olsun Türkmen bir polis; ‘Bu evi çabuk terk et. Burayı bu akşam bombalarlar’ dedi. Bunun üzerine beni evine götürdü. Orada bir gece kaldıktan sonra Suudi Arabistan Büyükelçiliği’ne gidip iltica ettim. Durumu izah ederek öğrenimime Suudi Arabistan’da devam ettim.
YARDIM ETMEK İSTEYENLERE ÖRNEK OLMAYA ÇALIŞIYORUZ
-Bu bölgedeki Suriyeli ailelere nasıl yardımcı oluyorsunuz?
Öncelikle Suriyeli Ebu Bera’nın yardımıyla bu bölgedeki duyarlı Müslümanlardan oluşan bir ekip kurup ailelerin ihtiyaçlarını tespit ettik. Daha sonra Deniz Feneri, Önder Vakfı, İlim Yayma Cemiyeti vb. derneklere telefonla ya da bizzat ulaşarak yardım istedik. Bu dernekler sağ olsunlar ilgilendiler. Bu şekilde kapı kapı ihtiyaçların tespiti ve yardım dağıtımı yapılıyor. Böylece Suriyeli ailelere yardım etmek isteyenlere örnek olmaya çalışıyoruz.
AİLELERİN ÖNCELİKLİ İHTİYAÇLARINI BİLDİRİYORUZ
-Dernekler dışında bizzat yardım etmek isteyenleri nasıl yönlendiriyorsunuz?
Yardım etmek isteyen duyarlı Müslümanlara ailelerin öncelikli ihtiyaçlarını bildiriyoruz. Onlarda temin ediyorlar ve bizim de yardımımızla ailelere ulaştırıyorlar.
YAKACAK SORUNU VAR
-Ailelerin öncelikli ihtiyaçları nelerdir? Hangi eşyaları dağıttınız?
Geldiklerinde bu ailelerin hiçbir şeyleri yoktu. Bir evin ihtiyacı olan; buzdolabı, halı, kilim, soba vb. ihtiyaçlarına öncelik verildi. Önce gelen ailelerin birçok ihtiyacı giderildi. Sonradan gelen ailelerinse bir kısım ihtiyaçları giderilse de hâlâ ihtiyacı olan aileler var. Şimdi kış geldi. Yakacak sorunu var!

SİTELER’DE KARIN TOKLUĞUNA ÇALIŞIYORLAR
-Bu aileler karınlarını nasıl doyuruyor?
Ailenin erkeği iş bulup çalışıyor. Genellikle Siteler’de az bir yevmiye ile karın tokluğuna çalışıyorlar. Bir de sağdan soldan gelen yardımlar var. Örneğin geçtiğimiz Kurban Bayram’ında yardımsever Müslümanların yardımıyla 300’den fazla aileye kurban eti dağıtıldı.
BU İNSANLARIN GİDECEK HİÇBİR YERİ YOK
-Suriyeli aileler bu şartlarda barınmaya devam edebilirler mi?
Bu bölgede durum kritik. Çünkü TOKİ bu bölgedeki evleri boşaltarak yıkıyor. Bu eski evler yıkılırsa bu insanların gidecek hiçbir yeri yok. 400-500 TL kira ile bu insanlar nasıl yaşar? Bu konuya acil bir çözüm bulunmalı.
-Son olarak yardımsever Müslümanlara bir mesajınız var mı?
Yardımsever kardeşlerimiz bizzat buraya gelerek Suriyeli aileleri ziyaret edip, ihtiyaçlarını öğrenerek ya da ilgili vakıf ve dernekler vasıtasıyla buradaki kardeşlerimize yardımcı olabilirler.
K.Bahaeddin Carda / Habervaktim
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.