'Gürüz'ü asistan bile yapmazlar'

'Gürüz'ü asistan bile yapmazlar'
'Gürüz gibi biri Batı'daki herhangi bir üniversiteye başvursa, emin olunuz sahip olduğu kapasite ile ona asistanlık bile vermezler çünkü...'

nasname’nin ABD’deki yazarlarından Cevdet Akbay, Yusuf Ziya özcan’ın YöK başkanlığına atanmasını içine sindiremeyen çevrelerin kartel basınını da arkasına alarak yaptıkları tahribat ve eski YöK başkanlarından Kemal Gürüz’ün, “Türban yasağını kaldırmaya Cumhurbaşkanı’nın bile gücü yetmez… YöK Başkanı haddini bilsin, Malezya’ya gitsin” şeklindeki sözleri üzerine kaleme aldığı yazıda, 2007 yılına damgasını vuran Türkiye gerçeklerini gözler önüne serdi.

“BU KAPASİTE İLE ONA ASİSTANLIK BİLE VERMEZLER”
2007’nin adeta bir panoraması niteliğindeki yazıda, “Yasaklardan nemalanan zevatın yeni hedefi YöK Başkanı Yusuf Ziya özcan” olarak ön plana çıkarılıyor. Yazının en çarpıcı cümlesi ise, yeni YöK başkanını beğenmeyerek Malezya’ya göndermek isteyen ve “Haddini bilsin” diyecek kadar ileri giden Kemal Gürüz ile ilgili: “Gürüz gibi biri Batı’daki herhangi bir üniversiteye başvursa, emin olunuz sahip olduğu kapasite ile ona asistanlık bile vermezler çünkü…”

NEDEN GüRüZ’ü ASİSTAN BİLE YAPMAZLAR?
Peki, Gürüz’e neden asistanlık bile vermezler. İşte cevabı:
“1947 yılında İzmir’de doğan Halil Kemal Gürüz, 1969 yılında ODTü’de Kimya Mühendisliği’nden lisans derecesini, 1973 yılında Kanada’daki The University of New Brunswick’in Kimya Mühendisliği Bölümü’nden doktora derecesini aldı. Tez çalışması, katı parçacıkların fırınlardaki ısı yayılması üzerindeki tesiri üzerine... Doktora aldığı üniversite 1785’lerde kurulmuş eski ve köklü bir üniversite ama dünyanın ilk 500’ü arasında ismi geçmiyor.”

GüRüZ’üN GüLDüREN BAŞARISI
Akbay, üniversitenin kalitesini gündeme getirmemin nedenini ise şöyle açıklıyor: “Gürüz, YöK başkanı olduğu dönemde, birçok bursiyeri ‘üniversitenin kalitesizliği’ bahanesiyle mağdur etti. Akademik donanımı ile ilgili olduğundan Uluslararası Atıf İndeksi’nden alınan (The Science Citation Index; SCI; www.isiknowledge.com; siteye sadece üye olanlar girebiliyor, üyelik de ücretlidir) Gürüz’ün bilimsel makalelerinin listesi:
1 Guruz K. Combust SCI Technol 17 163 1977
12 Guruz K. Fuel 58 1979
6 Guruz K. Fuel 59, 1980
2 Guruz K, Ilicali C, Combustion Science and Technology 25, 1981
1 Kranich WL, Guruz K, Weiss AH, et al. Fuel Processing Technology 6, 1982
4 Guruz K, Kranich WL, Weiss AH, et al. Fuel Processing Technology 6, 1982
0 Guruz K, Kranich WL, Laviolette LJ, et al. Energy Sources 7, 1983
0 Weiss AH, Guruz K, Guo D, Carbon 22, 1984
0 Lafci A, Guruz K, Yucel H, Fertilizer Research 18, 1988
1 Guruz K. Publication TUSIAD 1994
1 Guruz K. Times Higher Ed 0515 1998
1 Guruz K. Turkiyede Dunyada Yu 1994
1 Guruz K. Turkiyede Dunyada Yu 152 1994

ATIF SAYISI SADECE 26
Baştaki 0, 1, 6, 12 gibi rakamlar yayına yapılan atıf sayısını (yani, başka bilim insanlarının sözkonusu makaleyi referans göstermesini) gösteriyor... Sadece ilk 9 makale Gürüz’ün çalıştığı alanla ilgili. Bu dokuz makaleye yapılan toplam atıf sayısı ise sadece 26! Geçmişte ‘başarısız’lıkla suçlanıp mağdur ettiği birçok genç bilim adamının bir makalesinin aldığı atıf sayısından çok daha düşük bir rakamdır. Ayrıca, makale sayısı, ‘donanımsız’ olarak gördüğü özcan’ınkinden daha az.”

“BU VERİMSİZLİKLE GüRüZ’üN üSTüNü çİZERLER”
Akbay, bu teknik bilgiyi verdikten sonra, şu çarpıcı değerlendirmede bulunuyor: “Bir makalenin kalitesi genelde aldığı atıftan beli olur. En fazla aldığı atıf, 1979 yılındaki makalesidir; ki o da sadece 12’dir! Bu düşük üretkenliği ile bilimsel alanda göz dolduramıyor Gürüz. Bu kısır verimlilikle Batı’daki herhangi bir üniversiteye iş başvurusunda bulunsa, üstü çizilecek adayların başında geleceği muhakkaktır.”

