Son gazi, son yolculuğunda

Son gazi, son yolculuğunda
Kurtuluş Savaşı'nın son gazisi Emekli Piyade Albay Mustafa Şekip Birgöl, devlet töreniyle son yolculuğuna uğurlandı.

Birgöl için ilk tören, 1. Ordu Komutanlığının Selimiye Kışlası'nda düzenlendi. Tören, Emekli Piyade Albay Mustafa Şekip Birgöl'ün Türk bayrağına sarılı naaşının, katafalka konulmasıyla başladı. 

Törene, son gazinin kızı İpek ve eşi Mehmet Artunç, Cumhurbaşkanı Vekili Köksal Toptan ve eşi Saime Toptan, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, İstanbul Valisi Muammer Güler, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin, Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, bazı eski Genelkurmay Başkanları, askeri ve sivil erkan, gaziler ile öğrenciler katıldı. 

Emekli Piyade Albay Birgöl'ün naaşının konulduğu katafalkın çevresine, Genelkurmay Başkanlığının Kurtuluş Takımı Askerleri yerleştirildi. 

Naaşın arkasında, ''Son Gazi Emekli Albay Mustafa Şekip Birgöl 1903-2008'' yazısı ile etrafı kırmızı beyaz çiçeklerle bezeli gazinin üniformalı gençlik fotoğrafı yer aldı. Katafalkın önüne ise gazinin İstiklal Madalyası konuldu.

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI YAZICI:-''SON GAZİMİZİ, SON ÇINARIMIZI KAYBETMİŞ OLABİLİRİZ, FAKAT ONLARIN BİZLERE HEDİYE ETTİKLERİ TÜRKİYE CUMHURİYETİ, BUGÜN ÇOK DAHA GÜÇLÜ YAŞIYOR''

İstiklal Savaşı'nın son gazisi Emekli Albay Mustafa Şekip Birgöl için düzenlenen törende konuşan Başbakan Vekili, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı, ''Son gazimizi, son çınarımızı kaybetmiş olabiliriz, fakat onların bizlere hediye ettikleri Türkiye Cumhuriyeti, bugün çok daha güçlü yaşıyor'' dedi.

1. Ordu Komutanlığı'nın Selimiye Kışlası'nda düzenlenen devlet töreninde konuşan Hayati Yazıcı, elinde kalan son toprak parçasına göz diken işgalcilere karşı, istiklal ateşiyle cepheden cepheye koşan İstiklal Savaşı'nın son gazisini, ebedi istirahatgahına uğurlamak için bir araya gelindiğini belirterek, ''Ruhu şad olsun, mekanı cennet olsun. Başta ailesi olmak üzere aziz milletimizin başı sağ olsun'' diye konuştu. 

Yazıcı, Birgöl ve silah arkadaşlarının Gazi Mustafa Kemal Atatürk komutasında rahat ve rehaveti bir yana bırakıp, ellerinde silah, gönüllerinde vatan aşkıyla cepheden cepheye korkusuzca ölümün üzerine yürüdüklerini, kimilerinin şehit, kimilerinin gazi olduğunu dile getirerek, şöyle dedi:

''Bizlere bu güzel ülkeyi bırakmak adına, göğüslerindeki gazilik nişanını başımıza taç yaptığımız o mukaddes insanların en son ferdi, artık fiziken aramızda değil, ama kalbimizin en derin yerinde canlı ve diri. Son gazimiz, son çınarımızı kaybetmiş olabiliriz, fakat onların bizlere hediye ettikleri Türkiye Cumhuriyeti, bugün çok daha güçlü yaşıyor. Birgöl'ün şahsında, bütün şehit ve gazilerin manevi huzurunda söz veriyoruz ki; Türkiye Cumhuriyeti ebediyete kadar yaşayacaktır.''

