Ermenilerden Baltalı Soykırım
BİRİNCİ Dünya Savaşı sırasında Doğu Anadolu'da Ermeni çetelerinin mezaliminden şans eseri sağ kurtulanların, cephe gerisinde eli silah tutmayan Müslüman ahalinin Ermeni çeteleri tarafından katledilmesiyle ilgili yaşadıklarını aktardıkları söyleşiler, "o günlerin" delilleri olarak arşivlerde önemli bir yer tutuyor. Tanık ifadeleri, Müslüman ahalinin Batılı devletler tarafından görmezden gelinen zulümlere uğradığını belgelerken, anlatılanlar Osmanlı Hükümeti’nin Ermenilere yönelik "zorunlu göç" kararının gerekçesini de ortaya koyuyor.
ÖLÜLERİ BİLE SÜNGÜLEDİLER
Erzurum'un Aziziye ilçesine bağlı Alaca köyünde yapılan Ermeni çetelerinin katliamının tanıklarından İsmail Gürcan, Rusların karargah olarak kullandığı köylerini daha sonra Ermeni çetelerine teslim ettiğini aktarıyor. O dönem 12 yaşında olduğunu belirten Gürcan, Ermenilerin kar temizleme bahanesiyle erkekleri toplayıp katlettiğini anlatarak, "Meğer bunlar adam öldürüyorlarmış. Gece sabaha kadar feryadı figan, silah sesi kesilmedi" diyor. Sabah alacakaranlıkta kadın, çocuk ve ihtiyarların da götürülüp kurşunlandığını söyleyen Gürcan'ın "Kurşunların hepsi anama isabet etmiş, anam düştü. Ben de onun altına düştüm. Bana kurşun isabet etmedi. Sonradan ölüleri süngülediler. Annemden çıkan süngülerin iki tanesi de bana isabet etti. Birisi bacağıma, birisi de koluma... Tabi hiç duymadım, o zaman insan robot oluyor" ifadeleri yaşananların korkunçluğunu gözler önüne seriyor.
ÇOCUĞUNU SUYA ATTI
Van'ın Zeve köyünde yaşanan vahşetin tanığı İbrahim Sargın'ın, 65 akrabasının Ermeni çeteleri tarafından katledildiğini anlattığı söyleşi ise yürek burkuyor. Kadın ve çocukların Ermeniler tarafından kılıç ve süngülerle vahşice katledildiğini anlatan Sargın, katliamdan annesi, kız kardeşi ve kendisinin kurtulmayı başardığını dile getirerek, röportajda şunları kaydediyor: "Batman çayına gittik, bir kadın çocuğunu tutmuş, suya attı. Babam sorunca, 'napayım, dizimde takat yok, göğsümde süt yok, ben aç, çocuk aç. Bu çocuğun feryadı kulağıma daha gelmedi, çocuk suda boğulsun. Ben de bir ağacın dibinde öleceğim'. Bizi bu hallere getirenler Ermeniler değil miydi?"
ERMENİ KADINA TECAVÜZ
Sargın, Ermenilerin kocası asker olan bir Ermeni kadına bile tecavüz edip, çocuğunu tandıra attıklarını belirterek, şöyle konuştu: "Ermeni bir kadın kocası asker, kimsesi yok, 3 aylık çocuk... Ermeni'nin biri çocuğa tekme atıp tandıra düşürüyor, cayır cayır yanıyor. Üç tane Ermeni, kadına tecavüz ediyor. Ondan sonra bizim esir kadınlarımızın yanına koydular. Bunu amcama anlatmışlar. Günde 12-13 tane götürürlerdi, sabaha kadar envaitürlü işkence yaparlardı. Ermeniler bizi bu hale getirdiler. Buradan muhacir olduk gittik, yine de onlara bir şey yapmadık."
KILIÇTAN GEÇİRMİŞ BALTALAMIŞLAR
ERZURUM’UN Pasinler ilçesindeki Porsuk köyünde yaşanan katliamda 13-14 yaşlarında olan Ahmet Tohumcu da amcasının kızını bulmak için babasıyla birlikte Pasinler'e gittiklerini belirterek, o gün yaşadıklarını şu cümlelerle aktarıyor: "Ermeniler çekilmiş. Amcamın kızını bulmak için Hasankale'ye bakmaya gittik. Bir baktık ki adım atılmıyor. Bir kapı yukarı gittik bir sürü cenaze. Babamla amcam ölüleri arabaya koydular. Cesetlerin altından 7-8 yaşında bir çocuk çıktı. Ben tuttum, su içirdim. Sonra tandır başında 4 yaşında bir çocuk, süngülemişler ama ölmemiş. Amcam su vermemi istedi. Su verdim, gözlerini açtı. 'Beni öldürmeyin' dedi. 'Biz öldürmeyiz, Müslümanız' dedim. Sonra bir eve gittik. Baltayla kütük getirmişler, kütüğün üstünde boynunu vurmuşlar. Kelle bir tarafta, gövde bir tarafta. O gün akşama kadar 500-600 adam taşıdık. O gece gözümü her yumduğumda cenazeler gözümün önüne geldi. Hasankalesini kılıçtan geçirmiş, baltalamışlar. Bunların bize verdikleri zarar, zahmet, hiç bir kitapta yok. Hiçbir kitap bunu kabul etmez. Diyelim ki esir aldın, böyle mi yapman lazım? Törpü köyünün de bir tane cıvıldayanı kalmamış. Erdürüm köyü de Hasankalesi gibi. Her yeri yakmışlar, baltalamışlar."
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.