Uyan Ey Kurul !
Malum medyanın yıllardır ısrarla karikatürize ederek yaklaştığı, “sansürcü kurul” diyerek eleştirdiği Muzır Kurulu, bu imajın da etkisiyle muzır neşriyatla gereğince mücadele edemiyor.
Toplam 10 kişilik kurula yılda ortalama 200 bin civarında müstehcen materyal ulaşıyor. İnternetteki açık saçık yayınlarla mücadele de görev kapsamında olan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı da, her yıl ortalama 25 bin civarındaki yayın şikâyetiyle baş etmeye çalışıyor.
1986’DA OLUŞTURULDU
Merhum Turgut Özal’ın Başbakanlığı döneminde hayata geçirilen Muzır Kurulu, sırra kadem bastı. Cumhuriyet’in kuruluşundan itibaren mevzuatta yer alan ancak etkin hâle 1986 yılında getirilen “Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kanunu” kapsamında oluşturulan kuruldan yıllardır ses çıkmıyor. Kurulun son kararları 2011 tarihini taşıyor. İlk olarak 1926’da Türk Ceza Kanunu’na konulan küçükleri muzır neşriyattan koruma hükmü, yıllar içinde çeşitli değişikliklere uğradı. Birinci ANAP Hükümeti döneminde ise kapsamlı bir değişikliğe uğrayan hüküm çerçevesinde ayrıca “Muzır Kurulu” da oluşturuldu.
2003’DE KAPSAMI DARALTILDI
Kurul, TCK’da, “Cebren ırza geçen, küçükleri baştan çıkaran ve iffete taarruz edenler kapsamına giren suçlar” başlığı altında yer alan “Halkın ar ve hayâ duygularını inciten veya cinsi arzuları tahrik ve istismar eder nitelikte genel ahlâka aykırı” yayınları hedef almak üzere oluşturuldu. Süreç içerisinde ahlâksız pekçok yayına karşı önlem alan, yayıncılara, dağıtıcılara hapis ve para cezası verilmesinin yolunu açan kararlar alan Muzır Kurul’un yetkili olduğu alan, 2003 yılında yapılan bir değişiklikle daraltıldı. Yasada yapılan değişiklikle, “bilimsel ve edebi yayınlar” kapsam dışı bırakıldı.
GÜNAY “KALDIRILSIN” DEMİŞTİ
Muzır Kurulu'na yönelik sert tutumlar özellikle yayıncı çevrelerinde taraftar buluyor. Yayıncılar Birliği’nin Kültür Bakanlığı ile 2009 yılında ortaklaşa düzenlediği 5. Ulusal Yayıncılık Kongresi’nde ilgili tüm devlet kurumları ve yayıncılık sektörünün temsilcilerinin katılımıyla hazırlanan bildiride, “Türk Ceza Kanununa göre ve özel kanunlarına dayalı olarak kurulan Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu ve mevzuatı yürürlükten kaldırılmalıdır” hükmüne de yer verilmişti. Kapanış bildirgesinde dönemin Kültür Bakanı Ertuğrul Günay’ın da imzası yer almıştı.
MUZIR KURULU NASIL ÇALIŞIYOR
Toplam 10 kişiden oluşan Muzır Kurulu’nda Başbakanlık tarafından en az on beş yıl kamu hizmeti yapmış kişiler arasından seçilecek bir üyenin yanı sıra, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Kültür Bakanlığı, YÖK, Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan birer üye atanıken; Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı Talim ve Terbiye Kurulu’ndan iki üye, ayrıca Ankara, İstanbul ve İzmir Gazeteciler Cemiyetleri’nin tespit edeceği bir üye de görev yapıyor. Kurul üyeleri çalışma şartlarından şikâyet ediyorlar. “TBMM İnternet ve Araştırma Komisyonu”na 2012 yılında bilgi veren kurul yetkilileri, gittikçe çeşitlenen iletişim imkânları ve internet teknolojisi karşısında, gençleri ve çocukları ”muzır neşriyattan koruma” kabiliyetlerinin azaldığını, buna rağmen her yıl yüzlerce dosya içinde binlerce materyal olarak gelen şikayet konusu çalışmaları inceleyerek, görevlerini yerine getirmeye çalıştıklarını söylemişlerdi. Kurul, 2012 yılında 200 binden fazla müstehcen materyali incelemek durumunda kalmıştı. Öte yandan, internetteki açık saçık yayınlarla mücadele de görev kapsamında olan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı da, her yıl ortalama 25 bin civarındaki yayın şikâyetiyle baş etmeye çalışıyor.
Vahdet Gazetesi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.