Hayati Yazıcı, başta Büyük Komutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Mustafa Şekip Birgöl'lerin göğüslerindeki istiklal aşkı, üstün fedakarlık ve feragat dolu mücadelelerinin bir meşale görevi gördüğünü ifade ederek, ''Onların şanlı mücadeleleri, Türkiye Cumhuriyeti'ni sonsuza dek yaşatma idealleri, bizleri aşk ve şevkle çalışmaya itecektir. Milletimizin ölüm kalım mücadelesi verdiği ateşle imtihan edildiği 1. Dünya Savaşı ve İstiklal Harbi döneminin şehit ve gazilerine milletçe şükran duyuyoruz'' dedi.

İstiklal Savaşı'nın nice isimsiz kahramanlarını da millet ve rahmetle andıklarını belirten Yazıcı, son gazi Birgöl'ün de diğer şehit ve gaziler gibi yüreklerin baş köşesinde yaşayacağını kaydederek, ''Böylesi fedakarlık gerektiğinde, bizlere, yeni nesillere, vatan için mücadele etmenin şehitlik ve gazilik gibi hayatın ve ölümün en üst mertebesini kazandıracağını hatırlatacak sinerji kaynağı olacaktır'' diye konuştu.

TSK ADINA KONUŞMA

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) adına konuşan Genelkurmay Personel Başkanı Korgeneral Raif Akbaş da, milli kahramanlar döneminin son savaşçısı ve ebedi Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün genç komutanlarından biri olan Birgöl'ü, silah arkadaşlarının yanına uğurlamak üzere toplanıldığını kaydetti. 

Yazılan tarihin yaşayan bir tanığının sonsuzluğa uğurlandığını ifade eden Akbaş, Kurtuluş Savaşı'ndan sonra elde edilen büyük zaferin, sıradan bir zafer değil, ordu millet anlayışı etrafından kenetlenen bir ulusun şahlanışı olduğunu vurguladı. 

Akbaş, vatan uğruna nice hayatların bu topraklar üzerinde kayıp gittiğini dile getirerek, Türk milletinin, İstiklal Savaşı'nın son gazisi olan Birgöl'ü diğer tüm kahraman evlatları gibi hiçbir zaman unutmayacağını anlattı.

Geçen yıllarda hayata veda eden Çorumlu Gazi Ömer Küyük, Konyalı Gazi Veysel Turan ve Eskişehirli Gazi Yakup Satar'dan sonra Birgöl'ün de hiçbir zaman unutulmayacağını ifade eden Akbaş, ''Biliyoruz ki onlar, büyük bir huzur ve bahtiyarlık içinde bu dünyadan ebediyete intikal ettiler'' dedi.

Korgeneral Akbaş, kırmızı şeritli İstiklal Madalyası sahibi olan Birgöl'ün, tüm ömrü boyunca Ata'sının izinde yaşamını sürdürdüğünü kaydederek, Birgöl'ün 19 yaşında gencecik bir asteğmen olarak İstiklal Harbi'ne katıldığını, Türk ve dünya tarihinin akışını değiştiren mücadelede yer aldığını anımsattı. 

Raif Akbaş, ''Bizler Atalarımızdan miras kalan, yaradılıştan gelen seçkin özellikler ile kendini gösteren bir milletin evlatları olarak vatan uğrunda canlarını ortaya koymuş tüm şehitlerimiz ile yaşayan ya da hayatlarını kaybetmiş olan gazilerimizin önünde saygıyla eğiliyor, Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna ve varlığına yön veren ilke ve devrimleri yaşatmayı kutsal bir vazife olarak görüyoruz. Bu topraklar üstünde kahraman bir ulus yaşıyor. Bugün bu kahramanlardan birisini ebediyete uğurluyoruz'' diye konuştu.

