"Açıklamalarla görüntüler arasında tenakuz var"

"Açıklamalarla görüntüler arasında tenakuz var"
Devlet Bakanı Çubukçu: İngiliz York Şüşesi'nin açıklamaları ile yayınlanan görüntüler arasında büyük bir tenakuz var

Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, İngiliz York Düşesi Sarah Ferguson tarafından Ankara ve İstanbul'daki çocuk yurtlarında çekilen görüntülerle ilgili hassasiyetlerinin üst noktada olduğunu söyledi. Çubukçu, "Her kim olursa olsun bu hassasiyeti zedeleyecek bir tutum ve davranış içinde olursa en ağır şekilde cezalandırılır. Soruşturma açarız." dedi. Açılan soruşturmanın bugün öğleden sonra neticeleneceğini açıklayan Bakan Çubukçu, görüntülerin yayınlanmaması için İngiltere nezdinde çabalarının sürdüğünü keydetti. 

İngiltere tahtının 4'üncü sıradaki veliahtı Prens Andrew'nun eski eşi olan Sarah Ferguson, Ankara Saray ve İstanbul Zeytinburnu rehabilitasyon merkezlerinde kılık değiştirerek yaptığı çekimleri medyaya aktarmasının yankıları sürüyor. Ankara'da bir programa katılan Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, gazetecilerin konuya ilişkin sorularını cevaplandırdı.

Bu konuda ayrıntılı ve derinlikli bir açılım sağlanması isteniyorsa bunun uzmanların konuşturulması ile mümkün olacağını dile getiren Bakan Çubukçu şöyle konuştu: "Biz o gönüllüler de dahil olmak üzere yürüttüğümüz soruşturma neticesinde bugün sanıyorum öğleden sonra neticelenir. Tekrar bir yazılı açıklama ile durumu size duyuracağız. Benim burda yeniden açıklayacak, yeniden olaylara ilave edecek bir sözüm yok. Görüntüler Saray Rehabitilasyon Merkezi'nden alınmış görüntüler ama açıklamalarıyla ile görüntüler arasında büyük bir tenakuz var. Zeytinburnu Rehabitilasyon Merkezi'ne de gitmiş. Oraya ilişkinde açıklamaları çok vahim ama görüntüleri yok. Dolayısıyla kendi açıklamalarıyla görüntüleri arasında bir tenakuz var. Türkiye Avrupa Birliği (AB) müzakere sürecinde olan bir ülke. AB Konseyi üyesi bir ülke. Birleşmiş Milletler Özürlü Hakları Sözleşmesi'ni çok hızlı imzalamış bir ülke. Olaya burdan baktığınız zaman Türkiye dünyadan kopuk bir ülke değil. Uluslararası tüm kuruluşların denetimine açık bir ülke. Nitekim Avrupa İşkence Önleme Komitesi çok yakın bir tarihte bu kurumlarda ve Türkiye'nin büyük bir bölümünde gizli bir şekilde denetim yaptı. Bu konudaki raporlarını da yayınladı. Türkiye'de eksiklikler olmakla birlikte uluslararası standartlara uygun hizmet verildiğini gözlemlediler. Burada nedem gizli kamera ve çekim yasaktır, neden insan haklarına aykırıdır? Herşeyden önce orada yaşayan çocukların ve bireylerin özürlü olmalarının nedeniyle haklarının korunması tamamen bu kuruma aittir. Velev ki orada çekim yaparken bir zihinsel engelli üzerini çıkarsaydı ki; bu mümkün müdür soruyorum topluma? Herkes tarafından kabul edilecektir ki bu mümkündür. Peki bu görüntüyü yayınlaması insani bir şey midir? Dolayısıyla karşımızda ağır zihinsel engelli olduğunu düşünelim ve heran istemediğimiz bir görüntüyle karşılaşma ihtimalimiz var. Ben çok sıklıkla havaalanı yolunda olması nedeniyle bu kuruma uğruyorum. Saray'a çok sıklıkla gidiyorum."


