Zamanlama Tartışması
Çözüm süreciyle birlikte son yıllarda çok daha büyük PKK sızmaları ve eylemleri yaşanıyor ve bunlara karşı operasyon izni verilmezken, Ağrı’da bu politikanın delinmesi akıllarda soru işaretleri oluşturdu. Terör uzmanı olan MHP Gaziantep 1. sıra milletvekili adayı Prof. Dr. Ümit Özdağ, çarpıcı bir soruyu gündeme getirdi. Özdağ, Ağrı’daki son olaylarla ilgili şunları söyledi:
NEDEN İZİN VERİLDİ
"2013'ten 2015 Nisan’ına kadar bölgedeki askeri birlikler çok daha büyük PKK sızmalarına ve eylemlerine karşı 220'nin üzerinde operasyon izni istemiş ve hiçbirine izin alamamışken neden Ağrı'da böyle bir operasyona izin verilmiştir? Sakın yanlış anlaşılmasın, biz operasyona izin verilmesini eleştirmiyoruz. Sadece 220 operasyon talebi reddedilirken, bu sefer neden verildi? Bundan sonra verilmeye devam mı edilecek? Bunlar açıklansın çok iyi olur. Bundan sonra verilmeye devam edilecekse operasyon izinlerinin neden seçim zamanına getirildiğinin de açıklanması gerekir. Çatışmasızlık tutmadı çatışma üzerinden oy toplamayı düşünüyorlar."
ÇATIŞMA VARMIŞ GİBİ GÖSTERİLİYOR
Bütün bunların PKK ile ne kadar derin bir ilişki içerisinde olduklarını gösterdiğini söyleyen Özdağ, "Şimdi seçimlere doğru ilerlerken panik içerisinde olan AKP iktidarı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, sanki PKK ile çatışma varmış gibi bir atmosfer yaratıp milliyetçi seçmeni tutma girişimi içindedirler. Doğrusu bu ne devlet ciddiyeti ile ne de milletin bekası ile uzaktan yakından ilgisi olmayan bir davranıştır. Ve kısa vadeli seçim endeksli bir politika olmanın ötesine geçmemektedir. Bugün iki üç çatışma çıkmış olsa da bu AKP'nin İmralı'ya teslim olduğu ve İmralı ile birlikte bir Anayasa yazdığı gerçeğini değiştirmeyecektir" dedi.
MHP'YE OY KAYMASI VAR
PKK'nın oluşturduğu paralel devlet yapılanmasının milletin önemli bir bölümünde endişe uyandırdığını belirten Özdağ, oyların partilerine kaydığını, iktidarın bunu önlemeye çalıştığını savundu. Özdağ, "Bunu en erken fark eden Erdoğan olmuştur. Hükümet Dolmabahçe'de terör yandaşları ile yanyana bildiri yayınlarken, Erdoğan oy kaybını düşünerek sanki bildiriye karşı çıkıyor gibi davranmıştır. Oysa Öcalan'ın açıklamış olduğu 10 madde üzerinde sağlanmış anlaşma gereği Aralık 2014'te Hükümet tarafından da bir siyasi bildiri resmi gazetede yayınlanmıştır" diye konuştu.
ŞİMDİYE KADAR NEREDEYDİLER
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, çözüm sürecinin ülkeyi kaosa sürüklediğini Destici, Hükümet’ten “Kamu düzeni ve millet huzuruna yönelik girişimlere müsamaha gösterilemez” şeklinde açıklamalar geldiğini hatırlatan Destici, “Son derece yerinde bir açıklama. Fakat şimdiye kadar neredeydiler? Terör örgütü ilk defa Ağrı’da mı baş göstermiştir? Kimin, kimlerin göz yumması sonucunda olmuştur bu” diye sordu.
TERÖR SÜREÇLE BİRLİKTE GELİŞTİ
SAADET Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak ise, çözüm sürecinin terörü beslediğini ifade ederek “Terör süreçle birlikte alabildiğine gelişti. Neticede iktidar sahipleri de bu durumu fark etmiş olmalı. Ancak bu fark ediş seçimlerin yaklaşması, milletin tepkisi ve oyların düşmesi sonucu yaşandı. Seçimler olmasa aynen devam mı edilecekti” dedi.
HESABINI KİMSE VEREMEZ
Ağrı olayıyla ilgili MHP lideri Devlet Bahçeli’den de sert bir açıklama geldi. Bahçeli “Şayet AKP ile PKK arasında danışıklı dövüş bir saldırı planlanmış ve Mehmetçiğin kanı üzerinden bir siyaset tasarımı projelendirilmişse, bilinsin ki bunun hesabını hiç kimse veremeyecektir” dedi. Bahçeli “AKP’nin milletimizle arası açıldıkça, milli iradenin teveccüh ve takdirinden mahrum kaldıkça paniklemesi ve bu kapsamda Türkiye’ye tuzak kurması çok güçlü bir ihtimal olarak karşımızdadır” diye ekledi. MHP lideri “Erdoğan ne söylerse söylesin, nerede durursa dursun, son günlerdeki sözleriyle ne kadar çark ederse etsin terör örgütleriyle girdiği bulanık ve gayri ahlaki ilişkilerinden dolayı sonuna kadar sorumludur” diye konuştu.
Gazete Vahdet
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.