Sessiz Yığınlara Atılacak Çığlık

Sessiz Yığınlara Atılacak Çığlık
Emekli Yarbay Halil Mert, “Sessiz Yığınlara Atılacak Çığlık!” başlıklı yazısında, bir önceki seçimde AK Parti’ye oy vermiş seçmene dikkat çeken bir çağrıda bulundu.

AK Parti’ye kırgın olanlara “Bu seçimde de oyunuzu verin, hesabını seçimden sonra soralım” diyen Mert’in yazısını aynen aktarıyoruz:

“Ülkemiz kritik bir dönemecin daha kapısında. Yedi Haziran Genel Seçimlerinin. Ortalık her zamanki gibi yine toz-duman. Sağduyulu insanımız kaos ve kargaşa çıkar diye büyük bir korku içinde. Kolay mı yaşananlar?.. Gezi Ayaklanması, Kobani Kalkışması, Paralel operasyonlar, Toplu Elektrik Kesintisi, Savcımızın Alman Asıllı, İngiliz güdümlü eski papaz şimdi ajan bir alçağın da desteği ile gün ortasında katledilmesi….

Anayasa değişikliği için, ülkede sürdürülen istikrarın devamı için, yapılanların akamete uğramaması için, ülkemizin yürüyüşünün tökezlememesi için. Seçim Sonuçları çok önemli.

HDP’nin alacağı oylar çok önem kazandı. %10 barajını geçmesi durumunda AKPARTİ’nin alacağı oylar daha da önemli. Geçen günlerde İstanbul’da Kürt Kökenli vatandaşlarımızın yaşadığı bir mahalleye taziyeye gittik. Kur’an-ı kerim okuyan başı takkeli biri, başladı Cumhurbaşkanımızı yermeye. Çok üzüldüm. Öğrendim ki, mahallenin AKPARTİ Mahalle Başkanı bile HDP’ye oy verecekmiş. Yalan doğru bilemem. Gelinen noktaya bakın. Geleneksel Türkiye Solu, Milletimizin imanı ile kavgalı olduğu için halka ulaşamıyordu. Ya şimdi? Şimdi Müslüman Kürt’ü arkasına almayı başardı. Mahalle Erzurum’dan göçmüş. Geçmişte, 12 Eylül 1980 öncesinde; MSP, MHP çizgisinde oy vermişler hep. Ne olmuş sonra?..

Evet, ne oldu da bu dindar insanlar radikal solcu ve ateist bir örgütlenmenin peşindeler. Bu yapılanma bakın Diyanete bile aleni saldırıyor. Nereden daldılar? Başkanın makam arabasından.. Aksaray, makam arabaları vs. derken iktidar ve hükümet zedeleniyor.

Peki, tüm bu çamur atmalar neden maya tutuyor? Son hafta ne yapılabilir? Öncelikle “Aksaray Milletimize aittir ve temsil yönü ile gereklidir.” Bu anlatılmalı. Tabii makam arabası da aynı şekilde. Sorun nerede? Sorun kamudaki, yerel israfta. İstanbul’da ilçe belediye başkanlarında çok daha pahalı arabalar makam aracı olarak kiralanmış. Yedek arabalar, şoförler, israf, israf, israf.. 

İşsizlik, gelir adaletsizliği, yerel siyasilerin şımarıklığı, oluşturulan rantlar, bu rantlardan genel merkezlere ve milletvekillerine aktarılanlar vs. vs. Son olarak Milletvekili adaylarının çoğunun tanınmayan ve halktan teşkilatlardan yabancı kişiler olması…

MİT Müsteşarı’nın git-geli… 

Cumhurbaşkanımızın bizzat sahaya inmesi…

Teşkilatlarda süregelen bananecilik ve lakaytlıklar. Parti ile anılan BİT’lerde çalışanların sorumsuz davranışları. 

Şimdi!...

Şimdi sessiz yığınların küskün seçmenlerin ve teşkilatların bir çığlığa ihtiyacı var. Son hafta.. “Devlet bizim, Millet bizim, Aksaray da, Diyanet de bizim. Biz yereldeki şımarıklıkları ve israfı bitireceğiz. Adalet sistemini yeniden ihya edeceğiz. Devleti güvenilir bir kurum haline getireceğiz. Kimseyi ötekileştirmeyeceğiz. İlk günkü mazlum tavrımızla hizmete devam edeceğiz. Zulüm, adaletsizlik ve israftan kaçacağız. Suriye başta olmak üzere çevre coğrafyamızda güttüğümüz politakaları yeniden düzenleyeceğiz.” Şimdi bu vaatleri bekliyor sessiz yığınlar.

Daha önce oturduğum semtteki AKPARTİ teşkilatlarını arayıp, “-Yardımcı olabileceğimiz her şey için hazırız.” demiştim. Ama ihtiyaçları yok sanırım. Oysa sessiz yığınlara başta hakperest tüm insanlarımızın, aydınlarımızın ve özellikle de AKPARTİ teşkilat mensuplarının bir daha hatırlatması gereken çok önemli hususlar var.

