Elin Turisti Geliyor Ama Bizimkiler Havuzcu Çıktı
Hamam işletmecileri ve tellaklar, dünyaya nam salan Türk hamam kültürüne olan ilginin azalmasından şikâyetçi... Tellaklar, evde duş almakla hamamda yıkanmak arasında büyük fark olduğunu belirtiyor.
AHLAKSIZLIĞA İLANLA DAVET EDİYORLAR
Hamamın artık orta yaş ve üzerine hitap ettiğini, eskiye nazaran müşterilerinin yüzde 60'ını kaybettiklerini belirten 30 yıllık tellak Osman Yılmaz, “Bugün hamamlara alternatif olarak masaj salonu adı altında, masajla alakası olmayan, çıplak kadın resimleri bastırılan kartlarla reklamı yapılan yerler, insanları ahlaksızlığa davet ediyorlar" diye konuşuyor.

ÇIKAN KİRİ GÖRÜNCE ŞAŞIRIP KALIYORLAR
Hamamın bir kültür meselesi olduğunu anlatan Karacabey Hamamı işletmecisi Erdal ise, “Şimdiki gençler ‘havuza gideceğiz’ diyor da ‘hamama gideceğiz’ demiyor. Evde duşa girip, başımıza yalandan bir şampuan sürmek yıkanmak değildir. Duş alıp aynı gün hamama gelerek saunada terleyip kese olan kişiler, vücudundan çıkan kiri gördüğünde bunu çok iyi anlıyor” diyor.
HERKES BU KÜLTÜRE SAHİP ÇIKMALI
“Hamamı sevenler, oğlunu ya da torununu hamama getirerek hamam kültürüne sahip çıkmalılar” diyen Aydın, şöyle devam etti: “Türk hamamları dünyada meşhurdur. Elin turisti binlerce kilometre uzaktan gelir, hamamda yıkanır ama bizim insanımız burnunun dibindeki hamama dönüp bakmaz."
O HAMAMIN HİKÂYESİ
‘Temizlik imandandır’ hadisinin Karacabey Hamamı'nın hikâyesinde vücut bulduğunu belirten tarihi Karacabey Hamamı işletmecisi Erdal Aydın, o hikâyeyi şöyle anlatıyor: “1440 yılında Hacettepe’de cami inşaatında helalinden rızkı için çalışan bir işçinin cünüp olup yıkanamadığından dolayı aynı taşı gün boyu taşımasına şahit olan Karacabey İbni Abdullah, cami inşaatını durdurarak önce hamamı yaptırmıştır. Ayrıca ecdadımız hamamın erkekler girişi-çıkışını cadde üzerine yaparken, bayanların giriş-çıkışını herhangi bir şekilde incinmemeleri için arka tarafa yapmıştır.”

BU GİDİŞLE TÜKENECEK
10 senedir tellaklık yaparak ev geçindiren Talat Karadağ ise şunları söyledi: “Hamamda kesecilerin hepsi kendine çalışır. Yani sadece müşteriden aldığım ücretle geçiniyorum. 3 çocuğum var ve evim kira. Yeni nesil bu işi yapmayı tercih etmiyor. Çünkü bu iş dışarıdan göründüğü gibi kolay değil. Bu gidişle babadan oğula geçen bu meslekler tükenecek.”

K. Bahaeddin Carda / Vahdet Gazetesi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.