AB, Danimarka'daki cinayetleri görmüyor
Namus cinayetleri son yıllarda Avrupa'nın gündeminde olan bir konu. Özellikle Müslüman ülkelerden gelen kişilerin işlediği aile içi cinayetler bu kategoride değerlendiriliyor. Danimarka'da yapılan bir araştırma ise, bu ülkede vatandaşlarının da namus cinayetleri işledikleri ortaya koydu. Arada ki fark ise, yabancıların işledikleri namus cinayeti diye gündemde sürekli yer bulurken, Danimarkalıların ki 'kıskançlık cinayeti' olarak gündemde yer işgal etmiyor.
2002-07 arasında Danimarka'da toplan 227 cinayet işlendi. Maktullerin 55'i kıskançlık, 36'sı karı - koca kavgasının kurbanı oldu. Son 3 yılda ise toplam 29 bayan ya eşi ya da eski eşi tarafından öldürüldü. Cinayet sebebi olarak ön plana, kıskançlık ve terk edilmenin verdiği eziklik çıktı. Yabancıların işlediği cinayetler 'namus' kategorisinde değerlendirilirken, Danimarkalıların bu kategoriye dahil edilmiyor.
Psikolog Henrik Day Poulsen, Danimarkalıların işlediği cinayetlerinde 'namus' kategorisinde değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor. Poulsen, yabancıların işlediği cinayetlerdeki aynı argümanların Danimarkalılarda olduğuna işaret ederek "Ortak noktaları terk edilmişlik ve toplum içinde aşağılanıp onurunun kırılması cinayetin en önemli sebebidir" açıklamasını yaptı. Her ay ortalama bir Danimarkalı bayan eski eşi veya sevgilisi tarafından kıskançlık yüzünden hayatını kaybediyor.
Kopenhag Emniyet Müdürlüğü Cinayet Masası polis şeflerinden Ove Dahl, Danimarkalıların işlediği cinayetlere namus cinayeti denmesini doğru bulmadığını belirterek, "Bu terim başka anlamlar çağrıştırıyor. Düzenli bir aile ve iş hayatı olan kişiler ayrılıkla bunun bozulacağından korktuğu için cinayet işliyor. Buna bir anlamda onur ve şeref cinayetleri diyebiliriz" diye savunmada bulundu.
Adalet Bakanlığı, bu cinayetlerin önüne geçmek için cezaların arttırılması yönünde çalışmalar yapıyor. Bakan Brian Mikkelsen, adam öldürmenin cezasının 12 yıl olmasına karşılık kıskançlık cinayetlerine 10 yıl verilmesinin doğru olmadığını belirterek, "Cinayet cinayettir. İnsanın kimi öldürdüğüne göre hapis cezasında indirime gidilmesi kesinlikle doğru değildir" dedi. Danimarka'nın kıskançlık ve namus cinayetlerine az ceza verilmesi 1993'de kabul edilen kanuna dayanıyor. İsveç ve Norveç'in bu tür cinayetlere az ceza vermesi örnek alınarak, kanun hazırlanmıştı.
Kıskançlık cinayetlerinin ortaya çıkardığı bir başka acı gerçek ise, maktullerin geride bıraktıklarına devletin gerekli desteği vermemesi oldu. Kızını veya yakınını kaybeden kişilere devlet psikolojik destek vermiyor. Cinayete kurban gidenlerin büyük bölümü 40 yaşın altındakilerden oluşuyor. Bazı maktullerin yaşı ise 50'den yukarı buluyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.