G.Doğu, Ergenekon'un aydınlatılmasını bekliyor
Devlet eski Bakanı Salim Ensarioğlu, Güneydoğu halkının Ergenekon davasının faili meçhul cinayetleri aydınlatmasını beklediğini söyledi. Bölgede işlenen faili meçhul cinayetlerin devlete mal edildiğine dikkat çeken Ensarioğlu, Ergenekon davasında bu cinayetlerin aydınlatılması halinde faturanın devlet üzerinden kalkacağına dikkat çekti. Bölge'yi ziyaret etmeye hazırlanan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile 50 dakika görüşerek bölgenin sorunlarını paylaşma imkanı bulan Ensarioğlu, Gül'ün bölgeyi kuşatıcı ve birleştirici bir rol üstlenebileceğini ifade etti.
Diyarbakır denildiğinde akla ilk gelen aile Ensarioğulları. Aile şimdiye kadar Meclis'e iki vekil gönderdi. Abdüllatif Ensarioğlu ve Mehmet Salim Ensarioğlu. Babaları ise Şeyh Abdurrezzak Ensarioğlu. Ailenin siyasetle ilk bağlantısı 1946 döneminde baba Abdurrezzak Bey'in DP'de ilçe başkanı olarak görev yapmasıyla başlamış.
70'li yıllardan beri AP çizgisinde siyasetle meşgul olan aileyi Meclis'te dört dönem büyük oğlu Abdüllatif Ensarioğlu temsil etti. Ailenin diğer oğlu Mehmet Salim Ensarioğlu da Meclis'e DYP'den girdi ve bakan olarak da görev yaptı. 22 Temmuz seçimlerinde ise DP barajı aşamayınca parlamentoya giremedi. Ancak bölgenin normalleşmesi için siyasetle yakından ilgilenmeyi sürdürüyor. Bu çerçevede Güneydoğu seferine çıkmaya hazırlanan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile de köşkte 50 dakikayı bulan bir görüşme yaptı.
Cumhurbaşkanı, Devlet eski Bakanı ve DYP Diyarbakır milletvekili Salim Ensarioğlu ile Güneydoğu'daki sorunlar hakkında bilgi alışverişinde bulundu. Görüşmenin çok faydalı geçtiğini anlatan Ensarioğlu, Cumhurbaşkanı'nın bölgenin sorunlarıyla yakından ilgilendiğini söyledi.
Bölgede Özel Harekat ile koruculuk sisteminin yanlış olduğunu yıllardır savunan Ensarioğlu, bu konudaki fikir ve görüşlerini Cihan Haber Ajansı'na da anlattı. Türkiye'de bu yıl üç önemli hadisenin yaşandığını ifade eden Salim Ensarioğlu, bunları Ergenekon davası, AK Parti'nin kapatılmaması ve 29 Martta Diyarbakır ve Güneydoğu'da yapılacak mahalli seçim olarak sıraladı.
Güneydoğu insanının Ergenekon'dan faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasını beklediğini, fakat bu beklentinin şimdiye kadar gerçekleşmediğini anlatan Ensarioğlu, "Bölgede bir dönem yaşanan faili meçhul cinayetler devlete mal edildi. Bunu bazı şahıslar yaptıysa cezası verilir. Devlet halkı kucaklamış, el sıkışmış olur. Faturalar devletin üzerinden kalkar. Bölgeyi rahatlatır. 1960 ihtilalinde babam sürgün edildi. Ben o zaman 5 yaşındaydım. Bizim aileden 64 kişi sürgün edildi. Sürgünden döndüğümde 8 yaşındaydım. Babam 49 yaşında kalp krizinden vefat etti. Ama ben bunu devlete fatura etmedim. Çünkü sürgünü o dönem birkaç ihtilalci yapmıştı. Ergenekon davası siyasallaştırıldı. Laik-anti laik, Cumhuriyet kavgasına dönüştürüldü. Ergenekon davasında faili meçhul cinayetler şuan bile aydınlatılsa yerel seçimde bir rahatlama olur, gerginliği azaltır. Halkın böyle bir beklentisi var." dedi.
"HALKIN TAKDİRİNE BIRAKMAK LAZIM"
Türkiye'de ikinci önemli olayın Anayasa Mahkemesi'nin AK Parti'yi kapatmaması olduğunu dile getiren Ensarioğlu, bunun demokrasi açısından önemli bir sınav olduğunu vurguladı. Partinin kapatılmamasının doğru olduğunu ifade eden Ensarioğlu, AK Parti'nin Güneydoğu'da genel seçimlerde büyük oy almasının halkın bu partiye ümit bağladığını gösterdiğini söyledi.