Konuşmasında Ömer Bedrettin Uşaklı'nın ''Akdeniz'e Doğru'' adlı şiirinden bir bölüm okuyan Akbaş, ''Kurtuluş Savaşı'nda kahramanlık destanları yaratarak, bizlere bu güzel yurdu lekesiz ve tertemiz emanet eden ebedi Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, hayata veda etmiş olan bütün şehit ve gazilerimizi saygı ve minnet duygularıyla anarken Gazi Mustafa Şekip Birgöl'e Ulu Tanrı'dan rahmet, kederli ailesine, değerli silah arkadaşlarıma ve Türk Ulusuna Türk silahlı kuvvetleri adına baş sağlığı dilerim'' dedi.

ÇILGIN TÜRKLER

''Çılgın Türkler'' adlı kitabın yazarı Turgut Özakman da, Mustafa Şekip Birgöl'ün tabutuna asker selamı verdikten sonra, kürsüye çıkıp kısa bir konuşma yaptı.

Özakman, milli mücadelenin son gazisinin milleti ve devletiyle kucaklanarak son yolculuğuna uğurlandığını belirterek, Kurtuluş Savaşı'nın nasıl başladığını anlattı.

Mondros Mütarekesi'nin ardından dört bir yandan işgale uğrayan Türkiye'nin, yüz binlerce silahlı güç karşısına bir avuç insanla çıktığını ve Ankara'da Büyük Millet Meclisi'ni kurup Kurtuluş Savaşı'na başladığını anımsatan Özakman, o zaman büyük devletlerin alay olsun diye ''Çılgın Türkler'' dediklerini söyledi.

Özakman, Büyük Millet Meclisi'nin de gerçekten büyük bir meclis olarak tüm Anadolu insanını bir araya toplayarak, yüzyıllık bir hazırlıkla ortaya çıkan Sevr'i yırtıp attığını, o zaman da yine ''Çılgın Türkler'' denildiğini anlattı.

Özakman, ''Bugün aramızda yaşayan son Çılgın Türk'ü ebediyete uğurlamak için buradayız'' diyerek konuşmasını bitirdi.

İLBER ORTAYLI

Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı da, savaşların milletlerin tarihinde önemli bir yer tuttuğunu, ancak vatanı savunmanın ve vatan için ölmenin bütün savaşçıların vasfı olmadığını belirterek, İstiklal Savaşı'nda ise vatan savunması yapıldığını, vatan için şehit olunduğunu anlattı.

Ortaylı, İstiklal Savaşı'nın hayatta kalan son gazisi Birgöl'ün anısı önünde hürmetle eğildiğini ifade ederek, Birgöl'ün o dönemde genç bir subay olarak İstiklal Savaşı'na katıldığını anımsattı.

İstiklal Savaşı başladığı dönemde görevleri Kuleli ve Harbiye'de okumak olan genç subay adaylarının bir an evvel Anadolu'ya gitmek istediklerini kaydeden Ortaylı, komutanlarının bu gençleri cepheye uğurlarken büyük güçlükler çektiklerini anlattı. 

İlber Ortaylı, şu an Türkiye'de yaşayanların da çok cesur ve en az onlar kadar kararlı olduklarını belirterek, Birgöl'e hitaben ''Siz önde, biz arkada bu yola devam ediyoruz'' diye konuştu.

Bu arada tören sırasında Mustafa Şekip Birgöl'ün biyografisi de okundu. 

SELİMİYE CAMİSİ'NDE CENAZE NAMAZI KILINDI

İstiklal Savaşı'nın son gazisi emekli Piyade Albay Mustafa Şekip Birgöl için Selimiye Camisi'nde cenaze namazı kılındı.

Birgöl'ün Türk bayrağına sarılı tabutu, 1. Ordu Komutanlığı Selimiye Kışlası'nda düzenlenen törenin ardından top arabasına konularak, kışlanın yakınındaki Selimiye Camisi'ne getirildi.

Törenlere Birgöl'ün eşi Ayşe Birgöl, kızı İpek ve damadı Bekir Artunç ile hayatta olmayan kızı İnci Tokel'in oğlu Murat, eşi Dilek ve çocukları İpek Tokel, hayatta bulunmayan diğer kızı Tamay Gökçetin'in kızı Tansu, eşi Ali ve çocukları Sena Kayrın katıldı.

