Sedat Peker: İlk Kez Anlatıyorum
Sedat Peker, Bilgi Üniversitesi Medya ve İletişim Sistemleri öğrencisi Nil Atila'nın sorularını cevapladı. Sorulara samimi cevaplar veren Peker, "adalet duygusunu nasıl fark ettiği" sorusu üzerine 5 - 6 yaşlarında yaşadığı bir olayı anlattı:
"5-6 yaşlarında bir akrabamızın çocuğuyla oyun oynarken, babasının konuya dahil olup, benim söylediğim söz üzerine haksız yere bana tokat atmasıyla başladı diyebilirim. Gerçi tam 17 sene sonra akıl almaz taktiklerle intikamımı almıştım. Ama geçen süre boyunca içim hep acımıştı. Ben bir çocuğun hiçbir suretle kalbinin kırılmaması gerektiğine inanıyorum. Bizim inandığımız kutsal dinin Peygamberi bir Hadis-i Şerif’inde; “Çocukları sevindiren, beni sevindirmiş gibi olur.” diyor. Koskoca Peygamber’in bile böyle lütufkar davrandığı çocuklara eziyet etmek, çok uzun yıllar sonra olsa bile bence bedeli ödenmesi gereken bir şeydir. Bu bugüne kadar hiç bir yerde anlatmadığım hayatımdan bir kesittir."
Çocukluğunuz nasıl geçti? Şiddet gördünüz mü?
Dramatize edilecek kadar bir şiddet görmedim. Ancak tipik bir TÜRK ailesinde sabırları zorladığınızda ebeveynlerinizden görülen şiddetten bizimde nasibimize düşen maalesef ki olmuştur. Ancak ben çocuklarıma asla bunu yapmadım.
Ana mesleğiniz nedir? Gelir kaynağınız ve neden bu işi tercih ettiğinizi anlatabilir misiniz?
Kahve üretimi ve sanat galerisi işleri ile şu an olarak ticareten ortağım. Bir teknoloji firmasını da şu an için inceliyor ve destekliyorum. Önümüzde ki günlerde de bu firmaya ortaklığım söz konusu olacak. Kahve üretimini keyifli olduğu için tercih etmiştim. Sanat galerisi işi ise ruhumun mutlu olmasını sağlıyor. Teknoloji firmasına gelirsek de hayallerimi gerçekleştirmeyi sağlayacak maddiyatın kapılarını açacağı için ilgimi çekmekte olduğunu söyleyebilirim.
Neden siyasetçi olmak istemediniz?
İnsanların farklı farklı yaratıldıklarına inanıyorum. Benim ruhum uçlarda yaşamayı seven bir ruh. Siyasete girersem hayallerimin ehlileştirileceğine inanıyorum. Bu yüzdende siyasetin dışında kalmayı tercih ediyorum.
Siz mafya olmadığınızı defalarca anlatmaya çalıştınız.”'Mafya” sizce nedir, ne yapar?
Mafya, İtalya’nın Sicilya bölgesinde halkın yaşamış olduğu sıkıntılara karşı, devlet yöneticileri ve onların desteklediği gruplara karşı, halkın kendi içinde oluşturduğu gizli bir yapılanma olarak başlamış, daha sonrasında ise hepimizin bildiği gibi çeşitli ülkelerde farklılaşarak para kazanmak üzerine kurulmuş, değer yargıları olmayan bir yapılanmaya dönüşmüştür. Kadın, uyuşturucu, silah satıcılığı gibi...
Benim hayatımda şiddete matuf eylemlerim olduğu doğrudur ancak bana parayla kimse bir şey yaptıramaz. Benim değer yargılarım var. Şahsıma, sevdiklerime, inandığım kutsal değerlere birileri zarar verirse bunun bedelini öderler. Bu açık ve nettir. Bir insan bunu bile bile lades diyorsa karşılaşacağı muameleden sonra Sedat Peker bana bunu yaptı, şunu yaptı demeye hakkı yoktur. Kanunların bana verdiği meşru müdafaa hakkını sonuna kadar kullanırım.
İçinizdeki alevli adalet duygusunu ilk ne zaman fark ettiniz?
5-6 yaşlarında bir akrabamızın çocuğuyla oyun oynarken, babasının konuya dahil olup, benim söylediğim söz üzerine haksız yere bana tokat atmasıyla başladı diyebilirim. Gerçi tam 17 sene sonra akıl almaz taktiklerle intikamımı almıştım. Ama geçen süre boyunca içim hep acımıştı. Ben bir çocuğun hiçbir suretle kalbinin kırılmaması gerektiğine inanıyorum. Bizim inandığımız kutsal dinin Peygamberi bir Hadis-i Şerif’inde; “Çocukları sevindiren, beni sevindirmiş gibi olur.” diyor. Koskoca Peygamber’in bile böyle lütufkar davrandığı çocuklara eziyet etmek, çok uzun yıllar sonra olsa bile bence bedeli ödenmesi gereken bir şeydir. Bu bugüne kadar hiç bir yerde anlatmadığım hayatımdan bir kesittir.
Türk gazetecileri, televizyoncuları hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Bazı meslekler kendileri istemeseler de yaşadıkları toplumlarda rehberlik görevi yani lokomotiflik görevi yaparlar. Maalesef ki Türk basını, Türk toplumuna karşı rehberlik görevini hakkıyla yerine getirememiştir. Tabiki bazı müstesna değerli insanlar hariç.
Çocuklarınız hangi mesleği seçsin istersiniz?
Mutlu olacakları meslekleri.
Cezaevinde hayatınız nasıldı? Karşılaştığınız ilginç bir olayı anlatabilir misiniz?
Ergenekon davasında yargılanırken, sanıklarla mahkeme heyeti veya jandarmalar arasında maalesef bazen sorunlar yaşanıyordu. Yine bir gün bu sorunların birinde ben insanları yatıştırırken, yatıştırdığım insanlar ogüne kadar rektörlük yapmış, orgenerallik yapmış gazetecilik yapmış insanlar, avukat arkadaşlardan bir tanesi bana; “Normalinde Sedat Peker'in olay çıkarması, herkesin Sedat Peker'i sakinleştirmesi gerekirken, Sedat Peker herkesi sakin olmaya davet etmesi… Sedat Bey, galiba bu ülke gerçekten tersine dönüyor” demişti.
Türk - İslam davasının önemi nedir?
Türk İslam davasının önemi inananlar için Nizam-ı Alem Ülküsü İla-y’ı Kelimetullah davasıdır. Yani bütün Cihan-ı Alem’e Yüce Allah'ın adının ve adaletinin Türk milletinin rehberliğinde hakim kılınması davasıdır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.