Mahalli seçimlerde özellikle Diyarbakır ve Güneydoğu'da alınacak neticenin üçüncü büyük sınav olacağına dikkat çeken Ensarioğlu, son söylemlerin yanlış olduğunu belirterek "Maksadı aşmış söylemlerdir. Eğer batıdan oy almak için söylenmişse yanlıştır. DTP bölgeden oy almak için yapıyorsa o da yanlıştır. Bölgede gerilim oluşturmamak lazım. Normal sürece sokmak lazım. 8 yıl DTP belediyeleri kullandı. 6 yıl AK Parti iktidar. Halkın takdirine bırakmak lazım. Bölgenin sakinleşmesi için en büyük görev Cumhurbaşkanı ve Başbakan'a düşüyor. Sayın Abdullah Gül'ü, bütün insanları kucaklayan bir Cumhurbaşkanı olarak gördüm. Başbakandan da bunu bekliyorum. İkisinin bunu yapacağına inanıyorum."
"ÜNİTER YAPI ASLA BOZULMAMALI"
Türkiye'nin üniter yapısının asla bozulmaması gerektiğini vurgulayan Ensarioğlu, yurttaşlık tanımının yeniden tartışılabileceğini söyledi. 1915 yılında Erzurum'un Hasankale ilçesinde amcası Mustafa Ece'nin gönüllü giderek şehit olduğunu, Çanakkale ve Kıbrıs'ta ailesinden şehit verdiklerini anlatan Ensarioğlu, Türkiye'nin her yerinin hepimizin olduğunu belirtti.
"Milletvekili, bakan, Cumhurbaşkanı olamazsın deselerdi, en başta ben dağa çıkardım. Böyle bir kısıtlama yoktur." diyen Ensarioğlu, bölgeye eğitim, sağlık ve ekonomik alanda yatırımlar yapılmasının şart olduğunu kaydetti. Düz ovadakinin dağa çıkmasına engel olmak için çalışılması gerektiğini vurgulaya Ensarioğlu, şunları söyledi: "Üniter yapı bozulmadan tek dil, tek bayrak hepimizin kabulüdür. Ama tek millet yanlış anlaşılmalara neden olabilir. Tek millet ama farklı ırklar var. Kürdün Zazanın da kabul edilmesi gerekiyor. Örgütün talebi değil, halkın talebiyse kabul etmek gerekir. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı hepimiz için yeterli."
1992 yılında dönemin Başbakanı Süleyman Demirel'e "Halkın taleplerini karşılayalım. Vatandaşları kucaklayalım. Örgüt silah zoruyla yaptırdı demesinler. Avrupa zorla yaptırır." dediğini aktaran Ensarioğlu, o yıllarda bölünmeyi isteyen teröristbaşının dahi bugün üniter yapı istediğine dikkat çekti.
"YURTTAŞLIK TANIMI YENİDEN YAPILMALI"
Doğu ve Güneydoğu'daki sorunların çözümü için ise Ensarioğlu, şu önerileri yapıyor: "Anayasa değişikliği yapılarak yurttaşlık tanımı yeniden yapılmalı. Kürtçe, Zazaca serbest bırakılmalı; ortak resmi dil Türkçe olmalı. Bir af çıkarılmalı ama affın sınırları, soruna taraf olan kişiler ile değil tarafsız kişilerce tartışılabilinir. Dağa çıkıp silah kullanmayanlara inmesi için bir yol verilmeli. Kullanmış olanlar için ise indirim yapılabilinir. Fakat onlara da 5 yıllık tekrar aynı suçu işlememe şartı getirilmelidir."
Ümitsiz insanın babasını öldürebileceğini hatta intihar edebileceğini vurgulayan Ensarioğlu, bölgede eğitim alamamış insanlar için mesleki kursların açılmasını istedi. Bölgeye fabrika kuracak yatırımcıların kalifiyeli eleman isteyeceğine dikkat çeken Ensarioğlu, bunun bölge insanının mesleki eğitim kurslarıyla sağlanabileceğini söyledi.
Sokak çocukları için rehabilite çalışmalarının yapılması gerektiğini kaydeden Ensarioğlu, çocuklar için huzur evleri gibi kalacak yerlerin olması gerektiğini söyledi. Devletin varolan korkuları nedeniyle sorunların çözülemediğini anlatan Ensarioğlu, Türk-Kürt, laik-antilaik ve laik-irtica kavgasının bitmesi halinde Türkiye'nin önünün açılacağını kaydetti.
CİHAN
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.