“DEMİREL VE DOĞRAMACI TORPİLLİ”
“Gürüz, bütün makamlara Doğramacı ve Demirel’in torpilleriyle gelmiştir” diyen Akbay, Gürüz’ün şaşırtan yükselişini ise şöyle özetliyor: “Doktorasını aldığı 1973’ten bu yana tam 34 yıl geçmesine rağmen literatüre geçen sadece 9 makale sahibi olması, Kemal Gürüz’ün akademik donanımının zayıflığını gösterir. Bilimsel makale üretiminde çok sönük bir performans sergileyen Gürüz’ün, Türkiye’deki özel ihtisas ve başarı isteyen makamlara tırmanışta çok şaşırtıcı bir ‘performans!’ sergilediğine şahit oluyoruz. Bu ‘tırmanış’ın akademik donanımla orantılı olmaması, Gürüz’ün birileri tarafından kayırıldığı ve önemli görevlere tırmandırıldığı ihtimalini (aslında, gerçeğini) akla getiriyor.”

İŞTE BU DA KANITI
1973 ODTü Asistan, 1974 ODTü Yardımcı Doçent, 1975-77 ODTü Kimya Mühendisliği Bölüm Başkan Yardımcısı, 1978 ODTü Doçent, 1979-82 Fulbright bursuyla Worcester Polytechnic Institute’de (Massachusetts, ABD) ziyaretçi Doçent, 1982-84 ODTü Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü, 1985-90 Türk Fulbrigh Komisyonu üyeliği ve başkanlığı, 1984-85 Ankara üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanlığı, 1985-90 Karadeniz Teknik üniversitesi Rektörlüğü, 1990-92 TüBİTAK Başkanlığı, 1995-2003 YöK Başkanlığı, 1999 Uluslararası Danışma Kurulu üyesi, Moshe Dayan Merkezi, Tel Aviv üniversitesi

“EN GENç REKTöR üNVANINA SAHİP”
“Akademik kariyeri boyunca sadece 3 doktora ve 18 yüksek lisans talebesine danışmanlık yapmış. 37 yaşında profesör yapıldı, 38 yaşında da Karadeniz üniversitesi’ne rektör olarak atandı. ‘En genç rektör’ unvanına sahip! Profesör oluşunun ikinci senesinde rektör olan başka bir insan bilmiyorum” diyen Akbay’ın bundan sonraki değerlendirmeleri daha da çarpıcı: “Bunları Gürüz’ün şahsi başarısı olarak görmek mümkün değildir. Bazı insanlar gayretleri, bilgileri, donanımları, alın terleri sayesinde belirli makamlara gelirler, Gürüz gibi bazıları ise hariçten ittirmelerle, zorlamalarla üst makamlara getirilirler!”

“KEMAL GüRüZ: 28 ŞUBAT SüRECİNİN SİVİL ONBAŞISI”
“YöK Başkanlığı’na getirildiğinin ertesi yılı, kendi haklarıyla burs kazanıp yurt dışında yüksek lisans ve doktora çalışması yapan gençleri mağdur ederek, YöK Başkanlığı’na hangi görev için getirildiğini belli ettirmeye başladı. Hiçbir delil olmadan yüzlerce genci mağdur etti. Mesela, Celal Bayar üniversitesi Rektörlüğü’ne hitaben yazdığı 26 Ağustos 1996 tarih ve B.30.0.APK.0.00.00.03/02-8092 sayılı ‘gizli’ damgalı yazısında Gürüz: ‘Bu kişiler yurda dönüşlerinde üniversitenizce mutlaka gözetim altında bulundurularak her türlü faaliyetlerinin takip edilmesini, yeterli delil elde edildiği taktirde de haklarında idari ve adli soruşturma açılmasını önemle rica ederim’ demekteydi. Yüzlerce genç bilim insanı, fanatik Atatürkçü derneklerin yalan dolan raporlarıyla mağdur edildi. En ilkel kabilelerde bile böyle bir uygulama görülmez ama Kemal Gürüz’ü işlediği bu ilkel suçtan dolayı yargılayabilecek hukuk sistemi derin devletin tassallutu altındaydı, Gürüz de 28 Şubat sürecinin sivil onbaşısıydı.”

“GöREV BAŞINDA KULLANILMAYA PEK YATKINDIR”
Akbay’ın Gürüz ile ilgili son yorumu ise şöyle: “İkinci bir 28 Şubat sureci için Gürüz’ü tekrar mücadele alanına ittiren ‘derin’ mihrakların onun hakkında bilmedikleri ince bir detay var: Görev başında kullanılmaya pek yatkındır Gürüz, yani iyi iş becerir ama görevsiz ve yetkisiz olduğu durumlarda iş beceremez, çünkü kapasitesi ve donanımı ona müsait değildir!”

Yarın: Ahmet Hakan için ne dedi?

(Engin Kaşdaş-habervaktim)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.