Lamia Durak’ın Protestosunu Anlamak

Lamia Durak’ın Protestosunu Anlamak
12 Eylül döneminde yaşananlar sadece Diyarbakır Cezaevinde olanlardan ibaret değil. Kenan Evren’in kızı babasını savunsa da o dönemde yaşananlar vicdanlara sığacak gibi değil.

Lamia Durak’ın Kenan Evren’in protestosunda yaptıklarını anlamak için o dönemde yaşananları iyi bilmek gerekiyor. Şimdi sadece Yılma Durak’ın mahkeme de anlattığı kısmını kısaca hatırlayalım.

Yılma Durak, 12 Eylül 1980 öncesi "Doğu'nun Başbuğu" olarak anılan bir isimdi. Ülkücü hareket içindeki en saygın isimlerden biriydi. İhtilalin ardından İstanbul Harbiye'deki işkence merkezine götürüldü ve orada eğitimli işkenceciler tarafından akıl almaz işkencelere tabi tutuldu. İşkenceler o kadar ağırdı ki Yılma Durak’ın pek çok kemiği kırıldı, bütün vücudu alçıya alındı. Hayalarından elektrik vermek dahil işkencenin her türlüsü üzerinde denendi. Ancak bir olay vardı ki Doğu’nun Başbuğu onu anlatırken bile gözyaşlarına boğulacaktı.

Yılma Durak, 1 Numaralı Askeri Mahkemesi'nde bu işkenceleri anlatırken birden ağlamaya başladı. Ülkücü Camia’nın lider kadrosundan olan bu ismin Hıçkırıkları mikrofondan bütün salonda duyulurken askeri hakim bile müdahale etmek zorunda kaldı. Hakim Albay Vural Özenirler araya girerek: “Buyurun, oturun, biraz dinlenin. Eğer konuşamayacak durumdaysanız, sorgunuzu daha sonra yaparız” dedi.  Yılma Durak ise zorlukla "hayır" dedi.

Ağlamaya bir müddet daha devam eden Yılma Durak sonunda en çok zoruna giden işkenceyi anlattı:

- Bana "Sen erkekliğinden oldun, ama seni zevkten mahrum etmeyeceğiz" dediler. Cop soktular.

Mahkeme salonuna bomba düşmüş gibi oldu. O salondaki tüm tutuklular zaten benzeri işkenceleri yaşamıştı. Salondaki diğer tutuklularla birlikte arkada oturan sanık yakınları da birlikte bağırmaya başlamıştı:

“- Allahsızlar, vicdansızlar, katiller... “ diye bağıran kalabalıktan çıkan hakaretin bini bir paraydı. Çıkan tepki ortamında jandarmalar bile salonda hakimiyeti sağlayamaz durumuna gelince askeri hakim duruşmaya ara vermişti.

Şanlıurfa’da yüzyıllardır yapılagelen “Evlad-ı Fatihan” zikrinden sonra, cemselere doldurulup Diyarbakır’a gönderilen ve aylarca hapiste tutulan dayımın yaşadıkları ise başka bir yazıya kalsın. Üstelikte o sırada gözaltına alınan kişilerin camiden getirildiğini tutanaklardan okuyan cezaevindeki işkencecilerin, insafa gelerek onlara acıyıp diğerlerine yaptıklarının yüzde birini bile bile yapmamışken hem de.

Bildiğim bazı ülkücüler ise Mamak’tan çıktıktan sonra evlenmemeyi tercih ederek bekar kaldılar. Sebebini anlatmak onlara acı gelse de tahmin etmek çok zor değildi. Yılma Durak’ın sözlerine bakın anlarsınız.

İşte Şenay Gürvit’in “60 milyon babamı destekliyor” dediği Evren Paşa’nın darbesinden sonra yaşananların sadece bir kısmıydı bunlar. Dahası küçük bir çocukken Sekine Evren’in vefatını dinlemiştik haberlerde. Sonrasında ise hapiste bu işkenceler yaşanırken Evren Paşa’nın yurtdışı gezilerine kızı Şenay Gürvit eşlik ediyordu.

Kısaca o dönemin gençliği, gençliğinin kanını içerken Şenay Hanım babası ile beraber yurtdışı gezilerine katılmaktadır. Doğal olarak o günlerde yaşananları anlaması beklenemezdi.

Habervaktim.com

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
6 Yorum