Hastane Vurgunları İle Devleti Soyup Soğana Çeviriyorlar

Hastane Vurgunları İle Devleti Soyup Soğana Çeviriyorlar
Kurtlar Vadisi dizisinde Tuncay Kantarcı karakterinin ağzından anlatılan MR soygununun üzerinden 10 yıldan fazla geçti ama ülkemizde hem devlet hem vatandaş aynı şekilde soyulmaya devam ediyor.

Hastaneye başvuran bir vatandaşın şikayeti ayağı üzerine basamamaktır. Doktor önce ne alaka ise beyin MR’ı çektirilmesini ister. Bacağına basamadığı halde beyin MR’ı isteniyorsa durum vahim der MR’ı çektirirler. Temiz çıkınca doktor sırasıyla bel, boyun, bacak MR’ı da çekilir ve hepsi temiz çıkar. Ancak hasta ve yazarımızın midesi bulandığı için o gece hastanede kalsın derler ve ertesi gün hasta kendiliğinden yürüyerek hastaneden çıkıp gider.

Ne oluyor diyorsanız belirtelim ki Radikal’den Güven Sak’ın haberi ise aslında olan biteni gayet açık şekilde deşifre ediyor.

Yıl 2012

OECD ülkeleri arasında yapılan bir MR araştırması.

O yazıdan aktarıyoruz:

Türkiye’de her 1000 hasta için 144 MR çekiliyor.

Türkiye'den 5 kat daha fazla milli gelire sahip olan Amerika Birleşik Devletleri’nde her 1000 kişiden 105'i için MR çektirilmiş.

Kişi başına gelirde bizden 5 kat önde olan Finlandiya bu konuda daha da cimri davranmış. Onlarda her 1000 kişiden yalnızca 42 kişi için MR çektirilmiş.

2008–2012 döneminde 1000 kişi başına düşen MR çekim sayısının artışında Türkiye açık ara lider! Beş yıl içinde yüzde 134'lük bir artış çıkıyor ortaya!

Peki

Aslında açıklaması gayet basit!

Özel hastaneler devletten daha fazla para alabilmek, devlet hastaneleri ise geliri artırabilmek için gerekli gereksiz her teste başvuruyor.

İki yoldan tedavi mümkünse mutlaka pahalı olana başvuruluyor.

Kendimden örnek vereyim.

Eşim oldukça zayıf bir kadındır.

İlk çocuğumuz dünyaya geleceği zaman, devamlı gittiği doktor, kemik yapısı dar diyerek sezaryen doğum teklif etti. Bir süre sonra kardeşimin eşi de hamile kaldı ve benim eşime göre oldukça iri yapılı olan yengeme de aynı doktor başka bir bahane ile sezaryen doğum yapılmasını istedi.

Hatta yengemle konuştuğum gün muayene için gelen sıradaki birçok kadınla konuştuğunu sırada ki herkese sezaryen doğum önerildiğini söyledi.

Kısaca güçlü, zayıf, iri yapılı, leğen kemiğinizin geniş ya da dar olması önemli değildi. Hastanenin para kazanması için en iyi yol sezaryendi ve mazeretler aslında bir senaryoydu.

Geçtiğimiz günlerde ki olayı da yazmıştım.

Muayene için farkı az tutan Ankara’da bir hastane, hastadan 652 lira tetkik parası almaya kalkmıştı.

Sanırım devlet soyulmasın diye önlem almakta bakanlığa düşüyor.

Ancak bizim anladığımız bu iş sadece bakanlıkla ve tedbirle bitmeyecek.

Bu ülkeye bir zihniyet devrimi lazım.

Haram ve helali bilen insanların yetişmesi lazım yani!

Habervaktim.com

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
10 Yorum