Türkiye’ye gelirsem beni öldürtürler!
İşte ayrıntıları:
SAÇAN İŞKENCECİ
Güney’in İşçi Partisi’nin Ergenekon davasında yargılanan sanıklarının avukatları ile ilgili tespiti şöyle: “Her seferinde söylediğim mesajı sunmaları gerekirken, uluslar arası hukuk işkence altında alınan sorguları kabul etmez. Bunu yapan Adil Serdar Saçan’ın da işkenceci olduğu ortaya çıkmıştır. Bunu benzin bidonu almışlar, olayın üzerine su döküyorlar. Duruşmalarda bunu dile getirmiyorlar. Bana saldırmayı tercih ediyorlar.”
TÜRKİYE’YE GELİRSEM BENİ ÖLDÜRTÜRÜRLER
“Türkiye’ye beni getirtmeleri demek beni öldürtmeleri demek. Ben bunun farkındayım. Fakat beni buradan getirdiklerinde cezaevine atacaklar. Devlet ve güvenlik güçleri bırakın cezaevini kontrol etmek, sokağı kontrol edemiyor. Gerçekçi olalım. Türkiye’de güvenlik sorunu vardır. Beni getirtmeleri demek öldürterek bu dosyayı kapatmak için bir girişim olur. Ben Ergenekon üyesi olmadığımı söyledim, benim sanık olmam hukuka aykırı. Bana tanıklık hala teklif edilmedi.”
ERGENEKON’UN ŞEMASI KİMDE?
SORU: Kaybolan deliller arasında neler vardı?
“Kaybolan deliller arasında İş Partisi’nde olan bir çizelge vardı. Bu benim el çizelgem değildi. Şema olarak çizilen bir plandı. Türkiye haritası vardı ve bölgeler bölünmüştü. Mesela Sayın İP lideri, Toplum Mühendisliği bölümü, Ergenekon yapılanması, Ergenekon Yönetim Başkanlığı, İstihbarat Başkanlığı, Planlama ve İdare Dairesi, Genel Müfettiş ve Yürütme Birimi, Bütçe Planlama Dairesi, Basın Yayın Ajans Bilgi Dairesi, Merkezi Ulusal İstihbarat Dairesi, Merkezi Kamusal Yönetim ve Halk Yönetim Birimi vardı. Bu planlar da ortaya çıkmadı.”
‘PROVOKATÖRCE SÖZLER’
SORU: “Türkiye devleti Kanada’ya başvurup sizi çatır çatır Türkiye’ye getirtebilir.”
“Provokatörce sözler bunlar. Hüseyin Karanlık Bey’in yanında oturuyorsunuz Sayın Birand. Ben o zaman susma hakkını kullanacağım. Bu işinizi çözüyorsa getirtebilirsiniz. İşkencede söyledim daha önceki ifadelerimi. Meslektaşlarınız işkencede konuşturdular Saygı Bey. Copla konuştuk. Gerçekçi olun. Siz benimle aynı kaderi paylaşmayın. Ben daha önce konuştunuz diye üstüne bastığınızı işkencede söyledim.”
SAÇAN NEDEN İŞKENCE YAPMIŞ?
SORU: Adil Serdar Saçan’ın, ‘Veli Kücük’ün elinde benim hakkımda hangi dosya vardı dediğini ve bu nedenle işkence yaptığını söylediniz. Aynı Serdar Saçan bugün Veli Küçük’le yan yana yargılanıyor. Bu bir çelişki değil mi? Nasıl değerlendiriyorsunuz?”
“Ben Adil Serdar Saçan’ın 7 yıl önce Ergenekoncu olduğunu sanmıyorum, şimdi bilemem. Benim cebimde 3 bin 700 dolar para vardı. Kendisi bunu mahkemeye sevk ettirip parama el kaymadı. Arşivimin neden onda olduğunu, Adil Bey’e nasıl geçtiğini bilmiyorum. Bugün de devletin bana barodan avukat vermemesi birçok konuda yargısız infaz yapılıyor. Ben Adil Bey’e bana işkence yaptığı halde, anneme küfrettiği halde nefretle bakmıyorum.”
BEN MİLLİYET’TE DE ÇALIŞTIM
SORU: “Adil Serdar Saçan’ın, ‘oğmamış bir çocuktu kucağıma verdiler, verenler de Fetullahçılardı” sözlerine ne diyorsunuz?”
“Tarih boyunca dinlere yakınım. Siyasal bir anlayışa da yakınım. Ama Fetillahçı değilim. Başka bir tarikatın adamı da değildim. Genç yaşta gazeteciliğe başladım. Bir camianın içinde çalışmışlık demek o camiayı suçlamak yanlış. Benim günahlarımı bir başka insana fatura etmek yanlış, ben Milliyet’te de çalıştım” diye konuştu.
TSK İLE İLGİLİ ŞOK İDDİA!
SORU: Önemli iddialar ortaya attınız ifadenizde. Ne kadarı doğru? Yani TSK PKK’ya silah mı sattı? Ne kadarı doğru bu ifadelerinizin?”
“Geçmiş dönemde Adil Bey’i 32. Gün’e canlı yayına davet ettim. Ama gelmedi. Neden katılmıyor. Sorgumda Adil Bey’in bir iki yönlendirmesi oldu. Bu da şu olaydı. Zaten bu yüzden 5-6 saat dayak yedim. Birisi kendisinin dosyasıydı. İkincisi de bir valinin o dönem, bir kasetiydi, Tarabya Oteli’nde. Bu iki konu üzerinde çok durdu. Fakat bugün Adil Bey röportajlarında İstihbarat Müdürlüğü’nun Fetullahçı olduğunu söyledi. Fakat onları çağıran Adil Bey’in kendisiydi. İstihbaratı sokarsanız iş büyür dedim. Ben bu işin içinden çıkamıyorum, kendi dosyamla valinin dosyasını bulamıyorum dedi. 70 milyon da bunun cevabını bekliyor. Barzani’ye 1 koli kalaşnikof mermisi verdik diyor sayın Eymür. Barzani’ye çok büyük bir hakaret bu. Hukuk dışı bir verilme olmuş mudur acaba. Bunu sormak lazım. Ben idamlık bir koyun değilim, siz de yargıç değilsiniz.”
Engin Kaşdaş-habervaktim.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.