ADAC'a "Müslüman" uyarısı
Almanya'daki otomobil kulübü ADAC'nin aylık 'ADAC-Motorwelt' dergisinde İslam ve Müslüman düşmanı 'SOS Abendland: Die schleichende Islamisierung Europas' adlı kitabın reklamını yayınlaması ve konuyla ilgili Müslümanların uyarılarına kulak asmamasına tepkiler büyüyor. Cihan'a açıklamalarda bulunan ADAC üyesi vatandaşlar, "ADAC öyle bir kitabın reklamını yayınlamakla biz Müslümanları çok üzmüş, kendi imajını zedelemiştir. Bu tür kitaplar ancak toplumsal barışın bozulmasına hizmet eder. Böyle büyük kurumlar daha çok sorumluluk duygusuyla hareket etmeli. ADAC bu tavrını düzeltmezse; biz de bu alanda hizmet veren başka bir otomobil kulübüne üye oluruz. Kaybeden ADAC olur. Milyonu aşkın Müslüman üyesini kaybedebilir" dedi.
Konuyla ilgili görüşlerini Cihan'la paylaşan ADAC üyesi vatandaşlardan Uğur Öneri, "Biz ADAC'den şimdiye kadar çok memnunduk. Hizmet verirken ayırımcılık yapmıyordu. Ama bu tavrını anlayamadık. Hz. Muhammed'i soykırımcı gösteren, Kur'an ve Hadis kitaplarının yasaklanmasını isteyen, Avrupa'da Müslümanların gereğinden çok artıp, buranın Müslümanlaştığı, buna karşılık yöneticilerin bir şey yapmadığını belirten ve halkı kışkırtan bir kitap çok tehlikeli. Gerçi dergi tamamen reklama dönük bir dergi ama 20 milyonun üzerinde insan okuyor. Bu reklam okuyucudan çok az bir oranında bile bu kitaba ilgi uyandırsa, İslam'a ve Müslümanlara zaten yeterince önyargıların olduğu Avrupa'da bu, toplumsal barışı tehdit eder" dedi.
Kendisinin ve babasının yıllardır ADAC'ye üye olduğunu kaydeden Öneri, buna karşılık Müslüman üyelerin ne yapması gerektiği yönündeki sorumuza ise, "Elektronik posta göndererek protesto etmeli. Böyle devam ederse ADAC'den çıkmalı. Senelik 60-70 Euro para ödüyoruz. Böyle devam ederlerse Winterthur, Abyss gibi otomobil kulüpleri var, onlara geçeriz. Bizde 'Ben kendi paramla niye rezil olayım?' diye bir laf vardır. Bu hizmet para karşılığı birçok şirket veriyor. ADAC'nin tüm Avrupa'yı ele alırsak Müslüman üye sayısı 1 milyonun çok üzerindedir. Bu tavrı sürdürürse onları kaybeder" diye konuştu.
ADAC üyesi Mahmut Aslan de, ADAC'nin bu tutumunun Müslümanları oldukça üzdüğünün altını çizdi. Aslan, "ADAC'nin daha hassas davranması gerekir. En azından müşterilerinin önemli bir kısmının Müslüman olduğunu dikkate almalı. Belki müşterilerinin yüzde 20-30'u Müslümandır. ADAC bu tavrını sürdürürse Müslüman üyeler olarak bizler ADAC üyeliğinden ayrılarak başka bir kuruluşa müracaat edip üye olacağız. Pekçok insan bunu yapacaktır. ADAC'nin verdiği hizmeti veren birçok şirket var" dedi. Toplumsal sorumluluğa da vurgu yapan Mahmut Aslan, "Böyle büyük kurumların sorumlulukları da büyüktür, ona göre davranmaları, toplumsal barışı desteklemeleri gerekir. Bu tavırları ise tam tersi. Buna devam ederse ben ADAC'den ayrılırım, tanıdığım eş ve dostlarıma da bunu tavsiye ederim. Buradan kendilerinin zararlı çıkacağı iki kere iki dört eder kadar kesindir" dedi.
Eski bir ADAC üyesi Abdullah Gültekin ise, "Ben ADAC'yi şimdiye kadar hep olumlu tanımıştım. Hizmet verirken ayırım yapmazdı. Şimdi nasıl böyle bir tavır takındılar anlayamıyorum, hala şoktayım. Bu şekilde yayınlar bizi çok üzdü. Hassasiyet bekliyor, bu yanlışın düzeltilip, bütün Müslümanlardan özür dilenmesini istiyoruz. Müslümanlarda ADAC'ye üzüntülerin mesaj göndererek bildirmeli" ifadelerini kullandı.
ADAC üyesi olan ve Türkiye'deki çocukları için de ADAC'den yurt dışı koruma sigortası yaptıran Hilmi Yazıcı ise, "Dünyanın neresinde olursa olsun maneviyat çok özel bir şey. Kişi icabında kendisine hakarete, küfre ses çıkarmaz ama maneviyatına dokunduğunuz zaman tepki verir. Bu sadece Müslümanlarda değil bütün insanlarda böyle. İnsanların maneviyatıyla oynanamaz. ADAC bunu yayınlarken belki bir art niyeti yoktu ama yeterince duyarlı davranmamış. Reklamlarında da daha dikkatli davransa iyi olur. Bu tür yayınlar bizi incitiyor, rencide ediyor. Biz Müslümanların da ADAC'ye bu konudan rahatsız olduğumuzu bildirmemizde yarar var" şeklinde konuştu.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.