Ne Ellerini Öpen Var Ne De Bayramlaşan
Bayram günlerinde çocuklarını, bir yakınını dört gözle bekleyen Keçiören Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü Huzurevi sakinlerinin konuğu olduk. Bayramlarını kutlayıp ellerini öptüğümüz büyükler dertlerini ve beklentilerini gazetemize anlattı. İlk olarak huzurevinin en yaşlı unvanına sahip 95 yaşındaki Ümmü Gülsüm Beştepe ile konuştuk. Yaklaşık 7 yıldır huzurevinde kaldığını söyleyen Beştepe, yaşadıklarını bizlere şöyle anlattı:
16 YAŞINDA KUMA

“Kırıkkale’de doğdum. 1970 yılında Ankara’ya yerleştim. 5 yaşında babamı 12 yaşında da annemi kaybettim. Annemi kaybedince ev kadını oldum, kardeşlerimin sorumluluğu benim üzerime kaldı. 16 yaşındayken amcamın kızının 40 yaşındaki kocasına kuma giderek ilk evliliğimi yaptım. 18 yaşında hamile kaldım. İlk kocamdan iki çocuğum vardı. İlk çocuğum kanserden öldü diğeri ise erken doğumdan öldü. 15 yıl evli kaldım. Sonra kocam da kanserden öldü.”
ONLAR BANA BAKMADI
“İkinci evliliğim de kuma olarak oldu. 9 tane üvey çocuğum vardı. Kocam felç olmuştu. 5 yıl eşimin bütün bakımlarını ben yaptım. O öldükten sonra üvey oğullarım bana bakmadı. Buraya gelmek zorunda kaldım. Ben onların babalarına felçli iken 5 yıl baktım ama onlar bana bakmadılar. İkinci kocamın maaşı bana bağlanacağı yere üvey oğlumun karısına bağlandı.”
HÜRMET GÖRMEDİM
“Üvey çocuklarımdan bazıları bana karşı iyi davranıyor. Ancak Almanya’daki üvey oğlum çok zalimdi. Bana bütün bunları reva gören o büyük oğlan ve karısı. Evlatlarıma çok kırgınım, ikinci kocama vardıktan sonra o evde 45 sene çalıştım ama çocuklarımdan hürmet görmedim.”
ESKİ BAYRAMLAR güzeldi
“Bayramda burada kalıyorum, ziyaretçiler geliyorlar, uzağımızı yakın ediyorlar, biz onları seviyoruz evladımız gibi onlar bizi seviyorlar anne babaları gibi. Eski bayramları özlüyorum. Misafirliğe giderdik, misafir ağırlardık, börekler çörekler yapardık. Bayram böyle geçerdi.”
ANLAŞAMADIk, GELDİK
Huzurevine çocuklarıyla anlaşamadıkları için kendi istekleriyle gelen Şükrü Akkaş (72) ve Ayşe Akkaş (75) çifti: “1966’dan beri evliyiz. Ben Sivaslıyım, Ayşe hanım Çorum’un İskilip İlçesi’nden. 1940 yılında buraya geldik. Görücü usulüyle evlendik. Ayşe Hanım Ticaret Bakanlığı’nda memur olarak görev yapıyordu. Sonrasında 11 yıl memur olarak Toprak Mahsulleri’nde çalışmaya başladı. Ben ticaretle uğraşıyordum. Bir oğlumuz bir de kızımız var. 23 yaşında torunum var. Evde anlaşamadığımız için biz de huzurevine çıkma kararı aldık. Buradan çok memnunuz. Üzüntülerimizi sıkıntılarımızı unutturdular.
İYİ GÜN DİLERİM

85 yaşındaki Bağda Coşkun: “Çorum’un Sungurlu İlçesi’nde doğdum. Eşim vefat etti. Evde yalnız yaşıyordum. Bir gün evde bayıldım komşular yardımcı oldular ve hastaneye götürdüler bu olaydan sonra komşular beni buraya getirdiler. Çocuğum yok. Bir kardeşim kaldı o da Almanya’da yaşıyor. Akrabalarım beni ziyarete geliyorlar. Kardeşimin ve çocuklarının iyi gün geçirmesini dilerim. Allah gönüllerine göre versin inşallah. Şimdi eski bayramların pek tadı kalmadı.”
NENE SEN GİT
67 yaşındaki Sebiha Atak: “Ankara’nın Çamlıdere İlçesi’nde doğdum. Eşim 1974 yılında vefat etti. Huzurevinden önce kendi evimde kalıyordum. Hastalanınca oğlumun yanında kalmaya başladım ancak torunum ‘nene sen evine git’ deyince ben de buraya geldim.”
ARAYIP SORMUYOR
“25 yıl çocuklarıma kapıcılık yaparak tek başıma baktım. Kızımı maddi imkânsızlıktan dolayı okutamadığım için bana kırgın ve benimle 10 yıldır görüşmüyor. Kızımı en son 2004’te oğlumun düğününe geldiğinde gördüm. Erkek olan yanıma geliyor. Kızımın bayramda gelmesini isterdim bayramlarda kandillerde sürekli arardı. Ama 10 yıldır arayıp sormuyor.”
ŞİMDİ PİŞMAN OLDULAR
“13 sene 450 lira kira verdim. En sonunda oğlum tarlaları satmamı istedi benden. Ben de satmam dedim. O zaman ‘bir tabak yemek, bir bardak da çay veriyorum. Benden başka oğlun yok mu? Bundan sonra onlar versin’ dedi. Öyle deyince ben de buraya müracaat ettim. Ve burada kalmaya başladım. Oğullarım burada ziyarete geliyor. Sattım tarlaları, hepsine bölüştürdüm. Şimdi pişman oldular. Beni geri çağırıyorlar ama bu sefer de ben gitmiyorum.”
6 EV VARKEN BENİ BURAYA GÖNDERDİLER
Gülsüm Beştepe, “Ben onlara yıllarca baktım, ihanet etmedim. Ama onlar benim altınlarımı almak istediler. Bu kadar mı nankörlük olur? Onlar bana bakmadılar, 6 tane dairenin içerisinde beni buraya gönderdiler.”

Vahdet
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.