Amerika'da medeniyetler savaşı başladı
AMERİKALILAR BöLüNDü
Aylardır süren bir kampanyadan sonra Beyaz Saray’a giden yoldaki ilk adım olan ön seçimler dün başladı. Iowa’da yapılan ön seçimde Demokrat Parti’den Barack Hüseyin Obama, Cumhuriyetçi Parti’den de Mike Huckabee’nin birinci gelmesi, Amerikan kamuoyunun derin bir şekilde bölündüğü izlenimi verdi. Seçimlerde Obama Edwards’a 8, Clinton’a 9 puan fark attı.
AMERİKAN İç SAVAŞI
Aynı zamanda Amerika’nın kendi içindeki ‘medeniyetler savaşı’ olarak adlandırılabilecek seçim, ilk defa bir siyahinin, hem de baba tarafı Müslüman olan birinin, birinci sırada gelmesi, Demokratlar’ın Bush’u kesinlikle reddettiği anlamına geliyor. Zira, Demokratların bir diğer adayı olan Hillary Clinton George Bush’un bir diğer versiyonu olarak görülüyordu. Medya ve Yahudi lobisinin propagandalarında hep birinci gösterilen Clinton’un Obama ve John Edwards’tan sonra üçüncü gelmesi, Iowalıların Clinton’un şahin söylemlerine pek de itibar etmediklerinin göstergesiydi.
BİR DöNEM KATOLİK BAŞKAN BİLE İSTEMİYORLARDI
Peki Obama’nın birinci olması ne anlama geliyor? Aslında yarış daha yeni başladı ve Iowa seçimleri başkan adayı belirlemede pek de öncü bir faktör olarak görülmüyor. Ancak, adayların ilk defa resmi olarak nasıl karşılanacakları açısından büyük önem taşıdı Iowa seçimleri. Bir anlamda küçük çaplı bir ‘medeniyetler mücadelesi’ olarak adlandırılabilecek bu seçimler, bir dönem Katolik bir başkana bile itiraz eden Amerikalıların, siyahi bir başkanı destekleyip desteklemeyeceğinin de göstergesi olacak.
BUSH’UN HAçLI SAVAŞINA SİMGESEL BİR BAŞKALDIRI
Birinci sırada gelen Obama ve Huckabee için büyük bir moral kaynağı olan bu seçimlerin bir diğer önemli özelliği ise, Beyazların büyük çoğunluğunun siyahi Obama’yı desteklemesi oldu. Iowa, Amerika’da beyazların yoğunlukta olduğu (yüzde 90) bir eyalet olarak biliniyor. Clinton’un seçim öncesinde Obama hakkında ortaya attığı ve Evanjeliklerin internette dile getirdikleri ‘Obama gizli Müslüman’ propagandası ters tepti. Obama’nın Iowa’daki zaferi bir anlamda, Bush’un ilan ettiği ‘Haçlı Savaşı’na karşı simgesel bir zafer niteliği de taşıyor. Bu seçim aynı zamanda ‘Beyazlar Obama’yı desteklemez’ tezini de çürütmüş oluyor. Obama’yı destekleyen beyazların büyük çoğunluğunun gençlerden oluşması da dikkat çekiyor.
AMERİKALILAR DAHA MI ILIMLILAŞTI?
Peki, Obama’nın kazanması, geleneksel Anglo-Amerikan ve İsrail yanlısı Amerikalıların liberalleştiği anlamına geliyor? Bu soruya verilecek cevap hem evet, hem de hayır. Zira, Obama’yı destekleyenler daha liberal bir Amerika isterken, Cumhuriyetçilerin adayı olan Huckabee’nin destekçileri de, Hıristiyan ve daha sert bir Amerika’dan yana. Yani Amerikan kamuoyu da kendi arasında bölünmüş durumda. Daha iki ay öncesine kadar adı hiç duyulmayan eski Arkansas Valisi ve Kilise vaizi Mike Huckabee’nin Evanjeliklere çağrısı yanıt buldu ve Mormon tarikatı üyesi Mitt Romney’in tüm hayallerini yıktı.
EVANJELİKLER SAHNEDE
Seçim kampanyasına Huckabee’den 20 kat fazla para yatıran Mitt Romney’in tüm çabalarına rağmen ikinci gelmesi de, Amerikalıların bir kısmının radikal sağa kaydıklarının bir göstergesi sayılabilir. Dolayısıyla, önceleri çok az farklılık gösteren muhafazakar ve liberal Amerikan ayrışması, ilk defa bu seçimde derin bir bir yol ayrımına gitti. Şimdi önümüzde New Hampshire eyaletinde yapılacak seçimler bulunuyor. Obama eğer bu seçimleri de kazanırsa, kamuoyu araştırmalarında önde gidiyor, büyük bir moral motivasyonla diğer eyaletlerde seçime gitmeyen siyah ve liberal Amerikalıları da cezp edecek.
HILLARY’E BILL CLINTON DA YETMEDİ
Kuşkusuz bu seçimlerde en büyük hayal kırıklığını yaşayan aday Hillary Clinton oldu. Bir kadının ne kadar sert olabileceğini göstermek açısından, kamuoyuna Bush’tan daha neo-con izlenimi veren Clinton’un Obama karşıtı ve Ortadoğu’yla ilgili savaşçı söylemleri pek itibar görmedi. Kadınlardan önemli destek alan Clinton’a, kocası Bill Clinton da yetmedi. Bill Clinton, Amerikan kamuoyunca hala sevilen eski bir başkan adayı olarak biliniyor.
OBAMA MUHAMMED ALİ OLABİLECEK Mİ?
Henüz başlamış olan başkanlık yarışı, bundan sonra daha zevkli olacak. Başta belirtildiği gibi yarış artık, derin görüş ayrılıklarıyla bölünmüş Evanjelik Hristiyanlar ile siyahlar, Latin Amerikalılar ve liberal beyaz Amerikalar arasında geçecek. Bakalım, "Amerikalılar arasında birlik sözü veren" Barack Hüseyin Obama, yeni Muhammed Ali olabilecek mi?
(Mehmet Nedim Aslan – habervaktim-analiz)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.