Milli Gazete: Papa Da Aldattı

Milli Gazete: Papa Da Aldattı
Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na ilk yabancı konuk olarak davet edilen Papa'nın, sözde Ermeni iddialarını "soykırım" olarak telaffuz etmesini Milli gazete böyle yorumladı: "Papa da aldattı."

Milli gazetenin manşet haberi şöyle: "Kutsiyetpehanları ve Yüce kişilik hitaplı iltifatlarla dolu mektupla davet edildi. Sarayın ilk konuğu oldu, kapılar ilk ona açıldı Yere göğe sığdırılmadı, el üstünde tutuldu.

Dünya barışı da, insanlığın huzuru da O’nun iki dudağının arasından çıkan kelimelere bağlandı..  Yüzyıllara dayanan Vatikan’ın İslam düşmanlığı unutulup; barışın, hak ve hukukun, huzurun ve yeryüzünün hamisi hürmetkarlığı gösterildi. Öyle bir hürmetti ki bu, en derin hocalardan da, İslamcılığı kimseye bırakmayan gazete ve yazarlardan da ses çıkmamıştı. Alkışlarla ve atlarla karşılanan, uğruna yarım ada kapatılan, adına özel mektup yazılıp, özel sıfatlar bulunan, limanına sığınılan Papa “Soykırım” dedi. Ne zannediyordunuz? Papa bu! Papalığını yapacak. Mesele açık: Yine bir aldanma hikayesi!...

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Katolik aleminin ruhani lideri Papa Franciscus’un Ermeni iddialarıyla ilgili sözleri konusunda, “Bosna ve Ruanda olayları uluslararası mahkemelerce soykırım olarak saptanmasına rağmen bunlara ‘toplu kıyım’ diyor ama hukuken tanınmayan 1915 olaylarıyla ilgili ‘soykırım’ ifadesini kullanıyor. Burada bir çelişki ve ayrımcılık var” dedi. Çavuşoğlu, resmi ziyaret için bulunduğu Moğolistan’da, Dışişleri Bakanı Lundeg Purevsuren ile görüştü, ardından basın toplantısı yaptı. Papa’nın Ermeni iddialarıyla ilgili sözlerine ilişkin soru üzerine Çavuşoğlu, Papa tarafından kullanılan ifadenin hukuki geçerlilik taşımadığını vurguladı. Çavuşoğlu, “Her şeyden önce hem Papa hem de Ermeni temsilcilerin yaptığı açıklamalar tarihi ve hukuki gerçeklerle bağdaşmamaktadır” dedi. “Papa dünkü açıklamasında çekilen acılar arasında maalesef ayrımcılık yaptı. Türklerin ve Müslümanların çektiği acıları, zulümleri ve ölümleri adeta görmezden geldi” diyen Çavuşoğlu, Ermeni olaylarının tarihsel çerçevesinden çıkartıldığına dikkati çekti. Çavuşoğlu, “Maalesef tarih, siyasete alet edildi. Her şeyden önce bir din adamının özellikler son yıllarda artan ırkçılık, ayrımcılık, yabancı düşmanlığı ve hoşgörüsüzlük karşısında hoşgörü, barış ve kardeşlik mesajı vermesi gerekiyordu” diye konuştu.

Soykırım hukuki bir kavramdır

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Papa’nın 28-30 Kasım 2014’te Türkiye’ye yaptığı ziyaret sırasında sarf ettiği ifadelerle de ciddi bir şekilde çeliştiğini belirterek, şunları söyledi: “Soykırım hukuki bir kavramdır. Kendi koşullarını yerine getirmeyen bu iddialar tamamen iftiradan ibarettir. Biraz önce Papa’nın ifadelerinde Müslüman ve Türk ve Hristiyanlar arasında bir ayrımcılık yaptığını vurgulamıştım veya çekilen acılar konusunda... Örneğin Bosna ve Ruanda olayları uluslararası mahkemelerce soykırım olarak saptanmasına rağmen bunlara ‘toplu kıyım’ diyor ama hukuken tanınmayan 1915 olaylarıyla ilgili ‘soykırım’ ifadesini kullanıyor. Burada bir çelişki ve ayrımcılık var.”

