8'de 8 suçluyuz!

8'de 8 suçluyuz!
Her gün yeni acılara yol açan trafik kazaları bir türlü azaltılamazken veriler, devlet ve toplum olarak kazalara adeta davetiye çıkardığımızı ortaya koyuyor. Sayıştay’ın Trafik Raporu’na göre, fahri trafik müfettişlerinin yarıdan fazlası ku

SAYIŞTAY’DAN TRAFİK RAPORU

Trafikle görevli pek çok emniyet ve belediye mensubu da trafik işaretlerinin anlamını bilmiyor. Kazalardaki ölüm oranı da AB ortalamasının tam 1,5 katı. On yıl önce 3 milyon dolar harcanan Trafik Güvenliği Projesi ise hala hayata geçirilmedi.  

Trafik kazalarının neden bir türlü önlemediğinin cevabı sorumsuzluk, bilgisizlik ve eksik denetimde yatıyor. Sayıştay Başkanlığı’nın “Trafik Kazalarını Önleme Faaliyetleri Performans Raporu”, her yıl binlerce vatandaşımızın hayatına malolan trafik kazalarıyla ilgili sergilenen vurdumduymazlığı gözler önüne serdi. 

HER 100 BİN ARACA 44 ÖLÜ  

Yolcu taşımacılığının yüzde 95’inin, yük taşımacılığının da yüzde 92’sinin karayolları vasıtasıyla gerçekleştirildiği ülkemizde son 10 yılda trafik kazaları yüzde 70’e yakın bir artış gösterdi. Kazalardaki ölen kişi sayısı ise 2003 yılına göre yüzde 42’lik bir artış gösterdi. Sadece 2006 yılında trafik kazalarında ölenlerin sayısı 168 bin 550’ye ulaştı. Trafik kazaları açısından önemli bir veri olarak kabul edilen “100.000 araca düşen ölü sayısı” oranında da Türkiye olumsuz bir noktada bulunuyor. AB ülkelerinde bu oran 16 ölüm iken bizde ise geçtiğimiz yıl 44 olarak gerçekleşti.  

MİLYON DOLARLAR HARCADIK, RAFTA BEKLETİYORUZ 

Trafikle ilgili olarak 15 farklı kurumun faaliyet gösterdiği Türkiye’de trafik güvenliği ve kurumlararası koordinasyon için 1997 yılında 3 milyon dolara yakın bir para harcanarak hazırlanan Trafik Güvenliği Projesi, o tarihten bu yana bütün unsurları tamamlanmasına rağmen çalıştırılamadı. Yine 1998 yılında kurulan Karayolu Güvenliği Yüksek Kurulu ile Karayolu Trafik Güvenliği Kurulu yılda iki defa toplanması öngörülmesine rağmen o tarihten bu yana iki kurul da bir kez olsun toplantı yapmadı.  

EĞİTİM ŞART 

Kazalara karışan sürücülerin yarıdan fazlasının ilkokul mezunu olduğu belirlenmesine rağmen bu yöndeki çalışmalar yeterince ciddiye alınmadan gerçekleştiriliyor. Okullarda verilen trafik ve ilk yardım derslerine genel olarak bu alanda eğitim almamış öğretmenler giriyor. Trafikte etkin takibi sağlayan Trafik Bilgi Sistemi de yine istenen verimlilikte kullanılamıyor. Görevli personelin bir çoğunun TBS tablet bilgisayarları kullanamamasının yanısıra sık sık bozulmaları da sıkıntılara yol açıyor. Bu arada emniyet ve belediyelerdeki kimi personel de trafik işaretlerini yeterince tanıyamıyor.  

“MÜFETTİŞ” BÖYLE YAPARSA  

Fahri Trafik Müfettişliği sistemi ise bizzat müfettişlerin trafik kural ihlali yapmalarından dolayı etkin bir denetim mekanizması olarak kullanılamıyor. Denetimle ilgili eksik bilgilere de sahip olan müfettişlerin yüzde 54’ü ise yılda en az bir kez kural ihlali yapıyor. Para cezalarını caydırıcı olmaması da sürücülerin ihlallerini alışkanlık haline getirmelerine yol açıyor. Son beş yıllık dönemde 1 katrilyon 214 trilyon liralık cezanın tahsil edilememesi para cezalarındaki yaptırım gücünü zayıflatan en önemli etkenlerden birisi. Yüz kilometrenin üzerindeki mesafelerde yolcu taşıyan sürücüler için yapılması gerekli olan sürücü psikolojisi testi de pek çok sorunlu sürücünün yollarda cirit attığını ortaya koyuyor. Uygulamanın ertelenmesi nedeniyle etkinlik sağlanamazken, tesadüfî yöntemle yapılan incelemelerde ise çok sayıda “sürücü psikolojisi” açısından sorunlu sürücüler tespit ediliyor.  

(Salih Matur – habervaktim)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.