Öncelikle, şu andaki siyasi zemine bir bakın. Özellikle İngiliz-ABD, Yahudi ve Alman İstihbaratının yönlendirmesi ile muhalefet partileri yeniden dizayn ediliyor. Paralel Medya, Doğan Medyası mahareti ile ülke CHP-MHP-HDP Koalisyonuna hazırlanıyor. Düşünebiliyor musunuz? CHP meydanlarda “HDP meclise girmeli!” diye haykırırken, HDP dindarlar bir yana Türk Milliyetçilerine de mesajlar veriyor. Ya MHP! MHP sessiz ve senaryoda kendisine biçilene geçmişte olduğu gibi razı. Bu koalisyon ne için? Kime fayda sağlayacak? Neden AKPARTİ’ye karşı bu organize düşmanlık? Cevabında “AKPARTİ’ye oy vermemizin sebepleri” var.

Bakıyorsunuz, SP Genel Başkanı zamanında Erbakan Hocam’ı resmen aşağılayan Paralel yapının şimdi borazanlığını yapıyor. Ne büyük hata. Hakkı söyleyerek büyürsün. Uluslar arası projelerin bir parçası olarak değil.

Ergenekon’dan mağdur edilmiş Milliyetçi subayların bir kısmı ise Doğu Perinçek’in partisinde örgütlendi ve aday oldular. Allah aşkına hafızanıza ne oldu sizin? PKK Kamplarında Apo’ya gül veren bir Marksist Mao’cunun yanında Apo’yu yakalayan kahramanın ne işi var? Eğer bu saflık değilse işin içinde başka bir oyun var.

Devamla, Paralel Yapıya mensup insanlar camilerde bile “Gerekirse ülke yıkılsın, ama Tayyip gitsin!” diyorlar. Halka şunu sorun lütfen! “Bunca gözü dönmüş düşmanlığın sebebi nedir?” neden Tayyip gitsin? İşte neden AKPARTİ’      ye neden oy vermemiz gerektiğinin cevabının olduğu sorulardan diğeri de bu.

Ey Milletim. HDP ile ilk kez radikal ve ateist sol maalesef Müslüman ve Dindar ailelerin evlerine girmeyi başardı. Diyorlar ki bazıları “Canım HDP meclise girerse, radikal sol ve Kürtçülük sisteme entegre olur, erir gider.” Tabii PKK ve bölücülüğü siz kurdunuz, kontrol etme gücünüz var, devamını da kontrol edebilirsiniz. Böyle bir ahmaklık olur mu? Emperyalizme kolunu kaptırdın mı, zannediyor musun ki bacağını kurtaracaksın. Sonra HDP doğuda bölücülüğü pompalamaya devam ederken, batıda gelin kardeş olalım hümanist söylemleri ile ikiyüzlü tavrını korumaya devam etmiyor mu? Adama bayrak sorulduğunda insan şunu diyemez mi? “O albayrakta, bizim şehit dedelerimizin de kanı var, canı var, teri var, ninelerimizin gözyaşı var, duası var.” diyemiyor. Hani kardeştik!... Ortak mazi, ortak tarih, ortak İman ve medeniyet başta olmak üzere bizi birleyen her şeye düşman adamlar.

Şunu da bilin, CHP Türkler ve Kürtler için ne ise, Arap için BAAS partileri ne ise, Kürtler içinde PKK, HDP aynı şeydir. Ayrıca Kürtçülüğü bu hale getiren Eski Türkiye’nin kurumlarıdır. Şimdi HDP Eski Türkiye’nin seküler, laik ağzı ile meydanlardadır. Halkımıza bu gösterilmelidir.

Küskün teşkilat mensupları, seçmenler, “AKPARTİ’nin ders almaya ve silkelenmeye ihtiyacı var.” diyenler, bu ders için sandığı beklemek riyakârlıktan başka bir şey değil ki. AKPARTİ’ye oy vermeyip, emperyalizmin emrine mi uyacaksınız peki? Eğer bu manada dürüst ve namuslu iseniz oyunuzu AKPARTİ’ye ve sağduyuya verin, hükümet kurulduktan sonra da hep beraber Ankara’ya biz ŞİKÂYETÇİ AKPARTİ’LİLER birlikte yürüyelim. Seçim sandığında Milletin iradesinin tecelli edeceği yerde ders vermeye kalkmak, silahla evladına tehdit etmeye benzer. Maazallah “şeytan doldurur.” misali istikbalimizi tehlikeye atarız.