Hiçbir Katolik Soykırım Yoktur Diyemez

İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Arslan, “Papa Katoliklerin lideridir. Onun açıklamaları her ne kadar resmi olarak bir bağlayıcılık taşımasa da, manevi olarak artık hiçbir Katolik soykırım yoktur diyemez. Bu açıklamayla bütün Katoliklerin soykırım iddialarını kabul etmesi sağlandı.”

Gazetemize konuşan Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sıtkı Bilgin, Papa’nın açıklamalarının tüm Katolikler için maddi kabulün hemen öncesinde manevi bir kabul niteliği taşıdığını belirterek,  “Bu açıklama bizi şaşırtmadı. Papa’nın açıklamalarıyla Haçlı ruhu kendini bir kez daha ortaya çıkardı. 20 – 25 yıl önceki soykırımlar hakkında tek bir söz söyleyemeyen Papa’nın 100 yıl önce yaşanmış, ne olduğu belli olmayan, delilsiz, ispatsız bir konu hakkında konuşması ne uluslar arası hukuka uygun düşer, ne de diplomasiye. Papa’nın açıklaması siyasi bir spekülasyondur. Bu açıklama tesadüf değil, bir plânın parçalarıdır. Soykırımı iddialarının 100. yılı öncesi Katolik dünyasını bu iddiaları tanımaya yönelik teşvik etmek amacını gütmektedir” ifadelerini kullandı.

Bir Plânın Parçası

15 Nisan’da Avrupa parlamentosu tarafından metne dökülecek olan sözde Ermeni soykırımı iddialarının Papa Franciscus tarafından açıkça tanınması, iddiaların 100. yılını dolduracağı 24 Nisan öncesi Türkiye için tehlike çanlarının çaldığını gösteriyor. Papa’nın, “20. yüzyılın ilk soykırımı Ermenilere yapıldı” şeklindeki açıklamasının ardından Türkiye, Vatikan Büyükelçisi’ni yurda çağırmak dışında somut bir adım atamazken, uzmanlar Papa’nın bu açıklamalarını, Ermeni iddialarının tanınması hususunda Avrupa devletlerini etkilemeye yönelik olduğu görüşünde birleşiyor.

Papa Franciscus,’un, “20. yüzyılın ilk soykırımı Ermenilere yapıldı” şeklindeki açıklamaları gündemdeki sıcaklığını koruyor. Soykırım iddialarının 100. yıldönümüne az bir süre kala yapılan bu açıklama uzmanlar tarafından manidar bulundu. Papa’nın çok konuşulan açıklamaları hakkında gazetemize açıklamalarda bulunan İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Arslan, “Şuana kadar Ermeniler devletler ve onların parlamentoları düzeyinde faaliyet gösteriyordu. Papa’nın açıklamaları her ne kadar yeni bir sürece girildiğine işaret etse de, bu benim için yeni bir süreç değildir. 1983’te Lozan’da bir Ermeni Konferansı düzenlendi. Bu konferans dini ağırlıklıydı. Bu konferansta şu kararlar alındı. Soykırımın tanınması, tazminat ve ardından toprak talebi. Bu hedefin gerçekleştirilme usulü parlamentolardır. Papa’nın bu açıklaması soykırım iddiaları hususunda Ermeniler arasındaki birliğin, tüm Hıristiyanların birliği haline getirmeyi amaçlamaktadır.” dedi. Arslan “Papa Katoliklerin lideridir. Onun açıklamaları her ne kadar resmi olarak bir bağlayıcılık taşımasa da, manevi olarak artık hiçbir Katolik soykırım yoktur diyemez. Bu açıklamayla bütün Katoliklerin soykırım iddialarını kabul etmesi sağlandı. Eğer Papa bu açıklamayı Vatikan Devlet Başkanı sıfatıyla yapsaydı belki bu kadar etkili olmazdı. Ama Papa bunu bir ayin esnasında söyledi. Bu manevi olarak Katolikleri ciddi olarak etkiler” değerlendirmesinde bulundu.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
26 Yorum