İstanbul Müftüsü Mustafa Çağrıcı'nın kıldırdığı cenaze namazında TBMM Başkanı Köksal Toptan, Başbakan Vekili, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, kuvvet komutanları, emekli orgeneraller Yaşar Büyükanıt ve Hüseyin Kıvrıkoğlu'nun da aralarında bulunduğu bazı eski genelkurmay başkanları DSP Genel Başkanı Zeki Sezer ve MHP Genel Başkan Yardımcısı Oktay Vural, İstanbul Valisi Muammer Güler, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin ve Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk de saf tuttu.

İSTANBUL MÜFTÜSÜ ÇAĞRICI: ''ALLAH BİR DAHA BU MİLLETE ŞEHİT VE GAZİ İÇİN CENAZE NAMAZI KILDIRMAYI GÖSTERMESİN''

Mustafa Çağrıcı, cenaze namazından sonra yaptığı konuşmada, İslam dininde şehit ve gazilere özel bir yer verildiğini, şehitlerin ölümsüz olduğu ve cennette olacakları müjdesinin verildiğini söyledi.

Bu insanların var olma sebebi olan hayatlarını ortaya koyarak savaştıklarını anlatan Çağrıcı, şunları kaydetti:

''Burada bir büyük neslin, bir büyük temsilcisini İstiklal Savaşı'nın son temsilcisini uğurluyoruz. Keşke bu kıldığımız son şehit ve son gazi cenaze namazı olsa. Büyük şair Mehmet Akif Ersoy ne demiş, 'Allah bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdırmasın.' Allah bir daha bu millete şehit ve gazi cenaze namazı kıldırmayı göstermesin ama hayatın gerçeği bu.'' 

BARIŞI DİLEMEK

Çağrıcı, barışın önemine değinerek, Allah'ın insanlara ''Barış dileyin'' çağrısında bulunduğunu, ancak savaşla karşılaşınca aslanca mücadele etmelerini istediğini belirterek, ''Şehit ve gaziler büyük değerlerimizdir. Onlar olduğu için bu vatanda bu cenaze namazını özgürce kılabiliyoruz. İşte o yüce değerler, vatan uğruna hayatlarını ortaya koyma yürekliliğini gösterenler sayesinde gönderde bayrak, minarede ezanla istiklal içinde yaşıyoruz'' diye konuştu.

İstiklal Savaşı'nın son gazisi Mustafa Şekip Birgöl'ü özlemle uğurladığını ifade eden Çağrıcı, Birgöl için cenaze namazına katılanlardan helallik istedi.

Bu arada cenaze namazına katılanlar cami avlusuna sığmayınca, aralarında Kore ve Kıbrıs gazilerinin de bulunduğu bir grup cami dışında kaldı. 

Cenaze namazının ardından son gazi Birgöl'ün tabutu askerler tarafından bir süre omuzlarda taşındıktan sonra top arabasına konuldu. Birgöl'ün cenazesi top arabasında askeri bando ve oluşturulan kortej eşliğinde taşındı.

Karacaahmet Mezarlığı'na yakın yerde düzenlenen saygı geçişinin ardından Birgöl'ün tabutu, cenaze aracına konularak naaşın defnedileceği yere getirildi. Saygı geçişi sırasında kızı İpek Artunç'un ''Ah babacığım'' diye ağladığı gözlendi.  

Burada Köksal Toptan, Hayati Yazıcı ve Orgeneral İlker Başbuğ aileye taziyelerini iletti.

Tabutun omuzlarda taşındığı sırada vatandaşların da alkış ve el sallayarak Birgöl'ü son yolculuğuna uğurladıkları görüldü. Bazı vatandaşlar da evlerinin balkon ve pencerelerinden Birgöl'ün tabutuna karanfiller attılar.

(AA)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.