Ankara İnanç Özgürlüğü Platformu’ndan Açıklama
Ankara İnanç Özgürlüğü Platformu adına Vahdet Vakfı’ndan İsmail Aydar’ın okuduğu basın açıklaması şöyle:
“İngiltere’nin himayesi ve BM kararıyla 1948 yılında kurulan Siyonist İsrail Korsan devleti, kurulduğu günden beri Filistin’de terör ve katliamların uygulayıcısı olmuştur. Siyonist İsrail şiddet ve baskı yoluyla Filistin topraklarını adım adım ele geçirmiş, bugün Müslüman Filistin halkına nefes alacak yer dahi bırakmamıştır.
Tarih boyunca kendilerine gönderilen peygamberlere ihanet eden, hatta bazılarını katleden İsrailoğulları,Müslümanların ilk kıblesi olan, İsra ve Miraç hadiseleri yüzünden bütün Müslümanların gözbebeği Mescid-i Aksa üzerinde hak iddia etmektedir. Mescid-i Aksa’nın Süleyman Mabedi üzerine inşa edildiğini iddia eden Yahudiler, Mescid-i Aksa’nın altını arkeolojik kazı bahanesiyle oymakta, yıkılması için her türlü oyunu sergilemektedir. Bu planının deşifre olması üzerine İsrail bu defa da Mescid-i Aksa’nın yarısını Sinagog yapmak için Yahudileri de Mescid-i Aksa’ya almaya kalkarak bütün Müslümanların tepkisini çekecek kışkırtmalara başlamıştır.
Olaylar üzerine İsrail polisi Mescid-i Aksa’yı basmış, Mescid gaz bombaları ve silah sesleri ile savaş alanına dönmüştür. Olayda İsrail polisi ana mihrabın bulunduğu kubbenin altına kadar postallarıyla ilerleyerek kitaplıkları tahrip etmiş, Kur’an-ı Kerim’leri ayaklar altına saçmıştır. Zaten kuruluşundan bu güne kadar Müslümanların evlerini ve topraklarını işgal ederek, Yahudiler için yerleşim yerleri kuran Siyonist İsrail artık sıranın Mescid-i Aksa’ya geldiğini göstermiş oldu.
Siyonist İsrail bölgenin toz-duman havasından istifade ederek yapacağı katliamlara bahane üretmek için gerginlik çıkarma peşinde.
İsrail bu cesareti halkı Müslüman olan ülkelerin başlarındaki işbirlikçi yönetimlerden alıyor.
Zira yaptığı her vahşet yanına kâr kalıyor.
Mavi Marmara Davası nedeniyle Uluslararası Ceza Mahkemesi bile; İsrail’in savaş suçu işlemesini kabul etmesine rağmen olayın görev alanına girecek ağırlıkta olmadığına karar vermiş.
İsrail’in pervasız zulmüne karşı son yıllarda Türkiye’nin sesini yükselttiğini görüyoruz. Ancak kınamalarla, demeçlerle Siyonist İsrail’in vahşetlerine son vermeyeceği bilinmiyor mu?
Türkiye-İsrail arasında imzalanmış hangi anlaşma iptal edildi ki?
Bugün Mossad; terör bahanesiyle Türkiye topraklarında operasyon yapıp, bir Müslüman’ı terörist diyerek alıp götürme yetkisine sahiptir. Ekonomik, siyasi, istihbarat anlaşmalarının çoğunun mahiyetinden bile haberdar değiliz. Hükümet İsrail’e gösterdiği tepkilerde samimi ise, İsrail ile yapılmış anlaşmaları iptal yoluna gitmelidir.
Suriye’de ise Esed yönetimine alternatif, Müslümanlardan başka güç olmadığı belli olunca ABD ve AB ülkeleri artık Esed’den yana tavır almaya başladılar. Koalisyon güçleri IŞİD bahanesiyle el-Nusra güçlerini de bombalayarak Esed’e yardımcı olmaktadırlar.
Esed ise varil bombalarıyla katliamlarına devam etmekte, okulları bombalamaktan bile çekinmemektedir. Emperyalist güçlerin Ortadoğu denilen bölgenin haritasını yeniden düzenleme peşinde olduğu şu günlerde ilginç ittifaklara da şahit olabiliyoruz. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Hüseyin Abdullahiyan, Esed rejiminin düşmesinin İsrail’in güvenliğini yok edeceğini savunuyor.
İran’ın Esed ve katliamlarına niçin yardım ettiğini de böylece anlamış oluyoruz. Günümüzde Müslümanların dünya üzerinde zelil bir duruma düşmesinde, Müslüman ülkelerin başındaki İşbirlikçi diktatörler kadar Müslümanların parçalanmış olmalarının da çok büyük rolü vardır. Birçok Müslüman ya modernist akımlardan etkilenmiş veya İran’ın propagandalarına kanmış, yahut da Suudi Arabistan kaynaklı Selefilik akımlarının tesirinde kalarak İslâm’ın ana bünyesi Ehl-i Sünnet’ten uzaklaşmıştır. Bugün tekfirci IŞİD’e dünyanın çeşitli ülkelerinden katılan Müslümanları, İran’ın Suriye konusundaki tavrını, Selefi Nur Partisi’nin Mısır’daki rolünü nasıl izah edeceğiz. Bütün Müslümanları dikkatli ve uyanık olmaya davet ediyoruz.
"Sizden her kim bir kötülük görürse, onu eliyle düzeltsin. Buna gücü yetemiyorsa dili ile düzeltsin.Buna da gücü yetmiyorsa kalbiyle buğzetsin.Bu ise imanın en zayıf derecesidir." (Hadis-i Şerif)
Bütün insanların akıl, nesil, can, mal ve din emniyetlerinin sağlandığı bir dünyada buluşmak temennisiyle katılımlarınız için teşekkür ederiz.”
Habervaktim.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.