Çevre Coğrafyamızın AKPARTİ İktidarına en az bizim kadar ihtiyacı var. Zayıflayacak bir AKPARTİ İktidarı ülkemiz kadar çevremizi de sıkıntıya sokacaktır. Suriye, Irak, Mısır.. Şimdi Paraleller, muhalefet ve batı hep birlikte hükümetin IŞİD’i (DAEŞ) desteklediğini söylüyorlar ya.. IŞİD, İngiltere ve ABD’nin Basra Körfezi ve Musul Kerkük petrollerini Türkiye’ye uğramadan Akdeniz’e indirme projesidir. Hedef Türkiye’dir. Ayrıca İsrail ile Türkiye arasına tampon bir devlet kuruyorlar. Biz Suriye’deki muhaliflerin bir kısmını destekliyoruz. IŞİD bunlarla da savaştı malumunuz. IŞİD’in tepe kadrolarının tamamına yakını İsrail gizli servisi MOSSAD’ın kontrolündedir. Yanlarında halen MOSSAD ajanları vardır. Tıpkı PKK’nın AKTÜTÜN Hudut Karakolumuza yaptığı baskında olduğu gibi. Bunun halka anlatılması gerekir. 
Halka stratejik projelerin hatırlatılması gerekir.

Milli Harp (Silah) Sanayinin kurulması. Ülkemiz artık ana muharebe silah ve cephanesinin tamamına yakınını yerli olarak üretmektedir. Uzaya kendi uydularını fırlatmıştır. Kendi tank, top, gemi, denizaltı, füze ve helikopterini yapan ülkem uçağının da prototipini hazırlamış, uçak gemisini de tasarlamıştır.
Üçüncü hava alanı, köprü vb. projeler ülkeye soluk aldıracak ciddi gelirler sağlayacak stratejik yatırımlardır. Aynı şekilde, yeni yollar, demiryolları, havaalanlarını düşünün. Paralel Operasyonun hedefindeki iş adamlarımızın bir kısmı bu yatırımları hayata geçiren firmaların sahipleriydi. Dikkatinize. Gezi Eylemlerinin hedefinde bu yatırımların durdurulması vardı. 

Sosyal yatırımlar, sağlıkta devrim niteliğindeki yenilikleri düşünün. Sadece doğu Anadolu’da da etkinleşmesine ihtiyaç vardır. Engel PKK ve HDP terörüydü. Bu da halka anlatılmalıdır. Terör kovulursa, engeller kalkar, yatırım gider, doktor gider, öğretmen gider, okul gider, cehalet biter.
Peki, eğitimde geldiğimiz noktayı düşünün. Geleneksel medrese eğitiminin bile önü açıldı. İmam Hatipler geri geldi. Bu gün artık dini ile fenni birlikte öğrenen bir nesil yetişecek. Başörtüsü sorunun olmadığı, Milli terbiyemizle barışık bir eğitim sisteminin oluşturulması için verilen gayret ve emekler yarım mı kalsın? Koalisyon pazarlıklarında geçmişte olduğu gibi harcansın mı?

Eyy Milletim. Ateşle oynama. Sandığa git. Oyunu Allah’tan korkarak, Milletimizin istikbalini düşünerek ver. Bu seçimlerde Milletimizin kimyası ile toplum yapısı ile sosyal duruşu ile o kadar oynanıyor ki! Kime oy vereceksin? ABD’li danışman şirketlerle çalışan değerlerimiz ile yıllarca kavgalı, halen de kavgaya devam eden CHP’ne mi? Ülkenin bir yarısına gidemeyen, Kürt’ü tamamen kaybetmiş, “Kürt” mensuplarının hiçbir yerde “Kürtüm” bile diyemediği, CHP ile birlikte hareket eden MHP’ne mi? Bölücülüğü mihenk yapmış, terörden medet uman proje partisi HDP’ne mi? Diğer partilere çözüm için oy vermeyi planlıyorsan, meclise giremeyecek bir siyasi hareket neyi çözecek? Tepki olsun diye küçük partilerden birine oy vereceksen yeri sandık değil. Unutma! Sandık istikbale yazılan mektuptur. Verdiğin oy ile istikbalimizin şekillenmesine katkı sağla. Oy vermek, fiili duadır. Allah (CC)’tan en üst seviyede talep ve istektir. İstediğimiz şeyle sonuca dönük katkımız olamayacaksa bu Hakk’ı hafife almaktan başka bir şey değildir.

AKPARTİ’nin sahadaki insanları. Son hafta artık. Tevazuunuzu ve gayretinizi koruyunuz. Şımarıklık yapanları uyarınız. Unutmayın, bu günlere kolay gelinmedi.

Eyy Milletim, sevdaların için, geçmişten gelen korkularını bertaraf etmek için, Milletimizin Büyük geleceği için, Ümmetin birlik ve selameti için, nesillerimizin mazisini tanımış ve Onlar gibi güçlü yetişmesi için, Milli ve yerli sanayimiz için, bir kez daha Haçlı ve batıya “DUR!” demek için oyunun hesabını bir gün mutlaka Allah’a ve Milletimize vereceğin için YEDİ HAZİRAN’DA SANDIKTA ÜZERİNE DÜŞENİ YAP!..”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.