"SİYASİ BİR AÇIKLAMAYLA BAĞDAŞTIRILDIĞI İÇİN TEPKİ GÖSTERDİM"

Herhangi bir siyasi misyonu, ülkesinde temsil görevi olmayan ve ne adına hareket ettiği belli olmayan bir insanın Türkiye'ye gelip böyle bir çekim yapmasını eleştiren Çubukçu sözlerini şöyle sürdürdü: "Velev ki hassasiyeti var, kabul edelim ki insani hassasiyetler ve çocuklar. Dün böyle bir açıklama yapmış. Kaldı ki İngiliz hükümeti adına konuşmuyor. İngiltere devlet olarak da Türkiye'nin AB üyeliğini destekliyor. İngiltere Türkiye arasındaki ilişkiler son derece mükemmel düzeyde ilerliyor. Ama açıklamalarının İstanbul'a turist olarak dahi gitmeyin ve AB'ye Türkiye üye olmasın gibi bir siyasi sonuçla, siyasi bir açıklamayla bağdaştırıldığı için ben tepki gösterdim. Yoksa meselenin özüne baktığımız zaman da biz bütün uluslararası kuruluşların denetimine açık bir şekilde çalışıyoruz. 2003,2004 ve 2005 yılında yapılan incelemelerden sonra 2007 yılında yapılan incelemeler ki; ben dün itibariyle TBMM'ye, İnsan Hakları Komisyonu Başkanlığı'na da bütün bu raporların sonuçlarını sundum. Türkiye'de denetim kurumları da var. Bırakın uluslararası denetimleri Türkiye'nin kendi iç kurumsal denetim mekanizmaları da var. İnsan Hakları Komisyon üyeleri bize haber vermeden ve gizlice mesai saatleri dışında da bu kurumları ziyaret ediyorlar. Onlarda bazen teşekkür, bazen pozitif açıklamalar yapıyorlar. Maalesef bunlar yer almıyor."

Türkiye'ye yönelik bir bakış açısı sözkonusu olduğu zaman diplomatik nezaketle hareket ettiklerini dile getiren Çubukçu, Özürlüler İdaresi Başkanı'nın 'Bütün dünyada bazı tıbbi zorunluluklar doğrultusunda çocukların ellerinin bağlanması gibi bir gerekliliğin olduğunu gözlemledik' açıklamasını hatırlattı. 719 çocuğun yaşadığı yerde 712 personelle hizmet verildiğini kaydeden Çubukçu, "Üstleri, başları, giyimleri son derece temiz. Bakımları son derece temiz, sağlık alanında da yürütülen çalışmalar. Sizler de istediğiniz zaman gidebilirsiniz. Ama şu anlama gelmesin, gizli veya açık bir şekilde görüntülenme anlamında meydana gelebilecek durumlardan dolayı da onların hukukunu korumak zorundayız. Bir vicdan karşılaştırması yapmak istemiyorum. Ama ülkemizdeki çocuklarımız, baktığımız her bir birey bizim açımızdan evladımız gibidir. Evladım gibi de muamele etmeye çalışıyorum. Hassasiyetimiz üst noktada. Her kim olursa olsun bu hassasiyeti zedeleyecek bir tutum ve davranış içinde olursada en ağır bir şekilde cezalandırılır. Soruşturma açarız." diye konuştu.


"GÖRÜNTÜLERİN YAYINLANMAMASI İÇİN GİRİŞİMLERİMİZ SÜRÜYOR"

Görüntülerin Türk televizyonlarında yayınlandığını hatırlatan Bakan Çubukçu, bunların yayınlanmaması için İngiltere nezdinde çabalarının sürdüğünü ifade etti. Yapılanın yanlış olduğunu iddia eden Çubukçu sözlerini şöyle tamamladı:

"Herhangi bir misyonu temsil etmeyen birinin, gazeteci kimliği de yok, herhangi bir şekilde bir kuruma girip çekim yapmsı durumunda tersini düşündüğünüzde İngiltere burada size ne yapardı; onu karşılaştırın diyorum. Bu tedavi ve bakımın dışında, insan onurunu zedeleyecek hangi muamele varsa karşısındayım ve bunu yapanlar çok sert bir şekilde karşılık bulur dedim. Ama bundan sonra, bunun devamında yapılan açıklamaları siyasi bulduğumu söylüyorum ve bunu eleştiriyorum. Eleştirmekte son derece haklıyım. Kendisinin yaptığı bu uygulamaya yönelik olarak İngiltere'de dahi kendisi korunmazken; İngiliz hükümeti de büyük bir hassasiyet gösteriyor, sağolsunlar. Türkiye'de bu kadar korunuyor olmasını da yadırgadığımı ifade etmek istiyorum."

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.