Danıştay davasında FLAŞ gelişme!
Danıştay 2. Dairesi üyelerine ve Cumhuriyet Gazetesi'ne yapılan saldırılarla ilgili davanın temyiz duruşması Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nde başladı. "Re'sen" duruşmalı yapma kararı alan mahkeme heyeti, davanın kamuoyunda yakından takip edilmesinden dolayı basın mensuplarının görüntü almasına izin verdi. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Ergenekon davasının gidişatını belirleyecek olan Danıştay saldırısı davasının temyiz incelemesini, sanık vekillerinin duruşmaya katılmaması nedeniyle erteledi
Bu tür davalarda ses ve görüntü alınmasının yasak olduğuna dikkat çeken Daire Başkanı Mahmut Acar, basının yakından takip ettiği bir dava olduğu için görüntü alınmasına izin verildiğini söyledi. Danıştay saldırısı davasının pek çok sanık ve müdahil vekili tarafından temyiz edildiğini dile getiren Acar, temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması talebinde bulunulmadığını ifade ederek "Kamuoyunda Ergenekon olarak bilinen davanın iddianamesi dairemize sonradan gönderildi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 'bozma' talepli tebliğname yazdı. Tebliğnamede Ergenekon davası ile Danıştay saldırısı davası arasında irtibat bulunduğu ve birlikte değerlendirilmesi gerektiği görüşü bildirildi. Biz de duruşmalı yapma kararı aldık. Usule uygun tebligat yapıldığı halde sanık vekilleri gelmedi. Bu nedenle davayı duruşmasız incelemek üzere erteleme kararı aldık." dedi. Duruşmasız incelemenin ne zaman yapılacağına ilişkin soruya ise Acar, "Belirlenecek bir tarihte temyiz incelemesi yapılacak" diye cevap verdi.
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, davada sanık Alparslan Arslan'ı "cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya, yerine yeni bir düzen getirmeye, fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs etmek" suçundan Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 309/1. maddesi uyarınca ve "Danıştay 2. Dairesi Başkanı Mustafa Yücel Özbilgin'i, tasarlayarak ve yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürmek" suçundan TCK 82. maddesinin (a) ve (g) bentleri uyarınca ayrı ayrı 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırmıştı.
Mahkeme, sanıklar Osman Yıldırım, Erhan Timuroğlu ve İsmail Sağır hakkında ise "Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya, yerine yeni bir düzen getirmeye, fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs etmek" suçundan TCK'nın 309/1, maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası vermiş ve cezalar TCK'nın 62. maddesi uyarınca müebbet hapis cezasına çevrilmişti.
Sanık Süleyman Esen de "Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya ve yerine başka bir düzen getirmeye teşebbüs etmek amacıyla kurulan silahlı suç örgütünün üyesi olmak" suçundan Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 314/2. maddesi ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Yasası'nın 5. maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.
Sanığın duruşmadaki olumlu hal ve tavrını göz önünde bulunduran mahkeme, TCK'nın 62. maddesi uyarınca Esen'in 6 yıl 3 ay hapisle cezalandırılmasına karar vermişti. Mahkeme, Esen'i ayrıca "patlayıcı madde bulundurmak ve taşımak" suçundan TCK 1/2 ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 11 ay 15 gün hapis cezasına çarptırmıştı.
Sanıklar hakkında "Patlayıcı madde bulundurmak ve taşımak", "kişiler arasında korku, kaygı ve panik yaratacak şekilde patlayıcı madde kullanmak", "tasarlayarak ve yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürmeye teşebbüse yardım etmek" suçlarından çeşitli hapis cezaları da veren mahkeme, sanıklardan Aykut Metin Şükre, Ayhan Parlak ve Salih Kurter'in de üzerlerine atılı suçlardan ayrı ayrı beraatlarına karar vermişti.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.